Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/63 E. 2026/2799 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/63
Karar No
2026/2799
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2013/102 E., 2022/76 K.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı ... Genel Müdürlüğü vekili ve davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro çalışması sırasında, Şanlıurfa ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 122, 123, 132, 139, 140, 143, 145, 160, 1 63... parsel sayılı sırasıyla 158.500,00 metrekare, 189.800,00 metrekare, 212.750,00 metrekare, 39.500,00 metrekare, 87.000,00 metrekare, 20.350,00 metrekare, 164.651,00 metrekare, 14.450,00 metrekare, 15.000,00 metrekare ve 12.400,00 metrekare yüzölçümlü taşınmazlardan; 122 parsel ..., 123 parsel ..., 132 parsel ..., 1 39... parseller ...,143 parsel ..., 145 parsel ..., 160,1 63... parseller ... adına tapu ve vergi kaydına dayanılarak, 251 parsel ..., 298 parsel ... adına tapu kaydına dayanılarak tespit edilmiştir.

2. İtirazı komisyon tarafından reddedilen davacı Hazine vekili asıl ve birleşen dosya dava dilekçesinde; dava konusu 122, 123, 132, 139, 140, 143, 145, 160, 1 63... parsel sayılı taşınmazların miktar fazlası nedeniyle Hazine adına tescilini talep etmiştir. 3. İtirazı komisyon tarafından reddedilen ... Genel Müdürlüğü vekili asıl ve birleşen dosya dava dilekçesinde; dava konusu 2 51... parsel sayılı taşınmazların vakıf tapusu içerisinde kaldığını, bir kısım vakıf arazilerinin 47 53... sayılı kanunlar uyarınca dağıtıma tabi tutulduğu, dava konusu 2 51... parsel sayılı taşınmazların dağıtıma tabi tutulmadığını ileri sürerek ... Vakfı şahsiyeti maneviyesi adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesinde; yargılama aşamasındaki beyanlarında dava konusu yerlerin kendilerine ait olduğunu savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 27.07.1995 tarihli ve 1989/9 Esas, 1995/11 Karar sayılı kararı ile davacı ... Genel Müdürlüğünün davasının reddine, dava konusu 298 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline, 09.07.2002 tarihli ve 1978/857 Esas, 2002/17 Karar sayılı kararı ile davacı Hazinenin davasının kısmen kabulüne, dava konusu 122, 123, 132, 143, 145 parsel sayılı taşınmazların miktar fazlası kısımlarının Hazine adına tesciline karar verilmiştir. Dosyalar aşamalarda birleştirilip, tefrik edilip, yeniden birleştirilmek suretiyle yargılamaya devam edilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 27.07.1995 tarihli kararına karşı davacıVakıflar Genel Müdürlüğü tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (7). Hukuk Dairesinin 1996 tarihli ve 1995/7052 Esas, 1996/383 Karar sayılı ilamıyla; tarafların dayandığı tapu kayıtlarının revizyon durumlarının araştırılması, kayıt uygulamasında dava dışı parsellerin gözönünde bulundurulması, bilirkişi rapordunda belirtilen kamulaştırma haritası ve dağıtım cetvelinin dosyaya getirtilmesi, ondan sonra yöreyi iyi bilen yaşlı, tarafsız yerel bilirkili ve teknik bilirkişi aracılığıyla mahallinde keşif yapılması, tapu kayıt uygulamasının yapılması,kamulaştırmanın ne amaçla yapıldığının ve dağıtım cetveline göre mülkiyet durumunun saptanması, teknik bilirkişiden uygulamayı izlemeye elverişli olacak şekilde haritalı rapor alınması ondan sonra toplanan deliller değerlendirilirek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 09.07.2002 tarihli kararına karşı davacı Hazine, davalılar ..., ..., ... ve ... mirasçıları tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (7). Hukuk Dairesinin 21.11.2005 tarihli ve 2005/2428 Esas, 2005/3623 Karar sayılı ilamıyla; temyize konu 132, 139, 140, 