Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1248 E. 2026/1579 K. – İhya

Konu: İhya

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1248
Karar No
2026/1579
Karar Tarihi
Konu
İhya

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2026/1248

KARAR NO: 2026/1579

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 27/04/2023

NUMARASI: 2023/19 Esas - 2023/336 Karar

DAVANIN KONUSU: Şirketin sicil kaydının ihyası

Taraflar arasındaki ihya davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabuüne dair verilen karara karşı, davalı tasfiye memuru ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ihyası istenen .... Şti. 'nin davalısı olduğu ve halen devam etmekte olan İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/369 Esas sayılı dava dosyasının devamı sırasında davalı şirketin sicil kaydının terkin edildiğini, 4. ATM'nin anılan dosyasının 20/01/2022 tarihli celsesinde, davaya devam edebilmesi için, terkin edilen şirketin ihya edilmesi konusunda taraflarına dava açmak üzere süre verildiğini, söz konusu 20/01/2022 tarihli celsenin 1 nolu ara kararı doğrultusunda şirketin ihyası için ihya davasının ikame edildiğini, ihya davasından sonra şirketin davada temsil edilebilmesi için ayrıca şirketin son temsilcisi şirket müdürü ...'a tebligat çıkartılması gerektiğini, Ticaret Sicil Müdürlüğüne ayrıca dava dilekçesinin gönderilerek ihbar edilmesinin de tamamlanması gereken bir prosedür olduğunu belirterek, ticaret sicilden silinen .... Şti.'nin, devam etmekte bulunan İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/369 Esas sayılı dosyası yönünden ihya edilmesine, son yetkili şirket müdürü ...'ın şirketin tasfiye memuru olarak seçilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Mahkemenin 2022/282 Esas, 2022/447 Karar ve 27.05.2022 tarihli kararı ile; davanın hasımsız açılamayacağı gerekçesiyle usulden reddine karar verilmiştir.

Dairemizin 2022/1279 Esas, 2022/1431 Karar ve 03.11.2022 tarihli kararı ile; HMK 119/2.maddesi gereğince eksikliğin tamamlanması için kesin süre verilmesi, şirketin ihyası olarak açılan davada, davada yer alması gereken ... Ticaret Sicil Müdürlüğü ve tasfiye memurunun davalı olarak gösterilmediği ancak ihbar edilen şirket kısmında yer verildiği gerekçeleriyle hükmün eksik incelemeden dolayı HMK 353/1.a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmiştir.

Mahkemenin 2023/19 Esas, 2023/336 Karar sayılı 27.04.2023 tarihli kararı ile; Dairemiz kararı benimsenmekle birlikte tasfiyenin TTK geçici 7.maddesi gereğince tasfiyenin gerçekleşmiş olduğu belirtilmek suretiyle şirketin ihyasına, tasfiye memuru olarak ...'ın atanmasına karar verilmiştir.

Dairemizin 2023/1370 Esas, 2023/1801 Karar ve ...11.2023 tarihli kararı ile; davanın TTK'nın geçici 7.maddesi uyarınca sicilden resen terk edilmiş olan şirketin ihyasına istemine ilişkin olduğu, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, aleyhindeki davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, şirketin ihyasına, ek tasfiye işlemleri için ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir.

Tasfiye memuru olarak atanan ... 17.10.2023 tarihinde vefat etmiştir. Mirasçılarından ... tarafından miras reddedilmiştir. Ret kararı kesinleşmiştir. Mirasçılarından oğlu... tarafından da miras kayıtsız ve şartsız reddedilmiştir. Dairemizin 2023/1370 Esas, 2023/1801 Karar sayılı kararı; Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2024/2013 Esas, 2024/3215 Karar ve 24.04.2024 tarihli ilamı ile onanmıştır. Davacılar vekili tarafından mahkemeye ibraz etmiş oldukları 17.07.2024 tarihli dilekçe ile tasfiye memuru olarak atanan ...'ın vefat tarihinin 17.10.2023 olduğu belirtilmek suretiyle Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin kararı düzeltilmediği takdirde sorununun çözümünün mümkün olmayacağı belirtilerek dosyanın Yargıtay'a gönderilmesini talep etmişlerdir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2024/4712 Esas, 2024/6979 Karar ve 01.10.2024 tarihli ilamı ile davacılar vekilinin maddi hata dilekçesi olarak sunduğu dilekçeye dayalı olguların maddi hata olarak değerlendirilemeyeceği, HMK 304.maddesi uyarınca herhangi bir maddi hatanın bulunmadığı, karar ile birlikte tasfiye memuru olarak atanan ve vefat eden ... yerine aynı mahkemeye başvurmak suretiyle yeni bir tasfiye memuru atanmasının mümkün olması gerekçesiyle maddi hatanın düzeltilmesi talebinin reddine karar verilmiştir.

