Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1396 E. 2026/3340 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1396
- Karar No
- 2026/3340
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3279 E., 2024/3390 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2012/381 E., 2021/93 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 308 parsel sayılı 26.500 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 1959 tarihli dayanak tapu kaydına istinaden 1976 yılında yapılan tapulama çalışmaları sırasında dava dışı 3. kişi adına 27.07.1976 tarihinde tescil edilmiştir. Yörede yapılan ilk tahdit çalışması olan 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 1744 sayılı Kanun'la değişik 2. madde (6831 sayılı Kanun) kapsamında 1980 tarihinde ilan edilip kesinleşen orman kadastro çalışması sonucunda dava konusu taşınmazın (A) harfiyle gösterilen kısmı 136, 1 49... OS noktaları içinde bulunan ... Devlet ormanı, (B) harfiyle gösterilen kısmı ise 104, 1 35... OS noktaları içinde bulunan ... Devlet ormanı sınırları içinde kaldığı halde, (1) numaralı Orman Kadastro Komisyonu Başkanlığı tarafından orman sayılmadığı, ancak Orman İdaresinin itirazı üzerine ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davalar sonucu orman rejimine alındığı, daha sonra 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanun'la değişik 2/B madde kapsamında 1993 tarihinde ilan edilip kesinleşen orman kadastro çalışması sonucunda da yine dava konusu taşınmazın önceki OS noktalarına uyularak orman tahdidi içinde kaldığı görülmüştür. Dava konusu taşınmaz 1997 yılında 25.500 m² yüzölçümü ve tarla vasfıyla 1/3'er pay ile davacılar murisleri olan ... oğulları ..., ... ve ... adlarına 19.09.1997 tarihinde tescil edilmiş bilahare 1999 yılında ise taşınmaza ... tarafından "23.400 m²lik kısmının orman tahdidi içinde kaldığına" ilişkin şerh düşülmüş, 2013 yılında ise işbu dava devam ederken tapu malikleri tarafından dava konusu 308 parsel sayılı taşınmaz rızaen yapılan ifraz neticesinde taşınmaz 3 parsele ifraz olarak; 1660 parsel 2774,52 m² yüzölçümü ile orman, 1661 parsel 927,69 m² yüzölçümü ile orman ve 1661 parsel ise 22.797,79 m² yüzölçümü ile tarla vasfıyla davalı malikleri adına tescil edilmiştir. 2. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi 308 parsel sayılı taşınmazın kısmen Devlet ormanı olup, kısmen kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içerisinde kaldığını ve dava konusu yerin özel mülkiyete konu olamayacağını ileri sürerek, dava konusu taşınmazın tapusunun orman olan kısmının iptaliyle orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline ve davalıların müdahalelerinin men'ine karar verilmesini talep etmiştir. 3. Yapılan ifraz sonucu ise davacı ... İdaresi vekili davasına İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi 16 60... parsel sayılı taşınmazlar yönünden devam etmiştir. II. CEVAP Davalılar, cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "dava konusu 16 60... parselleri de kapsayacak şekilde, bilirkişi raporunda (A) ve (B) harfleriyle gösterilen alanların ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1983/377 Esas, 1986/30 Karar sayılı, 29.01.1986 tarihli ve 1986/378 Esas, 1986/643 Karar sayılı, 12.12.1986 tarihli kararlarına göre, Devlet Ormanı içerisinde kaldığı, buna göre, 16 60... parsel sayılı taşınmazların, kesinleşmiş Devlet ormanı sınırları içinde ve orman sayılan yer olduğu, Devlet ormanlarının özel mülkiyete konu olamayacağı, taşınmaz orman sınırı içinde iken oluşturulan tapu kayıtlarının yolsuz tescil vasfında olduğu ve davanın açıldığı tarihte taşınmazın davalılar adına tapuda kayıtlı olduğu, tapu kaydı iptal edilene kadar müdahalenin haksız olduğundan söz edilemeyeceği anlaşıldığın" gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi ... mevki (308 parselden ifrazen oluşan) 1660 parsel sayılı taşınmaz ve aynı yer 1661 parsel sayılı taşınmazın davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, el atmanın önlenmesi talebinin reddine, İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi ... mevki (davanın açılmasından sonra 308 parselden ifrazen oluşan) 1662 parsel sayılı taşınmazın dava konusu edilmemesi sebebiyle bu taşınmaz yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; müvekkillerinin Uluslararası Sözleşmeler ve Anayasal koruma altında olan mülkiyet hakkı ihlal edildiğini, hukuka aykırı kararın kaldırılması için istinaf kanun yoluna yapılan başvuru neticesinde gerekçe olarak orman sınırları içerisinde kalan kısımların 308 parselden ifraz sonucu 16 60... parsel olarak orman vasfında tapuya tescil edildiğini, bu işlemlerin dayanağı olarak da ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1983/377 Esas ve 1986/30 Karar sayılı kararı ile orman dışına çıkarılma işlemlerinin iptal edilerek söz konusu iptal kararının dayanak gösterilerek sözü edilen kısımların 2/B kapsamında yeniden orman sınırları içerisine dahil edilmesine yönelik işlemlere karşı tapu malikleri tarafından hak düşürücü süre içinde dava açılmadığı belirtilmişse de bu gerekçenin haksız ve dayanaktan yoksun olduğunu, sözü edilen orman kadastro çalışmalarına ilişkin alınan kararlardan tapu maliklerinin usulüne uygun olarak haberdar edilmesini ve hak düşürücü sürelerin bu tarihten itibaren işlemeye başlamasının hukuki güvenlik ilkesinin bir gereği olduğundan dava konusu edilen 16 60... parsel sayılı taşınmazların orman vasfında davacı Hazine adına tapuya tescili yönünde verilen kararın kaldırılması gerektiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kesinleşen tahdide dayalı tapu iptal ve tescil ile taşınmazın Hazine adına tescili istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. uyarınca ONANMASINA, 3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.