Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1234 E. 2026/1151 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1234
Karar No
2026/1151
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2026/1234 Esas 2026/1151 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/1234 KARAR NO : 2026/1151

TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR

İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : Ankara 6.Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 16/04/2026 (Ek Karar) NUMARASI : 2026/125 D.İş- 2026/128 D.İş Karar TALEP : İhtiyati haciz TALEP TARİHİ : 06/03/2026 KARAR TARİHİ : 16/09/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/09/2026

Taraflar arasındaki ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin itirazının reddine yönelik olarak verilen karara karşı ihtiyati haciz kararına itiraz eden davalılar vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TALEP İhtiyati haciz kararına itiraz eden davalılar vekili itiraz dilekçesinde özetle; alacaklı banka tarafından takip dayanağı olarak sunulan 30/12/2025 tarihli hesap kat ihtarnamesine ilişkin tebliğ mazbatasında ...'e tebligatın üstünde tebliğ edilemediği hususunda şerhinin sebebiyle usulüne uygun bir tebliğ işleminin gerçekleştirilemediğini, bu sebeple temerrütü oluşturamayacağını, alacağın muaccel olmadığını, alacaklı bankanın teminat muafiyetinin hukuka aykırı olduğunu, hem ihtiyati haciz kararının hem de haczin tatbikinin ölçüsüz olduğunu, ihtiyati haczi gerektiren somut bir tehlikenin bulunmadığını, somut olayda müvekkili şirketlerin aktif ticari faaliyetlerini sürdüren, sabit adres ve iş yerine sahip işlemeler olduklarını, ihtiyati haczin uygulanmasını gerektiren acil ve olağanüstü bir durumun bulunmadığını belirterek, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını, mahkeme aksi kanaatte ise ihtiyati haciz isteyen tarafça uygun bir teminat yatırmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece 09/03/2026 tarihli ara karar ile; talebin nakdi alacak yönünden kabulü ile 4.387.265,44 TL nakit tutarındaki alacağın temini için yukarıda adı geçen borçlunun menkul, gayrimenkul mal varlığı ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarından haczi kabil ve borca yeter miktardaki kesiminin İİK nun 257/1 maddesi uyarınca ihtiyaten haczine, İlgili ara kararın davalılar vekilince itirazı üzerine Mahkemece 16/04/2026 tarihli ek karar ile; alacaklı bankanın 6741 sayılı kanunun 8/2 maddesi gereğince teminattan muaf olduğu, banka alacağının itiraz eden borçlular yönünden muaccel olduğu, alacağın varlığı konusunda yaklaşık ispat ölçütünün gerçekleşmiş bulunması sebebi ile borçluların itirazının reddine dair karar verildiği görülmüştür. İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati haciz kararına itiraz eden davalılar ... Limited Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; alacağın muaccel olmadığı ve yaklaşık ispat koşulunun sağlanmadığı, alacaklı bankanın teminat muafiyetinin hukuka aykırı olduğunu ve silahların eşitliği ilkesini ihlal ettiğini, hem ihtiyati haciz kararı hem de haczin fiili tatbiki ölçülük ilkesine aykırı olup, ihtiyati haczi gerektiren somut bir tehlikenin bulunmadığı, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. İhtiyati haciz kararına itiraz eden davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; kendisine tebligat yapılmadığını, borcun muaccel hale gelmediğini, kefil olmasına rağmen doğrudan haciz uygulandığını, uygulanan hacizlerin ölçüsüz olduğunu, ihtiyati haciz kararının hukuka aykırı olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Talep; İİK 265. maddesine göre ihtiyati haciz kararına itiraza ilişkindir. Lehine ihtiyati haciz kararı verilmesini talep eden banka vekili, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun ödenmediğini, hesabın kat edildiğini belirterek 4.387.265,44 TL nakit alacağın ve 75.900,00 TL gayri nakit alacak olmak üzere toplam 4.463.165,44 TL'nin tahsilini teminen borçlunun menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Anılan talep dayanağı olarak da banka ile talep dışı ... Ticaret Ltd. arasında akdedilen 28/11/2024 tarihli 20.