Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1295 E. 2026/1227 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1295
- Karar No
- 2026/1227
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2026/1295 Esas 2026/1227 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/1295 KARAR NO : 2026/1227
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR
İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 17/02/2026 NUMARASI : 2025/181 Esas 2026/87 Karar
DAVA : İtirazin İptali DAVA TARİHİ : 15/11/2021 KARAR TARİHİ : 25/09/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/09/2026
Taraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 22/04/2016 tarihli "İş Deneyim Belgesi Kullandırma & Şirket Ortaklığı & Sorumsuzluk Karma Sözleşmesi" başlıklı sözleşmeye göre davacının kendisine ait iş deneyim belgelerinin davalı tarafından yapım işleri ihalelerinde kullanılmasının ve şirket hisselerinin %51'lik kısmının davacıya devredilmesinin kararlaştırıldığını, bu sözleşmeye göre davacının 15/06/2016 tarihinde ödenmesi gereken 260.000,00 TL alacağının ödenmediğini, bu alacağın tahsili için Ankara 11. İcra Dairesi Müdürlüğü'nün 2021/8358 Esas nolu dosyasında başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının taraflar arasındaki sözleşmenin gereklerini yerine getirmediğini, sözleşmenin esaslı maddelerine aykırı davrandığını ve davanın haksız olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davacının "22/04/2016 tarihli İş Deneyim Belgesi Kullandırma & Şirket Ortaklığı & Sorumsuzluk Karma Sözleşmesi" başlıklı sözleşmeye dayanarak alacak davasına dönüştürmesi, davacının ve davalının gerçek kişi olması, Uyap'tan alınan Gib kayıtlarına göre davacı ... Vergi Dairesine kayıtlı iken davalı ...'ın ise ... Vergi Dairesine potansiyel mükellef olarak kayıtlı olması, uyuşmazlık konusu 22/04/2016 tarihli İş Deneyim Belgesi Kullandırma & Şirket Ortaklığı & Sorumsuzluk Karma Sözleşmesi başlıklı sözleşmenin 1. maddesinde ...'ın bu protokolde şirket, ...'nin ise mühendis olarak anılacağı belirtilmekle birlikte gerçek kişi olan davacı ile davalının bu sözleşme ile bir şirket oluşturma iradelerinin bulunmaması, sözleşmenin 2. maddesinde sözleşmenin amacının davacıya ait deneyim belgelerinin davalı tarafından yapım işleri ihalelerinde kullanılması olduğunun belirtilmesi, Ankara Ticaret Sicili Müdürlüğünün 06/04/2022 tarihli cevabi yazısı ile davalının ortağı ve yetkilisi olduğu şirketlerin dava konusu uyuşmazlık ile ilgilerinin bulunmaması, uyuşmazlık konusu sözleşmenin konusunun Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi ile ilgili 202. ve 203. maddeleri ile ilgili olmaması, potansiyel vergi mükellefiyeti kaydı olan davalının ticari işletmesi bulunmadığından davanın nisbi ticari dava da olmaması, davanın konusunun Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde yer alan mutlak ticari davalardan olmaması ve dava dilekçesinin ıslah edilmesinden sonra da hukuki durumun değişmemesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde davanın mahkememiz görevsiz olduğundan dava şartı noksanlığı nedeni ile usulden reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; görevli mahkemenin ticaret mahkemeleri olup ilk derece mahkemesinin görevsizlik kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; davacının 22/04/2016 tarihli "İş Deneyim Belgesi Kullandırma & Şirket Ortaklığı & Sorumsuzluk Karma Sözleşmesi" başlıklı sözleşme nedeniyle davalıdan alacaklı olduğu iddiasıyla başlattığı takibe davalı tarafça yapılan itirazın iptali davasıdır. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Dosya kapsamında yer alan Ankara 11. İcra Dairesi'nin 2021/8358 esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı tarafça davalı aleyhine, 22/04/2016 tarihli sözleşmenin 8/a-2 maddesi gereğince ödenmesi gereken bakiye alacağın tahsili amacıyla, 260.000,00 TL asıl alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin borçluya 27/07/2021 tarihinde usulüne uygun tebliğ edildiği, dosyamız davalısının 27/07/2021 tarihinde asıl borca ve ferilerine itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür. Dava dilekçesi ekinde sunulan 22/04/2016 tarihli "İş Deneyim Belgesi Kullandırma & Şirket Ortaklığı & Sorumsuzluk Karma Sözleşmesi" başlıklı sözleşme incelendiğinde; sözleşmenin şirket olarak ..., danışman olarak mühendis ... tarafından imzalandığı, sözleşmenin 1. maddesinde ...'