Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/1036 E. 2026/11927 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1036
- Karar No
- 2026/11927
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/356 Esas, 2025/2025 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 12. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/205 Esas, 2023/316 Karar
Taraflar arasındaki imar uygulaması sırasında bedele dönüştürülen davacı payına takdir edilen karşılığın artırılması istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, Kadıköy ilçesi, ... Mahallesi eski 1 43... ada 17 parselde sayılı taşınmazda yapılan imar uygulaması ile müvekkilinin payının bedele dönüştürüldüğünü ileri sürerek bedele dönüşen kısımlar için takdir edilen karşılığın artırılmasını talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; ipotek bedelinin ilgilisine ödendiğini, dava konusu taşınmazın bulunduğu bölge riskli alan ilan edildiğinden Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının sorumlu olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, imar planının iptali için idari yargıda açılan davaların dikkate alınmadığını ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; ipotek bedelinin ilgilisine ödendiğini, dava konusu taşınmazın bulunduğu bölge riskli alan ilan edildiğinden Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının sorumlu olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, imar planının iptali için idari yargıda açılan davaların dikkate alınmadığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki taşınmaza imar uygulamasının tapuya tescil edildiği tarih değerlendirme tarihi esas alınarak tespit edilen ipotek bedelinin Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi tablosu uygulanarak dava tarihine güncellenmek suretiyle ipotek bedelinin artırılmasına ve davalı idareden tahsiline karar verilmesinin doğru olduğu, davacıya yapılan ödemenin hüküm altına alınan bedelden mahsup edildiği, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesinin 13 üncü fıkrası uyarınca iptal kararı dava açan kişi yönünden bağlayıcı olup (Bkz. aynı doğrultuda Yargıtay 5.Hukuk Dairesinin 2022/11531 Esas, 2023/1973 Karar sayılı ilamı). belirtilen iptal kararının davacısının dava dışı şahıslar olduğu anlaşıldığından, davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dava konusu taşınmaza 6745 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 12 nci maddesi uyarınca uygulamanın tapuda tescil edildiği tarih değerlendirme tarihi olarak esas alınıp, emsal karşılaştırması sonucu tespit edilen bedelin, TÜİK tarafından açıklanan Yİ-ÜFE tablosuna göre dava tarihine güncellenmesi suretiyle değer biçilmesinde ve davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.