Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1763 E. 2026/1283 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1763
- Karar No
- 2026/1283
- Karar Tarihi
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1763 - 2026/1283 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/1763 KARAR NO : 2026/1283
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/09/2024 NUMARASI : 2023/317 Esas - 2024/482 Karar
ASIL DAVA DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ES İNŞAAT OTOMOTİV AKARYAKIT GIDA TARIM HAYVANCILIK SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) DAVA TARİHİ : 19/06/2023
BİRLEŞEN DAVA : KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 2023/317 Esas Sayılı Dosya
DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ES İNŞAAT OTOMOTİV AKARYAKIT GIDA TARIM HAYVANCILIK SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) DAVA TARİHİ : 26/06/2023
KARAR TARİHİ : 02/07/2026 KR. YAZIM TARİHİ : 02/07/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dava dosyasında, davacı vekili tarafından sunulan 27/06/2026 tarihli davadan feragat dilekçesi incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili asıl dava dilekçesinde özetle; davalı Es Sigorta Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti. hissedarlarının ..., ...'ın annesi ..., babası ... ve kardeşi olan ... olduğunu, ...'ın 2017 yılında vefat etmesi üzerine kendisine ait paylarının oğlu davacı ile ikinci eşi ...'a intikal ettiğini, davacı küçük olduğundan velisinin ... olduğunu, ...'ın vefatından sonra 2017 yılından itibaren her sene yapılan şirket genel kurulunda davacının aleyhinde birçok karar aldığını ve sermaye artırımı yoluna gidildiğini, davacının sermaye borcunu ödeyemeyeceğini bilen aile üyeleri şirket esas sermayesini artırarak davacıyı zor durumda bıraktıklarını, dava konusu 29/03/2023 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan kararlar da davacının zor durumda bırkamka ve şirketten dışlamaya yönelik ve kötü niyetli olduğunu, ... şirket hisselerinin kendisine intikalinden itibaren davalı şirketin mali yapısı ve işleyişi ile ilgili hiçbir bilgiye ulaşamadığını ve hiçbir gelir elde edemediğini, davacıların murislerinin vefatı üzerinden yaklaşıl 5 yıl geçmiş olmasına ve bu süreçte şirket karlı durumda olmasına karşın şirket ortağı olan davacılara sahip olduğu hisse ile orantılı olarak hiç kar payı verilmediğini, dava konusu olağan genel kurul toplantısına benzer 31/03/2022 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısı'nda, davaya konu genel kurul kararlarına benzer nitelikte alınan kararları ile, aynı aile üyelerinin hissedarı olduğu Es İnşaat Oto Akaryakıt Gıda Tarım Hayvancılık San. Ltd. Şti.'de benzer kararların alındığı 31/03/2022 tarihli Olağan Genel Kurul'da alınan kararların Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından iptal edildiğini, 29/03/2023 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısının 6. maddesinde kar dağıtımı ve karın önceki dönemlerin zararlarına mahsubu hususunun görüşüldüğünü ve oy çokluğuyla kar dağıtımı yapılmamasına ve karın önceki dönem zararlarına mahsubuna oy çokluğuyla karar verildiğini, davalı şirketin bilanço ve gelir tablolarana ve faaliyet raporu verilmediğinden inceleme imkanı olmadığını, bilgi alma haklarının şirket müdürleri tarafından engellendiğinden şirketin karı ve gelir-gideri ile ilgili de bilgi sahibi olmadıklarını, 29/03/2023 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısının 7.maddesinde şirketin Müdürler Kurulu Üyeler oy çokluğuyla ayrı ayrı ibra edildiğini, ibrası oylanan üye kendisi ile ilgili oylamada oy kullanmadığının belirtildiğini, oysa davalı şirket müdürler kurulu ve yönetim kurulunun ibra edilmediğini ve anılan kararın 2 olumsuz oya karşın 3 olumlu oyla, oy çokluğuyla, kabul edildiğini, muhalefet şerhi konulmak suretiyle olumsuz oy kullanıldığını, 6102 sayılı TTK madde 616/f.1 uyarınca limited şirketlerde ibra kararını almaya yetkili organın genel kurul olduğunu, bu yetkisini hiçbir organ veya temsilciye devredemeyeceğini, Olağan Genel Kurul toplantı gündeminde yer alacak hususlardan birinin de müdürlerin ibrası olduğunu beyan ederek, 29/03/2023 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısında alınan 6 ve 7 nolu kararlarının TTK madde 449 uyarınca yürütmesinin durdurulmasına ve iptaline karar verilmesini, talep ve dava etmiştir. Birleşen Kocaeli 2. ATM'nin 2023/317 esas sayılı dava dosyasında davacı vekili dava dilekçesi ile; davacı ...'