Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/631 E. 2026/4361 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/631
Karar No
2026/4361
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1314 E., 2024/1658 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Havza Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2023/51 E., 2024/30 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Samsun ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında yapılan kadastro tespiti sırasında, 2 42... , 9, 13, 15, 2 43... , 2 44... ve 2 45... parsel sayılı sırasıyla 5.112.23 metrekare, 6.369.68 metrekare, 4.126.24 metrekare, 5.965.11 metrekare, 2.863.06 metrekare, 2.880.81 metrekare ve 5.167,69 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, tarla vasfıyla ... Paşa Vakfı adına tespit edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazların kadimden beri müvekkilinin kullanımında olduğunu ve 1228 tarihli vakfiye hudutnamesi kaydının dava konusu taşınmazları kapsamadığını belirterek, dava konusu taşınmazların müvekkili adına tapuya tescil edilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kazandırıcı zamanaşımı yoluyla iktisap şartlarının oluşmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "Yapılan tüm keşifler sırasında dinlenen tespit ve mahalli bilirkişileri, dava konusu taşınmazların davacı ...'e ait olduğunu, taşınmazların dededen babaya babadan da oğullara miras kaldığını, dava konusu taşınmazları 40 yılı aşkın süredir davacı tarafından kullanıldığını, davacının vefatından sonra da çocukları tarafından ortak olarak arpa, buğday, mısır, fındık ekerek kullanılmaya devam edildiğini beyan ettikleri, mahallinde fen ve 3 ziraat mühendisi bilirkişileri eşliğinde keşif yapıldığı, tespit ve mahalli bilirkişilerin dinlenildiği, keşif sonrasında alınan 03.05.2024 havale tarihli raporda, davalı dayanak kaydın, 1957 tarihli ve 1/25000 ölçekli F 36... ve F 36... numaralı memleket paftası ile kadastro paftasının sayısal ortamda çakıştırılarak incelenmesi neticesinde davalıya ait kaydın arazi miktarının 1000 dönüm, kaydın uygulandığı taşınmazların toplam yüzölçümünün ise 1428 dönüm olduğu, kaydın bu haliyle dava konusu parselleri ve daha geniş alanı miktar ve hudutları yönünden kapsamı içerisine aldığı, ziraat bilirkişi heyetinin mahkemeye ibraz etmiş oldukları 03.05.2024 havale tarihli bilirkişi raporunda dava konusu parsellerin tamamı için arazinin topografik durumu, toprak yapısı, işlenme durumu, üzerinde yetiştirilen tarımsal ürünler gözönüne alınarak bakıldığında uzun yıllardır tarımsal amaçlı kullanıldığı ve kadim kültür arazisi özelliği taşıdığı tespitiyle raporları dosyaya sunulduğu, dava konusu taşınmazların kadim tarım arazisi olduğu, ilgili taşınmazları davacının uzun yıllar nizasız ve fasılasız tasarruf ve zilyetliği altında tarım arazisi olarak kullandığı ve ekip biçtiği yapılan keşiflerde tespit edildiğinden, davalı vakfın gayrisahih vakıf olduğu ve gayrisahih vakıflara ait taşınmazların zilyetlik ile kazanılmasının mümkün olduğu, dava konusu taşınmazların davacının 40 yılı aşkın süredir zilyetliğinde bulunduğu ve davacı lehine 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu" gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile davacı muris ...'in mirasçılık belgesindeki payları oranında mirasçılar adına tapuya tescillerine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, davalı ... Paşa Vakfının gayrı sahih vakıflardan olduğunun kabulünün gerektiği, keşifte dinlenilen yerel bilirkişi ve tanık beyanlarının tespit tarihi öncesinde davacının ekonomik amaca uygun 20 yıldan fazla bir süre ile kullanıldığının belirtildiği, ziraat bilirkişi raporunda taşınmazların uzun yıllardır tarımsal amaçlı kullanıldığı ve kadim kültür arazisi olduğunun anlaşıldığı, dava konusu taşınmazlarda davacılar adına 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği" gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 117. maddesi gereğince vakıf mallarının zilyetlikle kazanılamayacağını ve eksik ve hatalı inceleme yapıldığını belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kazandırıcı zamanaşımı yoluyla