Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/2183 E. 2026/11165 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2183
Karar No
2026/11165
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2025/508 Esas, 2025/1155 Karar

I. YARGI YERİ BELİRLENMESİNE KONU KARARLAR A. Şanlıurfa 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 27.02.2025 Tarihli ve 2024/1051 Esas, 2025/239 Karar Sayılı Kararı Somut olayda dava konusu kira sözleşmesinde kiraya verenin dava dışı ... Bilişim Güvenlik Sistemleri İnşaat Sanayi Ticaret ve Limited Şirketi ve kiracının davalı ... arasında düzenlenen 01.07.2019 tarihli kira sözleşmesinin hususi şartlar başlığı altında 24 üncü maddesinde yetki şartının düzenlendiği ve İstanbul Mahkemelerinin yetkili olarak tayin edildiği, 09.10.2024 tarihi itibariyle dava konusu taşınmazın davacı ...'a satıldığı, 01.07.2019 tarihli sözleşmenin geçerliliğini koruyacağının taraflarca kabul edildiği anlaşıldığından artık sözleşmenin tarafı haline gelen davacı için de bağlayıcı olduğu, davalı tarafın da süresi içinde yetki itirazında bulunarak yetkili mahkemeyi gösterdiği gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.

B. İstanbul 8. Sulh Hukuk Mahkemesinin 21.11.2025 Tarihli ve 2025/508 Esas, 2025/1155 Karar Sayılı Kararı Somut olayda, dava kira akdine dayalı kira parasının tespitine ilişkin olup, yetkili mahkemenin sözleşmesinin ifa edileceği kiralanan gayrimenkulün bulunduğu yer mahkemesi olduğu, somut olayda kiraya veren davacı gerçek kişinin tacir olduğuna dair dosyada delil bulunmadığı gibi yetkisizlik kararı veren Şanlıurfa 3. Sulh Hukuk Mahkemesince davacının yetki anlaşmasının yapma koşulu olan tacir olup olmadığı yönünden araştırma yapılmaksızın Mahkememize yetkisizlik kararı verildiği, yapılan araştırma neticesinde davacının emekli öğretmen olduğu, davacının SGK ve vergi kayıtlarında adına kayıtlı herhangi bir ticari işletme kaydı bulunmadığı ve davacının tacir olmadığı anlaşılmakla yapılan yetki sözleşmesi geçerli olmadığı dolayısıyla Şanlıurfa 3. Sulh Hukuk Mahkemesince verilen yetkisizlik kararının yerinde olmadığı gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.

II. GEREKÇE A. Uyuşmazlık Uyuşmazlık, kira bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

B. İlgili Hukuk 1. Farklı bölge adliye mahkemelerinin yargı çevresinde kalan ilk derece mahkemeleri ile bölge adliye mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarının giderilmesi isteminin hukuki dayanağı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 21... nci maddeleri ile 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un (5235 sayılı Kanun) 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan düzenlemelerdir.

2. 6100 sayılı Kanun'un “Genel yetkili mahkeme” başlıklı 6 ncı maddesinin birinci fıkrası şöyledir: “Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.”

3. 6100 sayılı Kanun'un “Bir yerde geçici olarak oturanlara karşı açılacak davalarda yetki” başlıklı 8 inci maddesi şöyledir: “Memur, işçi, öğrenci, asker gibi, bir yerde geçici olarak oturanlara karşı açılacak alacak veya taşınır mal davaları için, orada bulunmaları uzunca bir süre devam edebilecekse, bulundukları yer mahkemesi de yetkilidir.”

4. 6100 sayılı Kanun'un “Sözleşmeden doğan davalarda yetki” başlıklı 10 uncu maddesi şöyledir: “Sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir. ” 5. 6100 sayılı Kanun'un “Taşınmazın aynından doğan davalarda yetki” başlıklı 12 nci maddesinin birinci fıkrası şöyledir: “Taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin veya ayni hak sahipliğinde değişikliğe yol açabilecek davalar ile taşınmazın zilyetliğine yahut alıkoyma hakkına ilişkin davalarda, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. ” 6. 6100 sayılı Kanun'un “Şubeler ve tüzel kişilerle ilgili davalarda yetki” başlıklı 14 üncü maddesinin birinci fıkrası şöyledir: “Bir şubenin işlemlerinden doğan davalarda, o şubenin bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir. ” 7. 6100 sayılı Kanun'un “Yetki sözleşmesi” başlıklı 17 nci maddesi şöyledir: “Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır. ” 8. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) “İfa yeri” başlıklı 89 uncu maddesi şöyledir: “Borcun ifa yeri, tarafların açık veya örtülü iradelerine göre belirlenir. Aksine bir anlaşma yoksa, aşağıdaki hükümler uygulanır; 1. Para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde, 2. Parça borçları, sözleşmenin kurulduğu sırada borç konusunun bulunduğu yerde, 3. Bunların dışındaki bütün borçlar, doğumları sırasında borçlunun yerleşim yerinde, ifa edilir.”

