Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1339 E. 2026/1415 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1339
- Karar No
- 2026/1415
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/1339 Esas
KARAR NO : 2026/1415
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 21/03/2024
NUMARASI : 2023/38 E. - 2024/86 K.
DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/09/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkili Şirket tarafından ..." markalarının davalı şirketin marka tescilinden çok uzun yıllar önce tescil edildiğini, müvekkilinin tüm bu markalarının lisans hakkına sahip olduğunu, tüm markaların esas unsurunun "..." ibaresi olduğunu, davalı şirketin müvekkili ile aynı sektörde "..." markası ile ticari faaliyette bulunduğunu, bu markanın ve ticaret unvanının müvekkilinin tescilli markaları ile benzer olduğunu, müvekkilinin tüm markalarıyla iltibas yaratacak herhangi bir marka veya ticaret unvanının tescilinin terkini gerektiğini beyan ederek, davalının "..." markasını tescil ettirdiği tüm sınıflar bakımından markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini, davalıya ait https://www.....com/ adresli web sitesi ve internetteki diğer tüm mecralardaki tüm tanıtım ve kullanımının durdurulmasına, davalının kullanmakta olduğu İnternet alan adının iptaline, davalı adına tescilli bulunan "..." ibareli markanın TPE nezdinde tutulan sicil kaydına dava sonuçlanıncaya dek 3. kişilere devri önleyecek şekilde teminatsız olarak tedbir konulmasına, davalı yan adına tescilli bulunan "..." ibareli markanın müvekkiline ait "..." ve "..." ibareli markaları ile tescil edildiği emtia sınıfları bakımından benzer olduğunun tespitine, davalı yan adına tescilli bulunan "..." ibareli markanın tescilli olduğu emtia sınıfları bakımından hükümsüzlüğüne karar verilmek sureti ile sicilden terkinine, davalının ticaret unvanının ticaret sicilden terkin edilmesine, sicilden terkin işleminin ticaret sicil gazetesinde ilan edilmesine, davanın kabulüne karar verilmesi halinde Mahkeme ilamının Türkiye'de tirajı en yüksek 3 gazeteden birisinde yayın ve ilanına, masrafların davalı yandan alınmasına, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı müvekkilinin “... ... Limited Şirketi" Temmuz 2020 yılında faaliyete başlamış olup bünyesinde ... A grubu Seyahat Acenta belgesi, ... belgesi ve Gemi Acenta belgesinin bulunduğunu, davalının yoğunluk ile Denizcilik sektörüne ... ... ve transfer - seyahat planlaması hizmetleri sunmakta olup; şirket yetkilisinin 2005 yılından beri irtibatta olduğu 60’a yakın global firmaya ... ... ve transfer - seyahat planlaması hizmetini tüm Türkiye’de verdiğini, ... ... Limited Şirketi markası tescilli olup, firmanın uzun bir süredir aktif bir şekilde çevresindekiler tarafından saygı gören ve bilinen bir işletme olduğunu, davalı müvekkilinin şirket ismi "..." olup, Neos ... türkçesi ile (Yeni Marmara) Yunanistan'ın Sithonia yarımadasından gelmekte olduğunu, davalının “... ... Limited Şirketi" kurulduğu günden bugüne kadar hizmet verdiği kendi kulvarındaki Sağlık ..., ... Acenta hizmetleri için bile herhangi bir firmaya teklif götürmediğini veya taciz etmediğini, kaldı ki davacıdan da tarafına gelen ihtarname ile haberdar olduğunu, davacının “... Asistance “ şirketini detaylı olarak incelendiğinde; davacı ile davalının verdiği hizmetler arasında; hizmetlerin verildiği sektörler ve portföylerin çok farklı olduğunun görüleceğini, davacı şirketin hizmet verdiği hiçbir sektör ve portföylerinde bulunan hiçbir firma ile davalı müvekkilin irtibatı veya temasının da bulunmadığını, yıllardır ticari itibar kazanan ve çevresinde de oldukça müşteri kazanan müvekkili olan firmanın, davacı tarafından kötü niyetli olarak açılan iş bu davadan dolayı itibari zedelendiğini belirterek; iş bu haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk Derece Mahkemesince;" davacı tarafın öncelikle davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğü talepleri yönünden değerlendirme yapılmış, ... tescil numaralı "..." markasının 09,12 ve 16.sınıflarda ... tarihinde ... tescil numaralı "..." tescil numaralı markasının ..sınıflarda 07/09/2021 tarihinde, 2021 02094 tescil numaralı "... ..." markasının ....sınıflarda 07/05/2021 tarihinde, ... tescil numaralı ...