İhyası talep edilen ve tasfiye memuru olarak atanan yetkili ...'ın vefatı üzerine ortakların tespiti ile tasfiye memuru atanmasına yönelik inceleme sonucunda ortaklardan ...'ın 07.02.2022 tarihinde vefat ettiğine dair nüfus müdürlüğü yazısı dosya içerisine ibraz edilmiştir. ...'ın nüfus kayıt tablosu dosya içerisine ibraz edilerek mirasçılarından ...'ın tasfiye memuru olarak tayinine dair davacılar vekili 21.04.2025 tarihli dilekçe ile talepte bulunmuşlardır. Tasfiye memuru olarak atanan ... 15.05.2025 tarihli beyanında; tasfiye memuru olarak atanma talebini kabul etmediğini, söz konusu şirketin terkin olunarak ticaret sicilden silindiğini, miras bırakanın hiçbir ilgisinin kalmadığı belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili savunmasında özetle; müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğünün, TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğünün resen terkin işlemini, “6102 sayılı Kanunun Geçici 7’nci maddesi" ve 30.12.2012 tarihli ve ... sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olan “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5’inci maddesi”, “6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 20/1 maddesi” ve “Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine ve kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ’in 7. Maddesi” kapsamında olduğunu, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu Geçici 7’nci Maddenin 15’nci fıkrası, “Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir.” hükmünü haiz olduğunu, Müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğünün, mahkeme hükmü olmaksızın bir şirketi tekrar sicile tescil yükümlülüğü bulunmadığını, re'sen terkin işlemi hukuka ve kanuni prosedüre uygun olduğunu, davacı vekilince re'sen terkin işleminin eksik veya usulsüz olduğuna dair bir iddianın ileri sürülmediğini belirterek müvekkili Müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesince 2023/19 Esas, 2023/336 Karar sayılı, 20.11.2025 tarihli kararı ile; "...Mahkememizin 27/04/2023 tarih 2023/19 Esas 2023/336 Karar nolu ilamı ile ihyasına karar verilen ...nde ... sicil numarası ile kayıtlı ...Limited Şirketi'ne tasfiye memuru olarak ...'ın (TCKN:...) atanmasına, İş bu karar kesinleştiğinde, davacı vekilinin yazılı olarak talep etmesi halinde masrafı davacıya ait olmak üzere kararın tescil ve ilanı için ...ne yazı yazılmasına..." karar verilmiştir. Bu ek karara karşı, davacılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Dairemizin 2026/315 Esas, 2026/567 Karar ve 26.03.2026 tarihli kararı ile; davacılar vekilinin ek karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Karar kesin olarak verilmiştir.