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi ile 30/12/2025 tarihli hesap kat ihtarnamesini ibraz etmiştir. Talebe dayanak 28/11/2024 tarihli sözleşmede itiraz edenlerin 20.000.000,00 TL limitle müteselsil kefil sıfatıyla imzalarının yer aldığı görülmüştür. Lehine ihtiyati haciz kararı verilen banka tarafından kredi borcunu ödememesi üzerine 30/12/2025 tarihli hesap kat ihtarnamesini düzenleyerek toplam 4.463.165,64 TL'nin ödenmesi için atıfet süresi tanıyarak asıl borçlu, ihtiyati haciz kararına itiraz edenlere göndermiş, ihtarnamenin asıl borçlu şirket ile kefil ... şirketine 31/12/2025 tarihinde UETS tebligat yapıldığı, diğer kefil ... adına çıkartılan tebligatın ise iade edildiği görülmüştür. Mahkemece 09/03/2026 tarih ve 2026/125 D.İş Esas 2026/128 Karar sayılı karar ile ihtiyati haciz talebinin nakdi alacak yönünden kabulüne, 4.387.265,44 nakit tutarındaki alacağın temini için yukarıda adı geçen borçluların menkul, gayrimenkul mal varlığı ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarından haczi kabil ve borca yeter miktardaki kesiminin İİK nun 257/1 maddesi uyarınca ihtiyaten haczine karar verilmiş, anılan karara ... Limited Şirketi vekili ile ... tarafından itiraz edilmesi üzerine ise, duruşma açılarak yapılan itiraz yargılaması sonunda ihtiyati haciz kararına itirazın reddine dair ek karar verilmiştir. İhtiyati haczin koşullarını düzenleyen İİK'nun 257. maddesi, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir para borcunun alacaklısının borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır, taşınmaz malları ve alacakları ile diğer haklarının ihtiyaten haczettirebileceği düzenlenmiştir. Aynı yasanın 258. maddesi gereğince alacaklının, alacağının varlığı ile haciz sebepleri hakkında mahkemeden olumlu şekilde kanaat uyandırması gerekli ve yeterlidir. Bir başka deyişle ihtiyati haciz kararı verilmesi için mutlak ispat şartlarının oluşmasına gerek bulunmayıp, yaklaşık ispat ölçülerinde ispat yeterli olacaktır (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 26/02/2014 tarihli 2013/16354 esas 2014/3605 karar sayılı içtihadı emsal niteliktedir). İİK'nun 265. maddesinde, ihtiyati haciz kararına karşı itiraz usulü düzenlenmiş olup, düzenlemeye göre borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde mahkemeye itiraz edebilecektir. Mahkemece verilen ihtiyati haciz kararına asıl borçlu ... şirketi ile kefil ... şirketinin 16/03/2026 tarihinde itiraz ettiği, aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen ...'in bu tarihte bir itirazının bulunmadığı, aleyhine ihtiyati haciz verilen ...'in ise 28/04/2026 tarihinde Dairemize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunularak bahsi geçen ihtiyati hacze itiraz ettiği görülmüştür. Somut olayda, ihtiyati haciz kararına itiraz eden borçlular dinlenmeden mahkemece ihtiyati haciz kararı verilmiştir. İtiraz eden borçluların henüz huzuri ile yapılan haciz ve/veya yokluklarında yapılan haciz tutanağının kendilerine tebliği söz konusu olmadığından ihtiyati haciz kararına itiraz eden asıl borçlu ... şirketi ile kefil ... şirketinin itirazının süresinde olduğu kabul edilmiştir. Mahkemece istinafa konu 16/04/2026 tarihli ek kararında asıl borçlu ... şirketi ile kefil ... şirketinin ihtiyati hacze itirazlarının reddine karar verilmiş, ilgili karara karşı her üç borçlu tarafından istinafa gelindiği görülmüştür. Borçlu ...'in ihtiyati hacze itirazı değerlendirildiğinde, ihtiyati hacze itiraz eden ...'in itirazlarını içerir istinaf talepli dilekçesi aleyhine ihtiyati haciz kararı gıyabında verilen ...'in dilekçesi hakkında itiraz yargılamasında bir karar verilmediğinden mahkemece yapılması gereken iş, dilekçenin ihtiyati haciz kararına karşı itiraz niteliğinde olduğu gözetilerek ihtiyati haciz kararına karşı HMK'nun 394. maddesi gereğince duruşma açılarak itiraz yargılamasının yapılıp, itiraz hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmesinden ibarettir. Diğer borçluların istinafı değerlendirildiğinde; İİK'nun 265. maddesinde, ihtiyati haciz kararına itiraz nedenleri tahdidi olarak sayılmıştır. İhtiyati haczin koşullarını düzenleyen İİK'nın 257. maddesi, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir para borcunun alacaklısının borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır, taşınmaz malları ve alacakları ile diğer haklarının ihtiyaten haczettirebileceği