1 43... parsel sayılı taşınmazlara revizyon gören ve kadastro tespitine dayanak yapılan davalı tarafın dayandığı Mayıs 1289 Yoklama 145 sayılı sicilden gelen 15.10.19 36... sayılı değişebilir ve genişletilmeye elverişli sınırlı, bu niteliği ile kapsamının miktarına itibar edilebilecekken miktarından fazlasıyla dava dışı 131, 141, 1 42... parsel sayılı taşınmazlara Mayıs 1289 Yoklama 144 sayılı sicilden Ekim 19 36... sayılı dava ve temyize konu 160, 1 63... parsel sayılı taşınmazlara revizyon gören değişebilir ve genişletilmeye elverişli sınırlı bu niteliğiyle kapsamının yüzölçümüne göre belirlenmesi zorunlu bulunan davalı tarafın tutunduğu tapu kaydının da dava dışı 161, 162, 352, 353, 399, 400, 4 03... parsel sayılı taşınmazlara yüzölçümünden fazlasıyla revizyon gördüğü, sözü edilen dava dışı taşınmazların kadastro tespitlerinin kesinleştiği dikkate alınarak kadastro tespitine dayanak yapılan davalı tarafın tutunduğu tapu ve vergi kayıtlarının dava dışı başka taşınmaz ya da taşınmazlara revizyon görüp görmediği araştırılmalı, başka taşınmazlara revizyon gördüğü ve davalı olduğu saptandığı takdirde dosyaların birleştirilmesi hususu düşünülmeli, daha sonra yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi, tutanak bilirkişilerinin tümü, tarafların aynı yöntemle göstereceği tanıklar, hazır olduğu halde taşınmazlar başında keşif yapılmalı, dayanılan tapu ve vergi kayıtları mahallinde uygulanmalı, uygulamadan kaydın revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlar özellikle gözönünde tutulmalı, tapu ve vergi kayıtlarında tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişilerce bilinemeyen sınır yerleri bulunduğu takdirde bu konuda taraflara tanık dinletme imkanı tanınmalı, uzman bilirkişiye kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinin haritada ayrı ayrı işaret ettirilmeli, bu yolla dava konusu taşınmazların dayanılan tapu kayıt kapsamında kalıp kalmadığı duraksamasız belirlenmeli, tümü yada bir bölümünün dayanılan kaydın kapsamı dışında kaldığı saptandığı takdirde vergi kaydının mülkiyet belgesi olmadığı zilyetlikle birleşmeyen vergi kaydına değer verilemeyeceği dikkate alınarak zilyetlik araştırması yapılmalı, bu konuda zilyetlik başlangıç günü,süresi, ve sürdürülüş biçimi hakkında yerle bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı bilgi alınmalı, kadastro tespitine dayanak yapılan davalı tarafın tutunduğu tapu kaydının miktar fazlaları yönünden tapu dışı ifraz ve paylaşmanın yapıldığı gün ile kadastro tespitlerinin yapıldığı gün arasında bağımsız iktisap sağlayan 20 yıllık sürenin geçip geçmediği saptanmalı, tapu kaydının miktar fazlasından oluşan bölüm ya da bölümler var ise 3402 sayılı Kadastro Kanun'un 14/son maddesi uyarınca belgesizden kazandırıc zamanaşımı zilyetliği nedeniyle başkaca mal tespit ya da tescil edilip edilmediği araştırılmalı, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye elverişli gerekçeli rapor alınmalı, bundan toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmeli, kabule göre de dava konusu 160,1 63... parsel sayılı taşınmazların tespit maliki davalı ...'nün 143 parsele yönelik olarak herhangi bir itiraz ve davası bulunmadığı, hazine tarafından açılan davaya usule uygun şekilde katılmadığı gözardı edilerek 09.04.1985 tarihli dilekçeye değer verilerek 143 parselin davalı ... adına tesciline karar verilmesinin, 145 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümü kadastro tutanağında 164.700,00 metrekare olarak gösterildiği halde haritada ve hüküm yerinde (K ve L ) harfleri ile gösterilen bölümlerin toplam yüzölçümünün 164.651,00 metrekare olduğu dikkate alındığında aradaki