+ŞEKİL markasının 35.sınıfta 31/05/2013 tarihinde, ...escil numaralı ...+ŞEKİL markasının 41 ve 42.sınıfta 03/10/2012 tarihinde, ... tescil numaralı ...+ŞEKİL markasının ...sınıflarda 27/07/2016 tarihinde, ... tescil numaralı ...+ŞEKİL markasının .. sınıflarda 10/09/2008 tarihinde davacı adına tescil edildiği, ...tescil numaralı "... .... LTD. ŞTİ.+ŞEKİL" Markasının ... sınıflarda davalı adına tecilli olduğu, “...” unsurunun eklenmesi ve iki kelimenin birleştirilmesi ile oluşturulmuştur. Davacı tarafa ait markaların asli unsuru “...” ibaresi olduğu, markalarda siyah, kırmızı ve gri renkler kullanıldığı, marka görsellerinde şekil unsurları bulunmadığı, davalı markasının asli unsuru ise ... ibaresinden oluşmakla birlikte marka görselinde üstünde nabız atışını simgeleyen şekil bulunan dünya şekli ve davalı şirketin ticaret unvanında ... dışında kalan “... ... HİZMETLERİ” şeklindeki unsurlarının “...” unsuruna göre daha küçük puntolar ile yer aldığı hali bulunmakta olduğu, davacıya ait marka görseline mavi renk hâkim olduğu, bu haliyle markalar arasında görsel, işitsel ve bütünsel açıdan ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimaline sebebiyet verecek kadar benzerliğin var olmadığı ve dolayısıyla davalının ... başvuru numaralı markasının SMK m.6/1 kapsamında hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı kanaatine varılmış ve davanın hükümsüzlük talepleri yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafın hükümsüzlük talepleri yanında SMK'nın 7/2,29 ve 149. Maddesi gereği marka hakkına tecavüz talepleri yönünden de dava incelenmiş, davacı tarafın talebinin davalının ticaret unvanındaki ... ibaresi ve davalının adına tescilli marka olan ... .... LTD. ŞTİ.+ŞEKİL markasının kullanımı sebebiyle marka hakkına tecavüz oluşturulduğu ve ticaret unvanının bu sebeple terkininin talep ve dava edildiği, az yukarıda ifade edildiği üzere davalı tarafın markasının davacı tarafa ait marka tescilleri yönünden iltibas oluşturmadığı ve bu sebeple de markasal kullanımların davacı markaları yönünden tecavüz oluşturmayacağı, yine davalı tarafın ticaret unvanının terkini talep edilen kısmının "..." ibaresi olduğu, bu ibarenin davacı markaları ile şekil, anlam ve ifade açısından benzerlik arz etmediği, davacı tarafın ticaret unvanının ilk tescilinin 19.07.2007 tarihinde olduğu, ... sicil numaralı ... İNŞAAT unvanlı firmanın ticaret
unvanının ... ANONİM ŞİRKETİ şeklinde değiştirildiği 17 Ekim 2012 tarihli 8176 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde yer alan ilan incelendiğinde sicil numaralı ... Anonim Şirketi unvanlı firmanın
... ticaret sicil numarasında kayıtlı ..Anonim Şirketi tarafından tüm aktif ve pasifiyle devir alınmasına ilişkin
birleşme kararının 10.10.2012 tarihi itibariyle terkin edildiğinin ilan edildiği 30 Haziran 2017 tarihli 9357 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde yer alan ilan incelendiğinde