ın davalı şirket müdürleri ve müdürler kurulu tarafından şirket ortağı olan muris ...'ın vefatı sonrasında yasa gereği elde ettiği miras hakkı nedeniyle aile şirketi görünümünde olan davalı şirketten dışlandığını, gerek daha önceki olağan ve olağanüstü genel kurullarda ve gerek huzurdaki dava konusu 29/03/2023 tarihli olağan genel kurul'da alınan TTK ve sair ilgili mevzuat ve şirket ana sözleşmesine aykırı olduğu, TMK'nın 2 ve 3 maddelerine aykırı olarak dürüstlük ve iyiniyet kuralları kapsamında alınmadığını, amacın müvekkiline ait azınlık hisselerin eritilmesi ve azaltılması olduğunu belirterek 29/03/2023 tarihli olağan genel kurul toplantısının 6, 7 ve 8 numaralı kararlarının işin aciliyetine binaen TTK 449 gereğince şirket müdürleri dinlenmeksizin yürütmenin durdurulmasına, 29/03/2023 tarihli olağan genel kurul toplantısının dürüstlük ve iyi niyet kaideleri çerçevesinde yapılmaması sebebiyle toplantının 6, 7 ve 8 numaralı maddelerinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; sürekli aynı iddiaları gündeme getirerek dava açan davacı açısından en güzel cevabı yine mahkemenin verdiğini, davacı tarafından açılan ve davalının bilgi edinme ve inceleme haklarının ihlal edildiğinin tespitine yönelik Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/216 Esas sayılı dosyası ile görülen davada verilen 15/05/2019 tarihli emsal karar ile davanın reddine karar verildiğini, kararın emsal olduğunu ve davacının art niyetinin de kanıtı olduğunu, aynı şekilde benzer iddialarla açılan diğer bir dosyada, Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/386 Esas sayılı dosyasında 23/10/2019 tarihinde verilen karar ile 30/03/2018 tarihli Genel Kurul'da alınan, bilanço ve gelir tabloları ile faaliyet raporunun kabulüne, kar avansı ve kar dağıtımı yapılmamasına ilişkin kararların iptaline yönelik davanın reddine karar verildiğini, ortak ve aynı zamanda müdür olan ... ve ...'ın ibra kararında kullandığını, oyların geçersizliğine ilişkin görüşe katılmanın da mümkün olmadığını, ... için yapılan oylamada ..., ... için yapılan oylamada ... oy kullanmadığını, diğer ortaklar olan ... ve ...'ın davalı şirketle aralarında 20'ye yakın dava olan kişiler olduğunu, Türk Ticaret Kanunu'nun 436.maddesine göre, bu kişilerin ibra oylamasında oy kullanmasının da mümkün olmadığını, ibra için gerekli karar yeter sayısının hesabında bu kişilerin oylarının dikkate alınmasının de mümkün olmadığını, şirket ana sözleşmesinin 13. maddesine göre karın hissedarlara dağıtımı, şirket sermayesinin %51'ini temsil eden hissedarların kararına bağlı olduğunu, bu çerçevede Genel Kurulda oylama yapıldığını ve sermayenin %51'inden fazlasını temsil eden hissedarların, kar avansı ve kar dağıtımı yapılmamasını, önceki dönem zararlarına mahsup edilmesi yönünden oy kullandığını ve karar verildiğini, Genel Kurul İradesinin, davacının şahsi hırsının ve menfaat beklentisinin üzerinde bir irade olduğunu, 21/12/2018 tarihli Genel Kurulda alınan ve iptali istenen 5. maddenin 31/03/2022 tarihli Genel Kurulda alınan 6.madde ile muhteva yönünden aynı olduğunu, davacının azlık hissesinin daha da azalması sonucunu doğuracağı için özkaynaklardan sermaye artışına ilişkin Genel Kurul'un 6. maddesinin iptalini talep ettiğini, ancak Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/386 Esas sayılı dosyada verdiği 23/10/2019 tarihli karar ile "kar payı ve kar payı avans dağıtımının önceki yıllarda da yapılmadığı, alınan kararın hakkaniyet ve dürüstlük kuralına aykırı