zilyetliğe dayalı olarak dava konusu taşınmazlarda davacı tarafın hak sahibi olup olmadığı hususuna ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, kazandırıcı zamanaşımı yoluyla iktisap şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; verilen karar davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme yeterli görülmemektedir. Şöyle ki, İlk Derece Mahkemesince davacı taraf yararına zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkin yapılan araştırma yetersiz olup, dava konusu taşınmazlarda ilk tesis kadastrosunun yapıldığı 2007 yılından 15-20-25 yıl öncesine ait hava fotoğrafları dosya içerisine alınıp jeodezi bilirkişisi tarafından incelenmeden karar verilmiş, dosya kapsamında mevcut bilirkişi raporları yetersiz ve eksik araştırmaya dayalı olup hüküm kurmaya elverişli değildir. Hal böyle olunca; öncelikle dava konusu taşınmazlarda ilk tesis kadastrosunun yapıldığı 2007 yılından 15-20-25 yıl öncesine ait hava fotoğrafları dosya içerisine alınıp daha sonra mahallinde yöreyi iyi bilen önceki bilirkişiler dışında elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman fen, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişi ve 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulu, tutanak bilirkişileri, tarafların aynı yöntemle göstereceği tanıklar hazır olduğu halde, dava konusu taşınmazlar başında yeniden yapılacak keşifte, yerel ve tespit bilirkişi ve taraf tanıklarından, taşınmazlardaki zilyetliğin kime ait olduğu, kimden kime kaldığı, taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıç günü, süresi ve sürdürülüş biçimi, taşınmazın kim tarafından ne zamandan beri kullanıldığı hususlarında maddi olaylara dayalı bilgiler alınmalı, tanık ve bilirkişi sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, beyanları arasındaki çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak yöntemince giderilmeye çalışılmalı; ziraatçi bilirkişi kurulundan, taşınmazın toprak yapısını, bitki örtüsünü ve niteliğini, üzerlerinde sürdürülen zilyetliğin şeklini ve süresini, taşınmazların zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığını bildirir, komşu parsellerle karşılaştırmalı değerlendirmeyi içerir, somut verilere ve bilimsel esaslara dayanan ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiden de ilk tesis kadastrosunun yapıldığı 2007 yılından 15-20-25 yıl öncesine ait hava fotoğrafları üzerinden inceleme yapılarak dava konusu taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetliğin şeklini ve süresini, taşınmazların zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığını bildirir, komşu parsellerle karşılaştırmalı değerlendirmeyi içerir, imar ihyanın ne zaman başladığının ve ne zaman sona erdiğinin somut verilere ve bilimsel esaslara dayanan ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, taşınmazın farklı açılardan fotoğrafları çekilerek taşınmazın sınırları harita çizim programı vasıtasıyla fotoğraflara yansıtılmalı; fen bilirkişiden, keşfi izlemeye ve denetlemeye elverişli rapor ve kroki düzenlenmesi istenmeli; mahkeme hakiminin, taşınmazın konumuna, niteliğine ve çevre parsellerle karşılaştırılmalı olarak fiziksel özelliklerine ilişkin gözlemi keşif tutanağına aynen yansıtılmalı; bundan sonra toplanmış ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek tespit tarihine kadar davacı gerçek kişi yararına (eklemeli yahut müstakilen) zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14. maddesi uyarınca, davacı yanında, murisler yönünden de ilgili Tapu ve Kadastro Müdürlükleri ile Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünden araştırma yapılıp, aynı Kanun'un 03.07.2005 tarihli 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanma Kanunu ile değiştirilen 14/2. maddesi gereğince sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, Kanun'un getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı görülmüştür. İlk Derece Mahkemesince bu hususlar gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi ve Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/631, K. 2026/4361, T. 15.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-631-e-2026-4361-k-91c1bff88c8e