... sicil numaralı ... ANONİM ŞİRKETİ unvanlı firmanın ticaret unvanının ... ... ANONİM ŞİRKETİ şeklinde değiştirildiği, davalı tarafın ticaret unvanındaki ana unsur olan ... ibaresi ile davacı tarafın çekirdek unsuru olan ... ibaresinin görsel, işitsel ve fonetik olarak farklı olduğu dikkate alındığında SMK'nın 7/2. Maddesi gereği marka hakkına tecavüzün oluşmayacağı, yine davalı tarafın kullanım ve tescilinin bu anlamda TMK'nın 52. Maddesinde belirtilen dürüstlüğe aykırı kullanımdan bahsetmek mümkün olmayacağından davacı tarafın ticaret unvanının terkini taleplerinin de reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafın davalı tarafa ait olduğu iddia edilen www.....com alan adlı web sitesinde yapılan incelemede; www.....com alan adının halihazırda www.....com alan adına yönlendirildiği, Site tescil bilgilerinde alan adının İsimtescil ... A.Ş. firması tarafından ... adına kayıt edildiği, alan adının 10.07.2020 tarihinde kayıt edildiği ve kayıt süresinin 10.07.2024 tarihinde son bulacağ, Site erişim ve yer sağlayıcısının ...A. Ş. Olduğu, Sitenin 24.10.2021-05.10.2023 tarihleri arasında 8 adet arşiv kaydı olduğu, Sitede 24.10.2021 tarihli ilk arşiv kaydı itibariyle “ ... .... LTD. ŞTİ.+ŞEKİL ” ibaresinin kullanıldığı,
Site arşiv kayıtlarında ... ... firmasının, uzun yıllar sektördeki deneyimimizi bilgi beceri ve yeni fikirler ile bütünleştirerek, 1996 yılında itibaren sağlık sektöründe hizmet verdikleri, sektördeki 24 yıllık tecrübeleri ile ... Hizmetleri alanında ... yaptıklarının belirtildiği, bu haliyle yapılan tanıtımların davalı tarafa ait markasal kullanımlar olduğu, az yukarıda ifade edildiği üzere internet sitesinin davalı adına kayıtlı olmadığı, davalı ile bağının sadece markasal tanıtım şeklinde olduğu, başkaca bağının ispat edilmediği, davalı tarafa ait olsa bile yapılan tanıtımların davalının markasal tanıtımları olduğu, az yukarıda ifade edildiği üzere bu tanıtımların da davacının marka hakkına tecavüz oluşturmayacağı yine internet sitesinde belirtilen faaliyet alanının da davalının ticaret sicil kaydında belirtilen faaliyet konusunu içerdiği dikkate alındığında davacının bu yöndeki taleplerinin yerinde olmadığı kabul edildiği," gerekçesi ile,
Davanın REDDİNE, karar verilmiştir.
İSTİNAF:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 186. maddesine aykırı olarak tahkikatın bittiği tefhim edilmeden ve bilirkişi raporuna itirazları değerlendirilmeden sözlü yargılamaya geçilerek karar verildiğini, vekilin aynı gün başka mahkemede duruşması olması nedeniyle sunulan mazeret dilekçesinin dikkate alınmadığını, bu durumun iddia ve savunma hakkını kısıtladığını belirterek kararın öncelikle usulen bozulmasını gerektiğini, ayrıca müvekkili şirketin 1989 yılından beri ... hizmetleri sunduğunu, "... S.. ANONİM ŞİRKETİ" unvanıyla kurulup sonrasında "... ... .. ANONİM ŞİRKETİ" unvanını aldığını, sektör derneği olan ... Derneği'nin kurucusu olup bu hususta derneğe müzekkere yazılması yönündeki taleplerinin yerel mahkemece karşılanmadığını, "...", "...", "... ..." ve "... ..." markalarının ... Enstitüsü nezdinde çok önceden tescil edildiğini, davalının ise "...-asistanslık ... hizmetleri" markasını 28.05.2022 tarihinde tescil ettirdiğini, her iki şirketin faaliyet alanının aynı olduğunu, davalının unvan değiştirmeden önceki adının "... Seyahat" olduğunu ve bu hususun ...'dan sorulması yönündeki taleplerinin reddedildiğini, markalar arasında iltibas bulunduğunu, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunun çelişkiler barındırdığını ve Yargıtay kararlarına aykırı olduğunu, davalının unvanındaki "..." ibaresi ile müvekkilin unvanındaki "..." ibaresinin görsel, işitsel ve fonetik olarak iltibas yarattığını, davalının dava sürecinde unvanını "... Limited Şirketi" olarak değiştirdiğini, davalı adına kayıtlı "www. .... com" internet alan adının müvekkilin markalarıyla iltibasa sebebiyet verdiğini ve erişimin engellenmesi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın kabulünü talep etmiştir.
GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davanın konusu, SMK'nın 6/1 ve 25. Maddesinde kaynaklı hükümsüzlük, yine SMK'nın 7/2, 29 ve 149. Maddesinden kaynaklı ticaret unvanının terkini davasıdır.
TPMK kaydına göre, Davacı adına, ... tescil numaralı "..." markasının ...sınıflarda ... tarihinde ..tescil numaralı "..." tescil numaralı markasının ....sınııflarda 07/09/2021 tarihinde, ... tescil numaralı "... ..." markasının ...sınıflarda 07/05/2021 tarihinde, ... tescil numaralı ...+ŞEKİL markasının 35.sınıfta 31/05/2013 tarihinde, ... tescil numaralı ...+ŞEKİL markasının ...sınıfta 03/10/2012 tarihinde, .. tescil numaralı ...+ŞEKİL markasının ....sınıflarda 27/07/2016 tarihinde, ... tescil numaralı ...+ŞEKİL markasının 3.. sınıflarda 10/09/2008 tarihinde,
Davalı adına, .. tescil numaralı "... .... LTD. ŞTİ.+ŞEKİL" Markasının .... Sınıflarda tecilli olduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
25/01/2024 Tarihli Bilirkişi Heyet Raporunda özetle; "davacıya ait olduğu belirtilen www.....com.tr alan adlı web sitede yapılan incelemede; www.....com.tr alan adının halihazırda www.....com alan adına yönlendirildiği, Site tescil bilgilerinde; alan adının ...A.Ş. firması tarafından ... ... .... A.Ş firması adına kayıt edildiği, alan adı kaydının 22.04.2011 tarihinde yapıldığı ve kayıt süresinin 21.04.2025 tarihinde son bulacağı, Site erişim ve yer sağlayıcısının .... firması olduğu, ...A.Ş. firma bilgilerinde; adresinin “... Mah. ... Sk. ...:3 Şişli ... İstanbul Türkiye”, İletişim numaralarının “...” olduğu, Sitenin 09.06.2018-06.03.2023 tarihleri arasında 63 adet arşiv kaydı olduğu, Sitede 09.06.2018 tarihli ilk arşiv kaydı itibariyle ŞEKİL kullanıldığı tespit edilmiştir. Davacıya ait olduğu belirtilen www.....com alan adlı web sitede yapılan incelemede; Sitede firmanın, Avrupa, Orta Doğu ve Afrika üçgeninin merkezinde operasyonlarını sürdüren ... asistance’nin bölgesinde lider konumunda olan deste çözüm sağlayıcısı olduğu, ...’ın uluslararası alanda sigorta şirketlerine ve yerelde otomotiv şirketleri, banka vb. kuruluşlara maliyet kontrolü, ... ve araç desteği ile ilgili “müşteriye özel çözümler” sunduğunun belirtildiği, firma tarafından ... ..., ... ... ve ... ... hizmet sunduğunun belirtildiği, firma iletişim bilgilerinde; firma adresinin “Kurtköy, ... .../İstanbul”, firma iletişim numarasının 0216 560 0724, Firma eposta adresinin ...@....com.tr olduğu görülmüştür. Site tescil bilgilerinde; alan adının .... firması tarafından kayıt edildiği, alan adı sahibi kişi bilgileri, .com uzantılı alan adlarında kişisel bilgilerin gizliliği kapsamında, internet alan adı dağıtımını sağlayan ... organizasyonu tarafından alan adı kaydı sağlayan firmalara ... sorgulamalarından kişisel bilgilerin Avrupa Birliği Veri Koruma Yönetmeliği (GDPR) kapsamında 17 Mayıs 2018 tarihinden itibaren kaldırılması gerekliliğinden dolayı, alan adının kime ait olduğunun tespiti yapılamamış, alan adının kayıt kimlik bilgisinin bulunmadığı, alan adının 20.05.2002 tarihinde kayıt ettirildiği ve 20.05.2024 tarihine kadar kayıtlı olduğu, Site erişim ve yer sağlayıcısının “...com” olduğu görülmüştür. Sitenin 18.11.2003-26.12.2023 tarihleri arasında 206 adet arşiv kaydı olduğu, Sitede 18.11.2003 tarihli ilk arşiv kaydı itibariyle “...” ibaresinin kullanıldığı görülmüştür. Davalıya ait olduğu belirtilen www.....com alan adlı web sitesinde yapılan incelemede; www.....com alan adının halihazırda www.....com alan adına yönlendirildiği, Site tescil bilgilerinde; alan adının İsimtescil ... A.