olmadığı" gerekçesiyle, özkaynaklardan sermaye artışına ilişkin maddenin iptali talebini reddettiğini, beyanla delillerin toplanarak haksız davanın reddini, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili birleşen dava dosyasına cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından açılan ve davalının bilgi edinme ve inceleme haklarının ihlal edildiğinin tespitine yönelik mahkememizin 2018/216E. sayılı dosyası ile görülen davada verilen 15.05.2019 tarihli emsal karar ite, “Genel Kurul çağrısının usulüne uygun yapıldığı, Genel Kurul'un davacıların da katılımı ile gerçekteştirildiği, bilanço ve gelir tabloları ile faaliyet raporunun Genel Kurul'da okunduğu ve müzakere edildiği dikkate almak, davacıların bilgi edinme ve inceleme hakkının engellendiği yönündeki iddialarının yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verildiğini, kararın emsal olduğunu, davacının art niyetinin de kanıtı olduğunu, aynı şekilde, benzer iddialarla açılan diğer bir dosyada, Mahkememizin 2018/386E. sayılı dosyasında 23.10.2019 tarihinde verilen karar ile de 30.03.2018 tarihli Genel Kurul'da alınan, bilanço ve gelir tabloları ile faaliyet raporunun kabulüne, kar avansı ve kar dağıtımı yapılmamasına ilişkin kararların iptaline yönelik davanın reddine karar verildiğini, ortak ve aynı zamanda müdür olan ... ve ...'ın ibra kararında kullandığı oyların geçersizliğine ilişkin görüşe katılmak da mümkün olmadığını, ... için yapılan oylamada ..., ... için yapılan oylamada ... oy kullanmadığını, diğer ortaklar olan ... ve ... ise, müvekkili şirketle aralarında 20'ye yakın dava olan kişiler olduğunu, Türk Ticaret Kanunu'nun 436.maddesine göre, bu kişilerin ibra oylamasında oy kullanması da mümkün olmadığını, ibra için gerekli karar yeter sayısının hesabında bu kişilerin oylarının dikkate alınmasının mümkün olmadığını, 21.12.2018 tarihli Genel Kurul'da alınan ve iptali istenen 5 madde, 31.03.2022 tarihli Genel Kurul'da alman 6.madde ile muhteva yönünden aynı oluğunu, davacı yine azlık hissesinin daha da azalınası sonucunu doğuracağı için, özkaynaklardan sermaye artışına ilişkin Genel Kurul'un 6.maddesinin iptalini talep ettiği ancak Mahkemenin 2018/386E. sayılı dosyada verdiği 23.10.2019 tarihli karar ile, “kar payı ve kar payı avans dağıtımının önceki yıllarda da yapılmadığı, alınan kararın hakkaniyet ve dürüstlük kuralına aykırı olmadığı” gerekçesiyle, özkaynaklardan sermaye artışına ilişkin maddenin iptali talebini reddediğini, davacı tarafından açılan, Es İnşaat Otomotiv Tic.Ltd.Şti.” aleyhine açtığı benzer nitelikli davada mahkemenin , 2019/20E. sayılı dosyada verdiği 08.12.2021 tarihli karar ile, “kar payı ve kar payı avans dağıtımının önceki yıllarda da yapılmadığı, alınan kararın hakkaniyet ve dürüstlük kuralına aykırı olmadığı” gerekçesiyle, özkaynaklardan sermaye artışına, kar payı dağıtılmamasına ilişkin maddenin iptali talebini reddetmiş, karar istinaf mahkemesince onanmış olduğunu, davacının sürekli müvekkili şirket aleyhine davalar açtığını, şirket işleyişini olanaksız hale getirmeye çalıştığını, şirketin menfaatlerini değil kendi menfaatlerini ön planda tutmakta ve böylelikle şirketin ticari itibarına ve kredibilitesine kasıtlı olarak zarar verdiğini, bu nedenlerle davanın reddini yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "... 1-Asıl ve Birleşen davaların KISMEN KABUL VE KISMEN REDDİNE, 2-Davalı Es Sigorta Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti'nin 29/03/2023 tarihli 2022 yılı Mali Olağan Genel Kurul Toplantısı'nda alına 6 numaralı kararın İPTALİNE, 3-Fazlaya yönelik talebin REDDİNE, ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı birleşen davacı ile asıl ve birleşen davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Birleşen davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; herhangi bir şekilde şirket yönetimine katılmış bulunanların müdürlerin ibralarına ilişkin kararlarda oy kullanamayacakları, müdürlerin yalnız kendi ibraları hususunda değil, diğer müdürlerin ibrasında da oy kullanmasının mümkün olmadığı yönündeki yerleşik Yargıtay içtihatlarına ve mevzuata aykırı şekilde yerel mahkemece iptal talebimizin reddi yönünde verilen kararının kaldırılması gerektiğini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. Birleşen davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ortak ve aynı zamanda müdür olan ... ve ...’