Tasfiye memuru atanan ... vekili dosyaya ibraz etmiş olduğu 08.05.2026 tarihli dilekçesiyle; süresinde sunulan ancak işleme alınmayan istinaf dilekçesinin dosyaya işlenerek buna ilişkin olarak ek karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemenin 2023/19, 2023/336 Karar ve 11.05.2026 tarihli kararı ile; "...Mahkememizin 2023/19 Esas 2023/336 Karar sayılı 20/11/2025 tarihli ek kararının taraflara tebliğ edildiği ve süresinde istinaf kanun yoluna başvurma dilekçelerinin sunulduğu harçlarının yatırıldığı, istinaf dilekçelerine karşı cevap dilekçelerinin sunulduğu ve bunun üzerine 03/02/2026 tarihli Bölge Adliye Mahkemesi Dosya Gönderme Formu düzenlenerek dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesine gönderildiği, ilgili Hukuk Dairesi tarafından 26/03/2026 tarihli ilamda sadece davacılar vekilinin istinaf başvuru taleplerinin değerlendirildiği, tasfiye memuru vekilinin 11/01/2026 tarihli istinaf başvuru talepleri hakkında herhangi bir değerlendirme yapılmadığı anlaşıldığından ve tasfiye memuru vekili Av. ...'nın 08/05/2026 tarihli istinaf başvurusu hakkında ek karar yazılması ve inceleme yapılmak üzere dosyanın ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi talebi gereğince değerlendirilme yapılmak üzere ek karar düzenlenerek..." gerekçesiyle, Mahkemenin 2023/19 Esas 2023/336 Karar sayılı 20/11/2025 tarihli ek kararına karşı tasfiye memuru vekili Av. ...'nın 11/01/2026 tarihli istinaf başvuru taleplerinin değerlendirilmek üzere dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir. Mahkemenin 20.11.2025 tarihli ek kararına karşı tasfiye memuru ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı tasfiye memuru ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece yapılan yargılama sonucunda şirkete tasfiye memuru olarak ...'ın atanmasına dair hüküm kurulduğunu, herhangi bir ücret takdir edilmemesine karar verildiğini, bu kararı kabul etmelerinin mümkün olmamakla birlikte hukuki eksikliklerle verilen yargılama sonucu kararın kaldırılarak yeniden inceleme yapılmasına ve davanın reddine karar verilmesini aksi halde tasfiye memurluğu görevini yürütmek istemeyen ve yürütme imkanı olmayan müvekkili yerine başka bir kişinin tasfiye memuru olarak atanmasını, müvekkilinin beyan dilekçesi ve duruşmadaki beyanları ile davada taraf sıfatının olmadığını, tasfiye memuru olarak atanmadığını, herhangi bir tasfiye memurluğunu kabul etmediğini bildirmiş iken kendisine tasfiye memurluğu görevi verildiğini, iradesinin hiçe sayıldığını, müvekkilinin babasının görev aldığı şirkette müvekkilinin bilgi sahibi olmadığını, sadece mirasçı olduğu için bu görevin kendisine verildiğini, tasfiye memuru olarak atanan müvekkiline kanun gereği ödeme yapılmasına karar verilmesi gerekir iken ücret kararlaştırılmamasının usul ve yasaya aykırı olduğunu iddia ederek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava, TTK geçici 7.maddesi gereğince sicilden terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı tasfiye memuru ... vekili yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. ... Ticaret Sicil Müdürlüğü müzekkere cevabı ve kayıtlarına göre; ihyası istenilen .... Şti.'nin 24/09/2013 tarihinde, TTK'nın Geçici 7.maddesi ve 30.12.2012 tarih ve ... sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Tebliğ hükümleri uyarınca sicil kaydının resen silindiği, davalı ...'ın şirketi temsile yetkili müdür olduğu anlaşılmaktadır. TTK'nın Geçici 7. maddesinde şirketlerin hangi şartlarda ve usullerle sicilden resen terkin edileceği düzenlenmiştir. Aynı maddenin 4. fıkrasının (a) bendi ile Ticaret Sicili Müdürlüklerince; kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanacağı, yapılacak ihtarın ilan edilmek üzere ... Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderileceği, ilanın, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11.02.1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçeceği, 4/c bendine göre terkin sebepleri bulunan şirketlerin faaliyetlerini devam ettirme isteğinde bulunmaları halinde, münfesih olma nedenini verilen süre içinde ortadan kaldırıp ticaret siciline bildirmelerinin ihtar edileceği, aynı maddenin 11. bendi uyarınca, ihtara rağmen süresinde işlem yapmayan şirketin unvanının ticaret sicilden re'sen silineceği, aynı maddenin 15. bendinde "...ticaret sicilden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde mahkemeye başvurarak şirketi veya kooperatifin ihyasını isteyebileceği," düzenlemeleri yer almaktadır. İhyası istenen şirketin 24/09/2013 tarihinde resen terkinine karar verilmiştir. Mahkemece bu kapsamda inceleme yapılarak şirketin ihyasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenle Dairemizin 2023/19 Esas, 2023/336 Karar sayılı kararı ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. Söz konusu kararda; şirket ortaklarından vefat eden ...'ın mirasçılarından ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir. Söz konusu kararda tasfiye memuru olarak herhangi bir ücret takdirine yer verilmemiştir.

29.05.2024 tarihli 32560 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 7511 sayılı Kanun'un 16. maddesi ile "...6102 sayılı Kanunun geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiştir. “Bu maddede öngörülen usule uygun olarak kaydı silinen şirket veya kooperatifin ihyasına ilişkin yapılacak yargılamada ilgili ticaret sicili müdürlüğü aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmolunamaz.” düzenlemesine yer verilmiş olup, Davalı tasfiye memuru tasfiye memuru atanmasına rızası olmadığını istinaf sebebi olarak ileri sürmüş ise de; davalı terkinden evvel şirket ortaklarından ...'ın mirasçısı bulunduğu gibi engel hâline ilişkin mazeret ileri sürmediğinden, bu konuya ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.

Diğer taraftan, tasfiye memuru olarak atananın, ihyasına karar verilen şirket ortağının mirasçısı olduğu anlaşılmakla tasfiyeye dair ücret verilmemiş olmasında da bir isabetsizlik görülmemiştir.

Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davalı tasfiye memuru ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi gerektiğinden aşağıdaki hüküm verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davalı tasfiye memuru ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,

2-Davalı tasfiye memuru tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına,

3-Davalı tasfiye memuru tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendilerinin üzerlerinde bırakılmasına,

4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,

5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;

HMK'nın 353.1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 24.09.2026 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1248, K. 2026/1579, T. 24.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1248-e-2026-1579-k-203876203bbf