Ş. firması tarafından ... adına kayıt edildiği, alan adının 10.07.2020 tarihinde kayıt edildiği ve kayıt süresinin 10.07.2024 tarihinde son bulacağı, ... bilgilerinde; Adresinin “... Caddesi No... İstanbul”, İletişim numarasının..., Eposta adresinin ...@....com.tr olduğu, o Site erişim ve yer sağlayıcısının ...A. Ş. Olduğu, Sitenin 24.10.2021-05.10.2023 tarihleri arasında 8 adet arşiv kaydı olduğu, Sitede 24.10.2021 tarihli ilk arşiv kaydı itibariyle ŞEKİL ibaresinin kullanıldığı, Site arşiv kayıtlarında ... ... firmasının, uzun yıllar sektördeki deneyimimizi bilgi beceri ve yeni fikirler ile bütünleştirerek, 1996 yılında itibaren sağlık sektöründe hizmet verdikleri, sektördeki 24 yıllık tecrübeleri ile ... Hizmetleri alanında ... yaptıklarının belirtildiği tespit edilmiştir. Yapılan inceleme ve değerlendirmelerin ardından arz ve izah olunan gerekçeler ile; davalı yan adına tescilli ... başvuru numaralı ŞEKİL görselini ihtiva eden markanın hükümsüzlüğü koşullarının oluşmadığı, davalı yana ait ticaret unvanının terkini koşullarının oluşmadığı, davalı yan adına kayıtlı www.....com uzantılı alan adına erişimin engellenmesi koşullarının oluştuğu" belirtilmiştir.
Sınai Mülkiyet Kanununun 25/1. maddesinde marka hükümsüzlüğü halleri sayılmış olup, SMK'nun 5. ve 6. maddelerinde sayılan hallerden birinin mevcut olması halinde Mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verileceği belirtilmiştir.
SMK'nun 25/1 ve 6/3. maddeleri uyarınca, başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin marka hükümsüzlüğü talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir.
SMK'nun 6/6. maddesinde ise tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi halinde hak sahibinin itirazı üzerine tescil başvurusunun reddedileceği düzenlenmiştir.
SMK'nun 6/9. maddesinde ise kötüniyetle yapılan marka başvurularının itiraz üzerine reddedileceği düzenlenmiştir.
Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacı adına, ... başvuru tarihli, 09/12/16. Sınıflarda ... başvuru numaralı ... şekil markası, 28/05/2021 başvuru numaralı ... başvuru numaralı .... Sınıflarda ... şekil markası, 07/01/2021 başvuru numaralı ... başvuru numaralı .... Sınıflarda ... ... markası, 06/12/2011 başvuru numaralı ... başvuru numaralı 35. Sınıfta ... markası, 06/05/2011 başvuru numaralı... başvuru numaralı .... Sınıflarda ... markası, 01/12/2015 başvuru numaralı ... başvuru numaralı .... Sınıflarda ... ... ... ... markası, 12/09/2007 başvuru numaralı ... başvuru numaralı .... Sınıflarda ... markasının tescilli olduğu anlaşılmaktadır.
Davalının hükümsüzlüğü istenilen markanın ise 25/10/2021 başvuru tarihli .... Sınıflarda ...başvuru numaralı şekil+ ... LTD. ŞTİ. Markası olduğu anlaşılmaktadır.
Davacı şirketin ticaret unvanının.... A.Ş. Olduğu, davacının ....com.tr alan adlı internet sitesinin 22/04/2011 tarihinde, ....com alan adının 20/05/2002tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır.