farklılığın hangi hukuksal nedenden kaynaklandığının hüküm yerinde irdelenip açıklanmamış olmasının isabetsiz olduğu gereğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kısmen kabulüne, dava konusu 122, 123, 139, 140, 143, 160, 163, 251, 2 98... parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitindeki gibi tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu 132 parsel sayılı taşınmazın (A) harfiyle gösterilen 100 dönümlük kısmının 10000000/14387752 hisse ile tespit maliki ... oğlu ... adına, geriye kalan kısmın 4387752/14387752 hisse olarak Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu 145 parsel sayılı taşınmazın (B) harfiyle gösterilen 100 dönümlük kısmının 100000/164651 hisse ile tespit maliki ... oğlu ... adına, geriye kalan kısmın 64651/164651 hisse olarak Hazine adına tapuya tesciline, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; Kararın usul ve kanun hükümlerine aykırı olduğunu, eksik inceleme neticesinde karar verildiğini, söz konusu taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğunu, zilyetlik iddialarının gerçeği yansıtmadığını, taşınmazların evveliyatında imar ve ihya görmediğini, bilirkişilerin imar ihyanın başlangıç tarihini tespit edemediğini, orman bilirkişi raporları hazırlanırken bilimsel kriterlerin göz ardı edildiğini, zilyetlikle kazanım şartlarının oluşmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davacı ... Genel Müdürlüğü temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan keşifte, dayandıkları Ekim-1945 tarihli ve 5 ve 19 sıra numaralı tapu kayıtlarının uygulanmadığını, dosya kapsamında bulunan önceki tarihli keşifte dayanılan tapu kayıtlarının dava konusu parsellerle birlikte 4-5 kilometrekarelik geniş bir alanı kapsadığının belirlendiğini, 13.07.1967 tarih ve 903 sayılı kanun ile 743 sayılı Türk Medeni Kanununa "Zilyetlikle İktisap yasağı" başlıklı 903 sayılı kanunla eklenen 81/B maddesi ve keza anılan kanunu değiştiren 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 117. maddesi ile 5737 sayılı ... Kanunu'nun 23. maddesi uyarınca Vakıfların malları üzerinde zilyetlik yoluyla iktisap hükümlerinin tatbik olunamayacağını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu 122, 123, 132, 139, 140, 143, 145, 160, 1 63... parsel sayılı taşınmazların tespitine esas tapu kayıtlarının başka taşınmazlara revizyon görüp görmediği, varsa miktar fazlası kısım yönünden zilyetlikle iktisap koşullarının davalılar yararına gerçekleşip gerçekleşmediği, dava konusu 2 51... parsel sayılı taşınmazların Vakıf tapusu kapsamında kalıp kalmadığı, kamulaştırmaya tabi tutulup tutulmadığına ilişkindir. Yargıtay bozma ilamına uyulmakla bozma ilamı lehine olan taraf yararına bir usuli hak doğmaktadır. Bu nedenle İlk Derece Mahkemesince, Yargıtay hükmüne uyulan bozma kararında gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yapılması ve bozma ilamında belirtilen hukuki esaslar gereğince karar verilmesi gerekir. Yani, bozma ilamına uymuş olan Mahkeme bu uyma kararı ile bağlı olup, bozma gereklerine uygun olarak işlem yapmak zorundadır. 1. Davacı ... Genel Müdürlüğü vekilinin dava konusu 2 51... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin verilen hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Her ne kadar, İlk Derece Mahkemesince, dava konusu 2 51... parsel sayılı taşınmazlara tatbik edilen tapu kaydının hudutlarında değişebilir ve genişletilmeye elverişli hudut olduğu ancak 3402 sayılı Kadastro Kanunu 14. maddesi uyarınca 20 yılı aşkın zilyetlik nedeniyle 100 dönümü aşmayan 251 nolu parselin 13.350,00 metrekare yüzölçümüyle tespit maliki zilyet ... oğlu ...adına, 298 nolu parselin de 41.500,00 metrekare yüzölçümüyle tespit maliki zilyet ... oğlu ... adına tesciline karar verilmiş ise devredilen karar usul ve kanuna uygun bulunmadığı gibi, yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermek için yeterli olduğundan da söz edilemez. Şöyle ki; Yargıtay bozma ilamına uyulmakla bozma ilamı lehine olan taraf yararına bir usuli hak doğmaktadır. Bu nedenle İlk Derece Mahkemesince, Yargıtay hükmüne uyulan bozma kararında gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yapılması ve bozma ilamında belirtilen hukuki esaslar gereğince karar verilmesi gerekir. Yani, bozma ilamına uymuş olan mahkeme bu uyma kararı ile bağlı olup, bozma gereklerine uygun olarak işlem yapmak zorundadır. Eldeki davada; İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyulduğu halde bozma ilamının gereklerinin tam ve eksiksiz olarak yerine getirildiği söylenemez. Zira; Davacı ... Genel Müdürlüğü vekili dava dilekçelerinde, Vakıf tapuları içerisinde kalan bir kısım taşınmazların dağıtıma ve kamulaştırmaya tabi tutulduğunu, dava konusu 2 51... parsel sayılı taşınmazların dağıtıma tabi tutulmadığını ileri sürerek dava konusu 2 58... parsel sayılı taşınmazların Vakıf adına tescilini talep etmiş olup davacı ... idaresinin dayandığı 25.10.1945 tarihli ve 5 sıra numaralı tapu kaydının dava konusu olmayan başka parsellere revizyon gördüğü, yine tespite esas tapu kayıtlarının da dava dışı başka parsellere revizyon gördüğü dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Öte yandan; her ne kadar İlk Derece Mahkemesi ile Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünce yapılan yazışmada, dava konusu taşınmazlarda kamulaştırma yapılmadığı bildirilmiş ise de davacı ... idaresinin dayandığı Ekim 945 tarihli 19 sıra numaralı tapu kaydının bir kısım tedavülü olan Nisan 952 tarihli 90... sıra numaralı tapu kayıtlarının, esasen ... Vakfına mukayyet olup 47 53... sayılı Kanunlar uyarınca kamulaştırıldığı ve 9 numaralı toprak tevzi komisyonunca dağıtıma tabi tutulmuş olması nedeniyle oluştuğu anlaşılmış olup İlk Derece Mahkemesince kamulaştırma haritası ve dağıtım cetveli ilgili kurumlardan yeterince araştırılmamıştır. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, öncelikle kamulaştırma haritasının ve dağıtım cetvelinin ilgili yerlerden titizlikle araştırılarak dosya içerisine alınması, dava konusu 2 51... parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma haritası ve dağıtım cetveli kapsamında bulunup bulunmadığının saptanması, tarafların dayandığı tapuların revizyon durumunun araştırılması, ondan sonra mahallinde yeniden keşif yapılarak davacı idarenin dayandığı Ekim 1945 tarihli 5 ve 19 sıra numaralı tapu kayıtlarının kapsamlarının belirlenmesi, her iki tarafın tapu kayıtlarının revizyon gördüğü parsellerin tümünü içine alacak şekilde komşu parsellerle dayanaklarını gösterir geniş kapsamlı haritasının düzenlenmesi, kamulaştırmanın ne amaçla yapıldığının ve dağıtım cetveline göre mülkiyet durumunun saptanması, fen bilirkişisinden denetime elverişli olacak şekilde haritalı rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ver araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. 2. Davacı Hazine vekilinin dava konusu 122, 123, 132, 139, 140, 143, 145, 160, 1 63... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin verilen hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Her ne kadar, İlk Derece Mahkemesince, dava konusu 1 22... parsel sayılı taşınmazların tespitine esas tapu kayıtlarının, her iki taşınmaza da uyduğu ancak değişebilir sınırlı olması nedeniyle miktarı ile geçerli olduğu, vergi kaydının da uyduğu ve miktarı fazla olan vergi kaydına üstünlük tanındığı, dava konusu 132, 139, 140, 143, 145, 160, 1 63... parsel sayılı taşınmazların tespitine esas tapu kaydının dava dışı başka parsellere revizyon gördüğü ve miktarından fazla yer edinildiği, 132 parsel sayılı taşınmazın 100 dönümlük kısmında ..., 145 parsel sayılı taşınmazın 100 dönümlük kısmında da ... yararına zilyetlikle iktisap koşullarının sağlandığı, 160, 1 63... parsel sayılı taşınmazların yüzölçümleri toplamının 100 dönümü geçmediği ve tespit maliklerinin zilyetliğinde olduğunun sabit olduğu gerekçesiyle 122, 123, 139, 140, 143, 160, 1 63... parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın reddiyle tespit gibi tescillerine, 132 parsel sayılı taşınmazın 04.11.2022 havale tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen 100 dönümlük kısmının 10000000/14387752 hisseyle tespit maliki ... oğlu ... adına, geriye kalan kısmın 4387752/14387752 hisse olarak Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu 145 parselin aynı tarihli fen bilirkişi raporunda (B) harfiyle gösterilen 100 dönümlük kısmının 100000/164651 hisse ile tespit maliki ... oğlu ... adına, geriye kalan kısmın 64651/164651 hisse olarak Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş ise de verilen karar usul ve kanuna uygun bulunmadığı gibi, yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermek için yeterli olduğundan da söz edilemez. Şöyle ki; Dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazlara uyduğu ancak dava dışı başka parsellere revizyon görerek miktarından fazla yer edinildiğinin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ne var ki; İlk Derece Mahkemesince yöntemine uygun şekilde vergi kaydı uygulaması yapılmamış, tapu ve vergi kayıtlarının sınırlarının aynı olup olmadığı üzerinde durulmamış, taşınmaz ya da taşınmaz bölümleri üzerinde sürdürülen zilyetliğin süresi ve niteliği kesin olarak belirlenmemiş, uyuşmazlığın çözümünde hava ve uydu fotoğraflarından yararlanılmamıştır. Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece öncelikle, dava ve tespit tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ilişkin hava fotoğrafları ile yüksek çözünürlüklü uydu fotoğrafları getirtilerek dosya arasına konulmalı; tespite esas vergi kayıtlarının eksiksiz bir şekilde temin edilerek, dosya ikmal edilmeli; vergi kayıtlarının başka parsellere revizyon görüp görmediği araştırılmalı; vergi kayıtlarının hudutları ile tespite esas tapu kayıtlarının hudutlarının aynı olup olmadığı üzerinde durulmalı; bundan sonra mahallinde,ziraat mühendisi, jeodezi ve fotogrametri mühendisi ve fen bilirkişileri ile yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek mahalli bilirkişiler, tespit bilirkişileri ve taraf tanıklarının katılımıyla yeniden keşif yapılmalı; yapılacak bu keşifte, tapu kaydı ile hudutları aynı olmayan vergi kayıtları, yerel bilirkişi yardımı ve uzman teknik bilirkişi eliyle yöntemince yerine uygulanmalı;vergi kayıtlarının kapsamları okunup, kayıtlarda yazılı hudutlar mahalli bilirkişilere zeminde göstertilmeli; taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimden kime kaldığı, kim tarafından ne zamandır ve ne sıfatla zilyet edildiği, zilyetliğin başlangıç günü, süresi ve sürdürülüş biçimi hakkında mahalli bilirkişi, tespit bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı bilgi alınmalı; mahalli bilirkişi ve tanıkların beyanları arasında çelişki doğması halinde gerektiğinde yüzleştirme yapılarak çelişkinin giderilmesine çalışılmalı; kayıtlarda yazılı olup yerel bilirkişilerce zeminde gösterilemeyen hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı;mahalli bilirkişi, tespit bilirkisi ve tanıkların kayıtların uygulanması ve taşınmazın tasarrufu hususundaki beyanları, komşu parsel tutanakları ve dayanakları kayıtlarla denetlenmeli;vergi kaydının sınır denetiminin yapıldığı ve kayıtların kapsamlarının kesin olarak gösterildiği keşfi izlemeye imkan veren, ayrıntılı ve gerekçeli rapor ve kroki alınmalı ve böylelikle taşınmazın tümünün ya da bir kısmının vergi kaydının kapsamında kalıp kalmadığı duraksamasız tespit edilmeli; dava konusu taşınmazın tamamen ya da kısmen vergi kaydı kapsamında kaldığının anlaşılması halinde, vergi kaydının zilyetlikle birleşmesi gerektiği ve zilyetliği en iyi belirleme aracının hava fotoğrafı olduğu değerlendirilerek, hava ve uydu fotoğrafları üzerinde jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiye inceleme yaptırılmak suretiyle, taşınmazların önceki ve şimdiki niteliğinin, taşınmazlar üzerinde zilyetliğin ne zaman başladığının, zilyetliğe ara verilip verilmediğinin, belirlenmesine çalışılmalı; ziraatçi bilirkişiden taşınmazların niteliği, üzerinde sürdürülen zilyetliğin ne zaman başladığı ve zilyetliğin hangi tasarruflarla sürdürüldüğü, zilyetliğe ara verilip verilmediği konusunda rapor düzenlemeleri istenilmeli; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesinde öngörülen sınırlamalar yönünden, davacının aynı kadastro çalışma bölgesi içinde adına belgesizden tespit edilen yer bulunup bulunmadığı Tapu Müdürlüğü, Kadastro Müdürlüğü ve Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğü’nden sorularak tespit edilmeli ve bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Kabule göre; 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesi gereğince mahkemelerce verilecek hükmün, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde, infazı kabil olması gerekmektedir. Dava konusu taşınmazın bir bölümünün zilyetleri adına tesciline karar verilecek hallerde bu kısmın ilgili parselden ifrazı ile aynı adaya son parsel numarası verilmek suretiyle zilyedi adına, kalan kısmın Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi gerekir. İlk Derece Mahkemesince, dava konusu 1 32... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hüküm kurulurken 04.11.2022 havale tarihli fen bilirkişisi raporunda (A) ve (B) harfi ile gösterilen 100 er dönümlük kısımların hükümde gösterilen payları oranında zilyetleri ve Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi de doğru değildir. Kaldı ki; Dosya kapsamından dava konusu olduğu anlaşılan 130, 279, 2 88... parsel sayılı taşınmazlar hakkında olumlu - olumsuz hüküm kurulmadığı anlaşılmıştır. Eldeki dosyada birden fazla kez birleştirme ve tefrik yapıldığı dikkate alınarak anılan taşınmazlar yönünden araştırma yapılmalı; bu taşınmazlara ait dosyaların tefrik edilip edilmediği, tefrik edilmişler ise tefrik edilen dosyalarda karar verilip verilmediği, tapuya tescil edilip edilmedikleri araştırılmalı; tefrik ile ayrı esasa kaydedilen taşınmazlar yönünden yeniden hüküm kurulamayacağı, ancak tefrik edilmeyip de eldeki davada hala dava konusu olan taşınmaz var ise tapuya tescil edilmiş olsa bile davalıdır şerhi konulmak suretiyle bu taşınmazlar yönünden yargılama yapılarak olumlu-olumsuz bir karar verilmesi gerektiği değerlendirilmelidir. VI. KARAR Yukarıda; (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı ... Genel Müdürlüğü vekilinin, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,

Peşin harcın istek halinde temyiz eden ... Genel Müdürlüğüne iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 21.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/63, K. 2026/2799, T. 21.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-63-e-2026-2799-k-dfa22d580cfd