ın bu protokolde şirket, ...'nin ise mühendis olarak anılacağı, 2. maddesinde sözleşmenin amacının mühendise ait deneyim belgelerinin şirket tarafından yapım işleri ihalelerinde kullanılması şartları ve esasları belirlemek olduğunun hüküm altına alındığı görülmüştür. Davacı yan, 22/04/2016 tarihli sözleşme nedeniyle davalılardan 260.000,00 TL alacaklı olduğundan bahisle davalılar aleyhine başlattığı takibe yapılan itirazın iptalini talep etmiş, mahkemenin 21/11/2023 tarih, 2021/713 E, 2023/816 K sayılı ilamı ile mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş, davacı yanın istinafı üzerine Dairemiz 19/12/2024 tarih, 2024/980 E, 2024/1471 K sayılı ilamı ile, "...Bu durumda, ilk derece mahkemesince iki tarafa eşit şekilde hukukî dinlenilme hakkı tanıyarak hükmünü vermesi gerekirken, davacı vekilinin dava dilekçesini ıslah için süre talep etmesine rağmen, HMK'nun 180-181 maddeleri uyarınca davacı vekiline bir hafta süre verilmeksizin yargılama devam edilerek hüküm kurulmuş olmasının, davacının Anayasanın 36 ncı maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ıncı maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olan hukukî dinlenilme yani tarafın hâkime meramını anlatma hakkının elinden alınması sonucunu doğurduğu ve bu bağlamda davacı vekiline talebi uyarınca dava dilekçesini ıslah etmesi üzere süre verilmesi gerekirken davacının iddia hakkını kısıtlanmak suretiyle verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine geri çevrilmesi gerekir..." şeklinde, mahkemenin göreviyle ilgili bir belirleme yapılmaksızın, davacının ıslah beyanından sonra ancak mahkemenin görevinin belirlenebileceği dikkate alınarak ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Dairemiz kaldırma kararı sonrası davacı yanca sunulan 26/02/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile, davacının itirazın iptali davasının alacak davasına dönüştürdüğünü beyan ettiği görülmüştür. Bu bağlamda davacı yanın ıslahı doğrultusunda dava konusu dava konusu uyuşmazlığın davacının 22/04/2016 tarihli sözleşme uyarınca davalılardan 260.000,00 TL alacaklı olup olmadığının belirlenmesi noktasında toplandığı görülmüştür. Davacı ile davalılar arasında akdedilen dava konusu 22/04/2016 tarihli sözleşmenin 3/(b) maddesinde KİK ve Meri mevzuat uyarınca davacı mühendise ait iş deneyim belgelerinin şirket tarafından gerek kamu gerek özel sektör tarafından çıkarılan her türlü açık teklif, kapalı teklif ve ön yeterlikli işlerde kullanılabilmesi amacıyla şirketin %51 hissesinin yeterli hisseye sahip ortaklarca mühendise devir edileceği yazılı ise de, davacı ve davalının ortak olduğu bir şirketin mevcudiyeti konusunda tarafların bir iddiası bulunmadığı gibi davacı ve davalıların ayrı ayrı ortak olduğu şirketlerin UYAP sisteminde sorgulanması neticesinde her iki tarafın ortak olduğu bir şirketin bulunmadığı, yine davacı yanca mahkemeye sunulan 07/02/2022 tarihli beyan dilekçesinde, davacının herhangi bir aktif şirket ortaklık kaydının bulunmadığınında beyan edildiği görülmüştür. Hal böyle olunca, Dairemizin kaldırma kararında göreve bir değerlendirme yapılmadığı gözetildiğinde; somut olaydaki uyuşmazlık, sözleşme ilişkisinden kaynaklı olup, dava konusunun TTK'nun (4) maddesinde yer alan ticari davalardan da olmadığı dikkate alındığında, mahkemece yazılı şekilde verilen görevsizlik kararı usul ve yasaya uygun bulunmuştur. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın usulden reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gerekli olan 732,00 TL harç peşin olarak alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 25/09/2026
Başkan - ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi - ...