Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/1382 E. 2026/11925 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1382
- Karar No
- 2026/11925
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI: 2025/1428 Esas, 2025/1786 Karar KARAR: Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ: Patnos 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2024/287 Esas, 2025/317 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın
Kararın istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Temyizdeki parasal sınırların uygulanmasına ilişkin 6100 sayılı Kanun'un Ek-1 inci maddesine 14.11.2024 tarihinde yürürlüğe giren, 7531 sayılı Kanun'un 22 inci maddesi ile “İstinaf ve temyiz kanun yoluna başvuruda esas alınan parasal sınırda yeniden değerleme nedeniyle meydana gelen artış, bölge adliye mahkemesinin kaldırma veya Yargıtayın bozma kararları üzerine yeniden verilen kararlar hakkında uygulanmaz, ilk karar tarihinde geçerli olan parasal sınırlar esas alınır." şeklinde üçüncü fıkra eklenmiş, akabinde bu fıkra 04.06.2025 tarihinde yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile yürürlükten kaldırılmış ve aynı Kanun ile 6100 sayılı Kanun'un Ek-1 inci maddesinin ikinci fıkrası "200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." şeklinde değiştirilmiştir.
Dosya içeriğine göre; Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihinin 18.11.2025 olduğu ve 7550 sayılı Kanun'un 20 inci maddesi ile 6100 sayılı Kanun'un Ek-1 inci maddesinin ikinci fıkrasına getirilen değişikliğin yürürlükte olduğu anlaşıldığından, hüküm altına alınan ecrimisil bedeli dava tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL'nin altında kalmaktadır.
Bu nedenle; ecrimisil bedeli yönünden davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktar itibarıyla reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı idare vekilinin el atma nedeniyle tazminat bedeli yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Ağrı ili, Patnos ilçesi, ... köyü, köycivarı mevki kain 1 25... nolu parsel sayılı taşınmazın Badişan Deresinin yatak değiştirmesi nedeniyle davalı idare tarafından fiilen el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedeli ve ecrimisilin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; 1959'dan beri söz konusu taşınmazın bir kısmının nehir yatağına kıyısı var ise nehrin içinde kalan taşınmazın nasıl özel mülkiyete konu olduğunu, kamulaştırmasız el atmadan söz edilebilmesi için idarenin eylemi olarak taşınmaza el koyup malikin kullanımını tamamen ortadan kaldırması gerektiğini, taşınmaz malikinin ecrimisil tazminatı isteyebilmesi için de; ecrimisile konu taşınmazın sahibinin rızası dışında kötü niyetli bir kişi tarafından işgal edilmesi gerektiği ve haksız kullanın ile taşınmaz sahibinin arasında illiyet bağı bulunması gerektiğini, davaya konu somut olayda müvekkil idarece herhangi bir işgal olmadığından davacı yanın ecrimisil talebinin de yersiz olduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişilerce yapılan hesaplamanın taşınmazın vasfı, kapitalizasyon faizi oranı, üretim masrafları hesabı, objektif değer artışı ve belirlenen birim fiyat yönlerinden hatalı olduğunu buna rağmen yerel mahkemece hatalı bilirkişi raporu karara esas alınmış, talep ve itirazlarının gözetilmediğini, yerel mahkemenin eksik ve hatalı düzenlenmiş bilirkişi raporunu esas alması ve belirttiğimiz itiraz ve taleplerimizi dikkate almaması hukuki açıdan isabetli olmadığını, böylece kamu kaynaklarının doğru kullanımı ve bireysel yarar ile kamu yararı arasında adil bir denge sağlanamadığını beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istinaf sebebi olarak bildirmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince bilirkişi heyetinin 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 15 inci maddesindeki usul ve esaslara göre tayin edilip keşif yapılmasında, taşınmazın arazi olarak kabul edilmesinde, sulu arazi niteliğindeki taşınmaza ekilebilir ürün gelirine göre gelir metodu kullanılarak bilimsel yolla, dosyaya getirilen resmi veriler esas alınarak net gelirin tespit edilmesinde, taşınmazın niteliğine uygun kapitalizasyon faiz oranının %4 olarak uygulanarak metrekare birim fiyatının 17,51 TL belirlenmesinde, Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü'nün parsel sorgulama uygulaması sitesinden edinilen bilgilerden tespit edilen dava konusu taşınmazın konumu, yerleşim birimine yakınlığı ve bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özellikleri de dikkate alınarak %20 oranında objektif değer artışı uygulanmasında, bir isabetsizlik görülmediği ancak İlk Derece Mahkemesi ilk kararı ile dava konusu edilen taşınmazın fen bilirkişisi raporunda B harfi ile göstermiş olduğu alanın bedeline hükmedildiği, İlk Derece Mahkemesinin ilk kararının davacı tarafça istinaf edilmediği, bu durumda kaldırma kararı sonrası yeni belirlenen alanlar işbu davada karara bağlanmaması gerekirken, kaldırma kararından sonra yapılan yargılamada C harfi ile gösterili alanında da dereden etkilenen alan olduğu belirlenerek yapılan ıslah ile bu alanın bedeline hükmedilmiş olmasının doğru görülmediği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile ilgili hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A.Davalı İdare vekilinin Ecrimisil Bedeline İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE,
B.Davalı İdare Vekilinin Kamulaştırmasız El Atma Nedeniyle Tazminat Bedeline İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.