düzenlenmiştir. Aynı yasanın 258. maddesi gereğince alacaklının, alacağının varlığı ile haciz sebepleri hakkında mahkemeden olumlu şekilde kanaat uyandırması gerekli ve yeterlidir. Bir başka deyişle ihtiyati haciz kararı verilmesi için mutlak ispat şartlarının oluşmasına gerek bulunmayıp, yaklaşık ispat ölçülerinde ispat yeterli olacaktır. İlk derece mahkemesinin gerekçesinde de belirtildiği üzere taraflar arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığı, imzalanan sözleşme kapsamında asıl borçlu şirkete kredi kullandırıldığı, kullanılan kredinin ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiği, alacağın rehinle temin edilmediği, bankanın dayandığı belgelerin ihtiyati haciz talep eden yönünden muaccel alacağın varlığının yaklaşık olarak ispatı için yeterli bulunduğu anlaşıldığından ilk derece mahkemesince ihtiyati hacze itirazın reddine yönelik verilen karar usul ve yasaya uygundur. Öte yandan, 6741 Sayılı Kanunun "Muafiyet ve istisnalar" başlıklı 8.2.maddesinde; Şirket ve ... ile Şirket veya ... tarafından hakim hissedar olarak kurulacak şirketler ve alt fonların, elektrik ve havagazı tüketim vergisi ve yangın sigortası vergisi hariç olmak üzere 26/5/1981 tarihli ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu gereğince alınan vergi, harç, katılma payı ile tasdik ücretlerinden, sahip olduğu taşınmazlar dolayısıyla emlak vergisinden, satın alınan ve satılan taşınmazlar ile ilgili olarak tapu ve kadastro döner sermaye bedellerinden ve her türlü dava ve icra işlemlerinde teminat yatırma mükellefiyetlerinden muaf tutulacakları düzenlenmiş olup, ihtiyati haciz talep eden bankanın bu düzenleme kapsamında bulunmadığından, ihtiyati hacze itiraz eden asıl borçlu şirket ile kefil şirketin teminata yönelik itirazlarının yerinde olduğu anlaşılmıştır. Hal böyle olunca , asıl borçlu ... şirketi ile kefil ... şirketinin ihtiyati hacze itirazlarının sadece teminat yönünden kabulü ile , İİK’nın 259. maddesinin amir hükmü uyarınca alacaklıdan takdiren (alacağın %15 olan) 658.089,81 TL (ilk derece mahkemesi veznesine yatırılmak veya sunulmak üzere) tutarının teminat alınmasına karar vermek gerekmiştir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin itirazın reddine ilişkin ek kararında teminat dışındaki hususlarda isabetsizlik görülmediğinden ihtiyati haciz kararına itiraz eden şirketler vekilinin istinaf başvurusunun teminat yönünden kabulüne, sair hususlarda istinaf başvurusunun esastan reddine, ihtiyati haciz kararına itiraz eden ...'in itirazı hakkında dosyanın mahkemesine geri çevrilmesine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-İhtiyati haciz kararına itiraz eden şirketler vekilinin istinaf başvurusunun teminat yönünden kabulü ile , Ankara 6.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/04/2026 tarihli ek kararının teminata itiraz yönünden kaldırılmasına, borçlular vekilinin sair ihtiyati hacze itirazlarının reddine , 2-İİK’nın 259. maddesinin amir hükmü uyarınca alacaklıdan takdiren 658.089,81 TL (ilk derece mahkemesi veznesine yatırılmak veya sunulmak üzere) tutarının teminat alınmasına, teminatın nakit olarak yatırmak yahut bu miktarda kesin, koşulsuz ve süresiz başka banka teminat mektubu ibraz etmek suretiyle dosyaya depo edilmesini müteakip alacaklıya (vekiline) tevdiine, 3-Teminat alınması ve devamındaki işlemlerin teminatın iadesi de dahil olmak (şartları oluştuğunda) üzere ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, 4-İhtiyati haciz kararına itiraz eden şirketlerden alınması gerekli olan 732,00 TL istinaf karar harcının talep halinde borçlu şirketlere iadesine, 5-İhtiyati haciz kararına itiraz eden şirketler tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, 6-İlk derece mahkemesince ihtiyati haciz kararına itiraz eden ...'in itirazı hakkında HMK'nun 394. maddesi gereğince duruşma açılarak bir karar verilmesine, 7-İhtiyati haciz kararına itiraz eden ... tarafından yatırılan 732,00 TL istinaf karar harcının talep halinde ...'e iadesine, 8-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere dosya üzerinden oy birliği ile karar verildi. 16/09/2026

Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1234, K. 2026/1151, T. 16.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1234-e-2026-1151-k-15cec4f280d7