ın ibra kararında kullandığı oyların geçersizliğine ilişkin görüşe katılmak da mümkün olmadığını, ... için yapılan oylamada ..., ... için yapılan oylamada ... oy kullanmadığını belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. DELİLLER: Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 18/09/2024 tarih, 2023/317 Esas - 2024/482 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Asıl ve birleşen davalar; genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince 18/09/2024 tarihli gerekçeli karar ile asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verildiği, asıl dava davacısı ... vekili tarafından 07/08/2025 tarihli dilekçe ile davadan feragat etmesi üzerine 03/09/2025 tarihli ek karar ile asıl davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği, 18/09/2024 tarihli gerekçeli karara birleşen dava davalısı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Somut olayda, ilk derece mahkemesinin 18/09/2024 tarihli gerekçeli kararına karşı birleşen dava davalısı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu, istinaf aşamasında birleşen dava davacısı vekili Av. ... tarafından 27/06/2026 tarihli dilekçe ile davadan feragat ettiklerini bildirdiği, davalı tarafça sunulan 30.06.2026 tarihli dilekçe ile yargılama gider ve vekalet ücreti talepleri olmadığına dair beyanda bulundukları, genel kurul kararının iptali istenmiş olmasına ve davacılardan her biri, davalı şirketin ayrı ayrı ortakları olup, davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığının bulunmamasına, davacı vekilinin vekaletnamesinde feragat yetkisini haiz olmasına göre anılan feragat beyanının açıkça, kayıtsız ve şartsız olduğu anlaşılarak feragat nedeniyle birleşen davanın, davacı ... yönünden reddine karar verilmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, ilk derece mahkemesinin kararlarının kaldırılarak, feragat nedeniyle davanın reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İstinaf incelemesine konu; Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 18/09/2024 tarih, 2023/317 Esas - 2024/482 Karar sayılı kararının birleşen davada davacı ... yönünden KALDIRILMASINA, davanın esası hakkında feragat nedeniyle yeniden karar verilmesine bu doğrultuda; 2-Birleşen Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, a-Birleşen dava yönünden; Harçlar Kanunu'nun 22. maddesi gereği davacının davası yönünden alınması gerekli 488,00-TL harçtan peşin alınan 179,90-TL harcın mahsubu ile alınması gerekli 308,10- TL bakiye harcın davacı ...'dan tahsili ile hazineye irat kaydına, b-Davacı ... tarafından yargılama sırasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, c-Davalı vekilinin beyanı dikkate alınarak, davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, d-Davalı vekilinin beyanı dikkate alınarak, davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, e-Dava açılırken peşin yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine 3-İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları; a-İstinaf Kanun Yoluna Başvuru harçlarının hazineye irat kaydına, b-İstinaf Karar Harçlarının talep halinde ilk derece mahkemesince istinaf edenlere iadesine, c-İstinaf Kanun yolu masrafının taraflar üzerinde bırakılmasına, d-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince istinaf edenlere iadesine, e-Kararın 6100 sayılı HMK'nın'nın 359-(4) maddesi uyarınca temyizi kabil kararın Dairemizce taraflara tebliğine, İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.
Başkan ... e-imzalıdır
Üye ... e-imzalıdır
Üye ... e-imzalıdır
Katip ... e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*