Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/6077 E. 2026/2849 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6077
Karar No
2026/2849
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2019/2 E., 2024/14 K.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ... /... Mahalle çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu çalışmaları sırasında, tapuda Hazine adına kayıtlı bulunan eski ada 2224 parsel sayılı 29.100 m² yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 2 39... parsel numarasıyla 27.034,64 m² yüzölçümlü olarak; ... adına tapuda kayıtlı bulunan eski 2222 parsel sayılı 10.500 m² yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 2 39... parsel numarasıyla 8.692,52 m² yüzölçümlü olarak; ... adına tapuda kayıtlı bulunan eski 6818 parsel sayılı 13.533,73 m² yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 2 39... parsel numarasıyla 9.521,44 m² yüzölçümlü olarak; ... ve ... adına tapuda kayıtlı bulunan eski 2112 parsel sayılı 9.000 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 2 39... parsel numarasıyla 10.272,17 m² yüzölçümlü olarak ve ... ve müşterekleri adına tapuda kayıtlı bulunan eski 2113 parsel sayılı 33.100 m² yüzölçümündeki taşınmaz ise, yeni 2 39... parsel numarasıyla 31.553,63 m² yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. 2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında Hazineye ait ... /Aşağı Mahalle eski ada 22 24... ada 73 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün eksildiğini ve eksikliğin davalılara ait 2 39... ve 76 parsel sayılı taşınmazdan kaynaklandığını ileri sürerek, eski hale getirilmesini talep etmiş ve yargılama sırasında İlk Derece Mahkemesince mahallinde yapılan keşif sonrasında davacı Hazineye ait taşınmazdaki eksikliğin uygulama kadastro sırasında yol olarak bırakılan taşınmaz ile 2 39... ve 72 parsel sayılı taşınmazlardan kaynaklandığından bahisle ..., ... ve arkadaşları ile ... ve müştereklerinin dahili davalı olarak davaya katılımı sağlanmıştır. II. CEVAP Davalılar cevaplarında; davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 21.10.2015 tarihli ve 2013/ 92... /72 Karar sayılı kararıyla, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 2 39... ve 76 parsel sayılı taşınmazların uygulama tespiti gibi tapuya tescillerine, fen bilirkişiler tarafından hazırlanan 26.02.2015 havale tarihli rapor ve eki haritada (A) harfiyle gösterilen 788,26 m² yüzölçümündeki yolun, 2 39... parsel sayılı taşınmazın (B) harfiyle gösterilen 544,37 m² yüzölçümündeki bölümün, 2 39... parsel sayılı taşınmazın (C) harfiyle gösterilen 687,56 m² yüzölçümündeki bölümün ifrazıyla davacıya ait taşınmaza eklenmek suretiyle, davacıya ait 2 39... parsel sayılı taşınmazın 29.054,87 m² yüzölçümlü olarak tapuya tesciline, aynı rapor ve eki haritada 2 39... parsel sayılı taşınmazın (D) harfiyle gösterilen 873,77 m² yüzölçümündeki bölüm ile 2 39... parsel sayılı taşınmazın (E) harfiyle gösterilen 407,20 m² yüzölçümündeki bölümün taşınmazlardan ifrazıyla yol olarak terkinine, 2 39... parsel sayılı taşınmazın 30.458,87 m², 2 39... parsel sayılı taşınmazın 8.854,03 m² yüzölçümlü olarak tapuya tescillerine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda 21.10.2015 tarihli ve 2013/ 92... /72 Karar sayılı kararına karşı davacı Hazine vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 11.10.2018 tarihli ve 2016/18 62... /5705 Karar sayılı ilamıyla ''Somut olayda İlk Derece Mahkemesince, yukarıda açıklanan ilke ve esaslar çerçevesinde inceleme ve araştırma yapılmamış, arazi (kullanım) kadastrosuna ait ölçü krokisi, hesap cetveli, ölçü cetveli, komşu parsellere ait kadastro ve uygulama kadastro tutanakları ve dayanakları getirtilip uygulanmamış, mahalli bilirkişi ve tanıklar taşınmazlar arasındaki sınırın zeminde bulunan sabit nitelikteki duvar olduğunu belirttikleri halde bu sınır teknik bilirkişi raporunda gösterilmemiş, tesis kadastrosundan öncede bulunup bulunmadığı, bir diğer değişle sabit sınır teşkil edip etmediği yöntemince araştırılmamış, dava konusu taşınmazlar arasındaki sınır yenileme tespitinde sabit sınır tipinde, komisyon kararında ise geçerli sınır tipinde değerlendirildiği halde bu hususun nedenleri üzerinde de durulmamıştır. Yetersiz inceleme ve araştırmaya dayanılarak karar verilemez. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince doğru sonuca varılabilmesi için, öncelikle denetime veri teşkil edecek orijinal ölçü krokisi, ölçü cetveli ve diğer belgeler getirtilerek dosya ikmal edilmeli, bundan sonra mahallinde yeniden ve yukarıda açıklanan ilkelere uygun şekilde keşif yapılarak dava konusu taşınmazlar arasında bulunduğu belirtilen duvarın tesis kadastrosu sırasında mevcut olup olmadığı, sınırlandırmaya esas alınıp alınmadığı ve sabit sınır niteliğinde olup olmadığı mahalli bilirkişi ve tanıklardan sorulup saptanmalı, ayrıca tesis kadastrosuna esas alınan ölçü krokisi ve diğer belgelerle de bu husus belirlenmeli, kısaca tesis kadastrosu sırasında ölçülen alanın neresi olduğu belirlenmeli, yapılacak keşfi ve uygulamaları denetlemek üzere üç kişilik uzman bilirkişi kurulundan denetime elverişli, gerekçeli ve ayrıntılı rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir karar verilmelidir. İlk Derece Mahkemesince, yetersiz bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi isabetsiz olduğundan hükmün bozulmasına karar verilmiştir.'' gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararla, "bozma ilamı doğrultusunda mahallinde yeniden keşif yapıldığı mahalli ve tespit bilirkişilerinin dinlendiği, bilirkişiler tarafından gerekli tespitlerin yapıldığı, ölçüm ve çakıştırma işlemlerinin gerçekleştirildiği, bilirkişiler tarafından tanzim olunan raporlar doğrultusunda karar verildiği" gerekçesiyle davacının Kadastro Müdürlüğüne yönelik davasının husumet (pasif taraf sıfatı) yokluğu nedeniyle usulden reddine, davacının davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 76 parsel sayılı taşınmazların uygulama tespiti gibi tesciline, 2 39... parsel sayılı taşınmazın uygulama tespitinin iptaliyle, 12.03.2024 tanzim tarihli harita (Jeodezi) mühendisleri tarafından hazırlanan bilirkişi raporu krokisinde (düzeltme krokisi) de belirtildiği şekilde (A) harfiyle gösterilen yeşil taralı 2.691,94 m² alanın adı geçen parsele eklenerek 29.726,58 m² yüzölçümü olarak tespit ile tapuya tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; kadastro çalışmalarında tevzi paftalarının uygulanmadığını, tevzi paftası uygulanmasa da her iki paftanın şeklen birbirine uygun olduğu görülmesine rağmen ölçüm farklılıkları oluşabileceğinin bilirkişisi raporlarından anlaşıldığını, dava konusu Hazineye ait 2 39... parseldeki eksikliğin doğu ve batı sınırındaki değişkenlikten kaynaklandığını, öncelikle doğu sınırındaki yolun güzergah değiştirip değiştirmediğinin ve bu yola başka paralel yol bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini ve eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, uygulama kadastrosu tespitine itiraza ilişkin olup, dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun' un 22/2.a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanuna uygun şekilde yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır. 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, davacı Hazine vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir 2. Somut olayda; İlk Derece Mahkemesince, dava konusu 2 39... ve 72 parsel sayılı taşınmazlar yönünden uygulama kadastrosu tespiti gibi tescillerine karar verilmiş ise de, mahkemenin değerlendirmesi dosya içeriğine uygun bulunmamaktadır. Şöyle ki; İlk Derece Mahkemesinin bozma ilamına konu 21.10.2015 tarihli ve 2013/ 92... /72 Karar sayılı önceki kararıyla, 2 39... parsel sayılı taşınmazın (B) harfiyle gösterilen 544,37 m² yüzölçümündeki bölümünün ve 2 39... parsel sayılı taşınmazın (C) harfiyle gösterilen 687,56 m² yüzölçümündeki bölümünün ifrazıyla davacıya ait taşınmaza eklenmek suretiyle, davacıya ait 2 39... parsel sayılı taşınmazın 29.054,87 m², yüzölçümlü olarak tapuya tesciline; aynı rapor ve eki haritada 2 39... parsel sayılı taşınmazın (D) harfiyle gösterilen 873,77 m² yüzölçümündeki bölüm ile 2 39... parsel sayılı taşınmazın (E) harfiyle gösterilen 407,20 m² yüzölçümündeki bölümünün taşınmazlardan ifrazıyla yol olarak terkinine ve 2 39... parsel sayılı taşınmazın 30.458,87 m², 2 39... parsel sayılı taşınmazın 8.854,03 m² yüzölçümlü olarak tapuya tesciline karar verilmiş ve bu karar, sadece davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Buna göre, söz konusu karar, sadece Hazine vekili tarafından temyiz edilmiş olduğundan, önceki kararla davacı Hazine adına tesciline karar verilen (B) ve (C) harfleriyle bölümler yönünden davacı Hazine yararına usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, dava konusu 2 39... ve 72 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davacı Hazine lehine oluşan usuli kazanılmış hakkı ihlal edecek şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı Hazine vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının, yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile ilk Derece Mahkemesi hükmünün 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi gereğince dava konusu 1 23... parsel yönünden BOZULMASINA; 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 22.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/6077, K. 2026/2849, T. 22.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-6077-e-2026-2849-k-5424e1f5127e