Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/1732 E. 2026/11923 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1732
Karar No
2026/11923
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3384 Esas, 2025/2207 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/186 Esas, 2024/49 Karar

Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 22 nci maddesine göre davacıya geri alım hakkının kullandırılarak tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, mümkün olmadığı takdirde geri alım hakkının kullandırılmaması nedeniyle uğranılan zararın tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı kurum tarafından kamulaştırılan ... ili, Kaynaşlı ilçesi, ... köyü 198 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma amacına uygun kullanılmaması nedeniyle söz konusu taşınmazın geri alım hakkının kullandırılarak dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline, bu talep yerinde görülmez ise zararın tespiti ile bedelin davalı kurumdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, yargılama gideri ile vekâlet ücretinin davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; idarenin taşınmazı kamulaştırdığını, kamulaştırma bedelinin yatırıldığını ve noter tebligatlarının çekildiğini, idare aleyhine tezyidi bedel davası açıldığını ve karar sonucu hükmedilen bedelin de idarece ödendiğini, tapu kayıt maliklerinin tapuda ferağ işlemi yaptırmadığından kamulaştırılan taşınmazın idare adına tescilinin mümkün olmadığını, taşınmazın idare adına tescilini sağlamak amacıyla, ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/411 Esas sayılı dosyası ile tescil davasının açıldığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın ve terditli davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın idareye açılan geri alım davası olmadığından reddedilemeyeceğini, bu dava için 5+1 senelik hak düşürücü süre söz konusu olmadığını, resmi belgenin olduğu yerde tanık deliline itibar edilmesinin hatalı olduğunu, tanık beyanlarının lehe olan kısımlarının gerekçeli karara alınmadığını, sadece aleyhe olan kısımlarının kopyalandığını, tanık beyanına göre tazminat haklarının yok edilmesinin asla kabul etmediklerini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2942 sayılı Kanun'un 22 nci maddesine 11.09.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6552 sayılı Kanun ile eklenen üçüncü fıkra ile mal sahiplerinin kanundan kaynaklanan yetkilerini kullanabilmeleri için 5 yıllık hak düşürücü süre öngörülmüş olup, davanın açıldığı tarihe kadar 5 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu anlaşılmakla davanın hak düşürücü süreden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde bulunan hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırılan dava konusu taşınmaza ilişkin olarak davacının geri alım hakkının bulunup bulunmadığına ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/1732, K. 2026/11923, T. 23.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-1732-e-2026-11923-k-ed3ab0d97d9b