Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/2115 E. 2026/11920 K.
Konu: El Atmanın Önlenmesi, Müdahalenin Meni İle Ecrimisil
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2115
- Karar No
- 2026/11920
- Karar Tarihi
- Konu
- El Atmanın Önlenmesi, Müdahalenin Meni İle Ecrimisil
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1408 Esas, 2025/1837 Karar KARAR : Esastan ret/Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 6. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/12 Esas, 2025/142 Karar
Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi, müdahalenin meni ile ecrimisil davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın ecrimisil talebi yönünden reddine, kamulaştırmasız el atma tazminat bedeli yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Kararın istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın ecrimisil bedeli yönünden reddi ile kamulaştırmasız el atma tazminat bedeli yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı idare istinaf başvurusunun esastan reddi ile davacı vekili istinaf başvurunun kabulü İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davacının el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun'un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihinin 15.10.2025 olduğu ve 7550 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 6100 sayılı Kanun'un Ek Madde 1 inci maddesinin ikinci fıkrasına getirilen değişikliğin yürürlükte olduğu anlaşıldığından hüküm altına alınan ve temyize konu edilen ecrimisil miktarının dava tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 72.070,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; ecrimisil talebi yönünden davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktar itibarıyla reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı idare vekilinin el atmanın önlenmesi müdahalenin meni talebi yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin İstanbul ili, ... ilçesi, ... köyü 12 23... parsel sayılı taşınmazı üzerinde ... tarafından pazar yeri olarak kullanılarak sürdürülen haksız el atmanın önlenmesine ve müdahalenin mennine, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak üzere şimdilik 2.000,00 TL ecrimisilin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçelerinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın ecrimisil bedeli yönünden reddi ile kamulaştırmasız el atma tazminat bedeli yönünden kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece el atmanın önlenmesi talepleri hakkında bir karar vermediğini, mülkiyet bedeli talepleri olmadan mülkiyet bedeline hükmedildiğini, taşınmaza davalı ... tarafından fiilen el atıldığı gibi 06.07.2015 tarihli işlemle 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 7 nci maddesi uyarınca şerh konulduğunu ileri sürmüştür.
2. Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; 2942 sayılı Kanun'un Geçici 12 nci maddesine göre yargılama yapılması gerektiğini, uzlaşma dava şartının yerine getirilmediğini, emsal incelemesinin usulüne uygun yapılmadığını, vekâlet ücretinin maktu hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının maliki olduğu İstanbul ili, ... ilçesi, ... köyü 12 23... parsel sayılı taşınmaz üzerinde 06.07.2015 tarihinde davalı idare lehine kamulaştırma beyanının işlendiği ve fen bilirkişisi raporuna göre davalı idare tarafından kamulaştırma işlemleri tamamlanmaksızın pazar yeri olarak fiilen kullanıldığı anlaşıldığından kamulaştırmasız el atmanın varlığı sübuta erdiğine göre, davacı tarafın el atmanın önlenmesi talebinin kabulü ile davalı idarenin taşınmaza pazar yeri olarak el atmasının önlenmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mülkiyet bedeline hükmedilip tapu iptali ve tescil kararı verilmesi doğru görülmediği gibi; pazar yeri olarak davalı idarece el atılan 399,80 m² yüzölçümlü dava konusu taşınmazın tapu kaydına 06.07.2015 tarihli işlemle 2942 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi uyarınca davalı belediyece şerh konulduğundan 5 yıldır pazar yeri olarak kullanıldığını ispat külfetinin davacı yönünden gerçekleştiği, aksini ispat külfetinin davalı idarede olduğu, somut olay bakımından davacının ecrimisil zararı oluşacağı, bu talebinin bilirkişi raporunda dava tarihinden geriye dönük 5 yıl (2015-2020 yılları) için toplam 62.261,95 TL hesaplandığı gözetilerek talebin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmesi, doğru görülmediği gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun esastan reddi ile davacı vekilinin istinaf başvurunun kabulü İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davacının el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talebinin kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf nedenlerini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalı idare Vekilinin Ecrimisil Talebine İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE, B. Davalı idare vekilinin Müdahalenin Önlenmesine İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı kalan harcın davalı idareden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.