Davalı şirketin dava tarihinde ticaret unvanının ... Ltd. Şti. şeklindeyken, yargılama sırasında "... Limited Şirketi" olarak 30/05/2023 tarihinde davadan sonra değiştirildiği, davalının kullanımında olan ancak dava dışı ... adına tescilli olan ....com alan adının www.....com alan adlı web sitesine yönlendirildiği, alan adının 10/07/2020 tarihinde kaydedildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece alınan bilirkişi raporunda taraflarca markalarda kullanılan renkler ile davacı markasındaki ... ibaresi ile davalı markasındaki ... ibaresi arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı, unvan kullanımında da benzerlik bulunmadığı açıklanmış, mahkemece hatalı bilirkişi raporundaki değerlendirmelere itibar edilerek davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Davacı adına tescilli markaların hükümsüzlüğü istenilen davalı markasından önce tescil edildiği, davacının ... unsurlu markaları yanında ... markalarının tescilli olduğu, taraf markalarının davalı markasının tescilli olduğu 05. Sınıf hariç tüm sınıflarda ortak olduğu, davacı markalarının 1991 ve 2007 yıllarından itibaren tescilli olduğu ve uzun yıllardır kullanıldığı, davalı markasının asli unsurunun ... olup, markalarının hitap ettiği ortalama tüketici kitlesi nezdinde karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, markanın davacı markasının serisi olarak algılanabileceği davalı markasının 05. Sınıf hariç davacı markaları ile ortak olan 09/35/36/39/41/44. Sınıflarda hükümsüzlük koşullarının oluştuğu kanaatine varılmıştır.
Davacı şirketin ticaret unvanı ile davalı şirketin ticaret unvanı arasında da karıştırılma ihtimali bulunduğu, tarafların ticaret sicil kayıtlarından aynı alanda faaliyet gösterdiklerinin ancak davacı ticaret unvanının daha önce tescil edildiğinin anlaşıldığı, davalının dava tarihinde tescilli ticaret unvanının TTK 52. Maddesi gereğince ticari dürüstlüğe uygun olarak tescil edilmediği, davacının unvan terkini talebinde dava tarihinde haklı olmakla birlikte, davalının "... ... Limited Şirketi" olan unvanını "... Limited Şirketi" olarak 30/05/2023 tarihinde davadan sonra değiştirdiği, bu nedenle ticaret sicilinden unvan terkini davasının konusuz kaldığı, davalı şirketin 24/10/2021 tarihinden bu yana https://www.....com/ internet alan adını kullanmakta olduğu bilirkişi raporu ile tespit edildiği, Sinai Mülkiyet Kanunu'nun m. 7/3-d bendi uyarınca "İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması." halinde işaretin kullanılması yasaklanabileceği düzenlemesi göz önünde bulundurulduğunda, alan adı davalı adına kayıtlı değil ise de, kullanımın davalı hakimiyetinde olduğundan erişim engeli verilmesi gerekmektedir.
Tüm bu nedenlerle davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b/2 maddesi gereğince kısmen kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, davalı adına tescilli
2021/095875 başvuru numaralı markasının 5. Sınıf hariç SMK m.6/1 kapsamında kısmen hükümsüzlüğüne, Unvan terkini davası konusunda karar verilmesine yer olmadığına, ve alan adına davalı tarafından erişimin engellenmesine, karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,
2- İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 21/03/2024 tarih, 2023/38 E., 2024/86 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,
3-Davalı adına tescilli,
2021/095875 başvuru numaralı"..." markasının 5. Sınıf hariç 05. Sınıf hariç davacı markaları ile ortak olan 09/35/36/39/41/44. Sınıflarda SMK m.6/1 kapsamında kısmen hükümsüzlüğüne,
-Karar kesinleştiğinde hükümsüzlük kararının TPMK'ya bildirilmesine,
-Unvan terkini talebi konusuz kaldığından Karar Verilmesine Yer Olmadığına,
- https://www.....com alan adına erişimin engellenmesine,
4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;
4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken marka hükümsüzlüğü davası yönünden 732,00 TL, unvan terkini davası yönünden 732,00 TL ve alan adına yönelik dava yönünden 732,00 TL olmak üzere toplam 2.196,00 TL karar harcından peşin alınan 179,90 TL'nin mahsubu ile 2.016,10 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 179,90 TL başvurma harcı, 179,90 peşin harç, 25,60 TL vekalet harcının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
-Davacı tarafça yapılan 9.000,00 TL bilirkişi ücreti, 607,25 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 9.607,25 TL'nin, davanın kabul ve red oranı göz önüne alınarak 9.149,77 TL yargılama giderinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
4/ç- Markanın hükümsüzlüğü davasının kabul edilen kısmı yönünden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
4/d- Markanın hükümsüzlüğü davasının red edilen kısmı yönünden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,
4/e- Unvan terkini davası yönünden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
4/f- Alan adına erişimin engellenmesi talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;
5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
5/b-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 1169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcının davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 17/09/2026