C. Değerlendirme 1. Kiralanan taşınmazlardan kaynaklı açılan herhangi bir dava, taşınmaz üzerindeki bir aynî hakka ilişkin bulunmadığı için, bu davalar taşınmazın aynının bulunduğu yer mahkemesinde açılmak zorunda değildir. Diğer bir ifadeyle, kesin yetkiyi düzenleyen 6100 sayılı Kanun'un 12 nci maddesi hükmüne tâbi değildir. Fakat, kira sözleşmesine dayanan bu davaların diğer yetki kurallarına (6100 sayılı Kanun'un 6 ncı, 8 inci, 10 uncu vb hükümlerine) göre taşınmazın bulunduğu yerde açılması da mümkündür. Özellikle, taşınmazın bulunduğu yer kira sözleşmesinin ifa edileceği (yerine getirileceği, icra olunacağı) yerdir. Bu nedenle, kira sözleşmesine dayanan bir dava sözleşmenin ifa olunacağı yer olan taşınmazın bulunduğu yerde açılabilir.

2. Bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman seçme hakkı davalılara geçer.

3. Bir davada, birden fazla yetkili mahkeme bulunması halinde yetkili mahkemeyi seçme hakkı davacıya aittir. Davacı, yetkisiz bir mahkemede dava açmışsa, seçme hakkı itiraz eden davalıya geçer, davalının bildirdiği yetkili mahkemede davanın görülmesi gerekir. Yetki itirazının dinlenebilmesi için, davalı itirazında yetkili mahkemenin gösterilmesi zorunludur. Davacı, genel ve özel yetki kurallarına göre, kendisine verilen seçimlik hakkını yasaya uygun kullanmaz ise seçim hakkı davalıya geçer. Seçim hakkı kullanılırsa davalının bildirdiği yetkili mahkemeye dosyanın gönderilmesine karar verilir. Yetkisizlik kararında, yetki itirazında bildirilmemiş olan mahkemenin yetkili olduğuna karar verilemez.

4. Taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmayan Kira Sözleşmesinin 24 üncü maddesinde herhangi bir anlaşmazlık vukuunda tarafların İstanbul (...) Mahkemelerinin ve İcra Dairelerinin yetkili olacağını kabul ettikleri kararlaştırılmıştır. Dava, 6100 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdikten sonra, açılmış olup, sözleşmedeki yetki şartının geçerli olup olmadığı 6100 sayılı Kanun hükümlerine göre belirlenecektir. Söz konusu Kanun'un Yetki Sözleşmesi başlıklı 17 nci maddesinde "tacirler ve kamu tüzel kişilerinin" sözleşme ile yetkili mahkemeyi belirleyebilecekleri öngörülmüştür. Düzenleme ile gerçek kişilerin korunması amaçlanmış, tacirler veya kamu tüzel kişileri dışındaki gerçek kişilerin, kendi aralarında yetki sözleşmesi yapmaları kabul edilmemiştir.

5. Somut olayda, sözleşmenin nispiliği ilkesi gereği, yapılan sözleşme sadece taraflar arasında hüküm ve sonuç doğuracağından kira sözleşmesinde yer alan yetki şartı davacı tacir olmadığından somut olayın taraflarını bağlamayacaktır. Yetki sözleşmesinin yapılmış olması da resen yetkisizlik kararı verilebilecek hallerden değildir. Somut olayda davanın kira sözleşmesinin ifa edileceği taşınmazın bulunduğu yer olan Haliliye ilçesinin bağlı bulunduğu Şanlıurfa 3. Sulh Hukuk Mahkemelerinde açıldığı anlaşıldığından, uyuşmazlığın Şanlıurfa 3. Sulh Hukuk Mahkemesinde sonuçlandırılması gerekmektedir.

III. KARAR Açıklanan sebeplerle; 6100 sayılı Kanun’un 21... nci maddeleri ile 5235 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince Şanlıurfa 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE,

15.06.2026 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/2183, K. 2026/11165, T. 15.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-2183-e-2026-11165-k-dd69e18771e8