Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/2766 E. 2026/12009 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2766
- Karar No
- 2026/12009
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/357 Esas, 2025/452 Karar KARAR : Ret
Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 22 nci maddesine göre idarenin davacıya geri alım hakkını kullandırılmaması nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma sonrası yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Bursa ili, Osmangazi ilçesi, ... Mahallesi 53 60... ve 2 parsel sayılı taşınmazlar ile 36 87... parsel sayılı taşınmazların tamamının davalı idare tarafından 18.818.261,05 TL bedel ile kamulaştırıldığını, taşınmazların davalı idare adına tescilinden çok kısa bir süre sonra kamu yararı amacı ile hiç kullanmaksızın taşınmazların tamamını mevcut imar durumunda tadilat yaparak satışa çıkarttığını ve taşınmazların üçüncü kişi konumunda olan şirket tarafından satın alındığını, davalı idarenin müvekkilinin kamulaştırılan taşınmazlarından elde ettiği kazancın 7.181.738,05 TL olduğunu, kamulaştırılan taşınmazın kamu yararı için kullanılmadan, imarı değiştirilerek rant amaçlı üçüncü kişilere satılamayacağını, davalı idarenin kamulaştırılan taşınmazları kamulaştırma bedeli olarak takdir edilen m² birim fiyatının çok üzerinde bir değer ile satarak müvekkilini zarara uğrattığını ve kendisi açısından da haksız kazanç sağladığını ileri sürerek uğradığı zararın davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 18.11.2021 tarihli ve 2020/365 Esas, 2021/492 Karar sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 04.07.2024 tarihli ve2022/767 Esas, 2024/1516 Karar sayılı kararıyla taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Bölge Adliye Mahkemesinin 04.07.2024 tarihli ve2022/767 Esas, 2024/1516 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosya kapsamında bulunan kamulaştırma dosyası, imar durum yazıları, tazminata konu taşınmazın satışına ilişkin ihale evrakları ve güncel tapu kaydı birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu taşınmazların bulunduğu bölgede 2001 yılında " ... Kentsel Yenileme Projesi Uygulama İmar Planı hazırlandığı ve bölgenin doğal sit alanında bulunmasından kaynaklı planın ..., Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun 21.09.2001 tarihli kararı ile onaylandığı; 13.04.2006 tarihli ve 220 sayılı ... Belediye Meclisi kararı ile taşınmazların bulunduğu bölgenin "Kentsel Dönüşüm ve Gelişme" alanı ilan edildiği, bu dönemde taşınmazların yürürlükte olan 1/1000 ölçekli planda ticaret alanında olduğu, 29.07.2010 tarihli ve 678 sayılı ... Belediye Meclisinin kararı ile dava konusu taşınmazların bulunduğu bölgenin "... Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje Alanı" olarak ilan edildiği, bölgenin 18.09.2013 tarihli Bakanlar Kurulu kararı ile "riskli alan" ilan edilmesinden sonra, riskli alanlardan sorumlu idare olan Çevre ve Şehircilik Bakanlığının oluru ile söz konusu alanda gerçekleştirilecek proje ve çalışmalar, kamulaştırma işlemlerinde ... Belediye Başkanlığına yetki verildiği, Büyüşehir Belediye Meclisi kararı ile "... Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı" içinde kalan taşınmazların kamulaştırılma işleminin idarenin kamulaştırma imar programına alındığı, ... Belediye Encümeninin 24.03.2015 tarihli kararı ile hak sahipliği sözleşmesini imzalamayanların taşınmazlarının 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi uyarınca kamulaştırılması yönünde karar alındığı; bölgenin kentsel dönüşümüne dair idari işlemlerin iptali için idari dava açılması sonucu ... Belediye Başkanlığının 23.06.2016 tarihli kararı ile bu alanın sınırları revize edilerek yeniden ilan edildiği, "... Proje Alanının" "Ticaret Turizm Alanı" olarak planlanmasına dair nazım imar planı değişikliklerinin 21.07.2016 tarihinde onaylandığı, bu değişikliğin sit alanı ile ilgili kısmının Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu tarafından onaylandığı ve sit alanı kısmına ilişkin plan değişikliğinin 16.01.2017 tarihinde kesinleştiği, Nazım İmar Planlarına uygun, 1/1000 ölçekli plan değişikliğinin 17.01.2017 tarihinde askıya çıkarıldığı, süreçte imar planlarındaki amaca uygun dava konusu taşınmazların kamulaştırıldığı ve davacı idare adına 24.06.2016 tarihinde tescil edildiği, 21.05.2016 tarihli ... Belediye Meclisi kararı ile taşınmazların 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planında "Ticaret ve Turizm" alanı olarak planlandığı, bu plana uygun altı ölçekli planın 23.12.2016 tarihinde onaylandığı ve 1/1000 ölçekli planda taşınmazların "Termal Turizm Alanı ve Kür Merkezi" alanı olarak planlandığı, davalı idarece taşınmazların ihale ile satılmasına dair 20.06.2017 tarihinde karar alındığı, ihale teklifini alanlar arasında davacı şirketinde bulunduğu ancak ihaleye katılmadığı, taşınmazı satın alan şirketin faaliyet alanları içinde "jeotermal turizmin" bulunduğu, satış sonrasında taşınmazların tekrar imar uygulaması ile pasife alındığı ve oluşan yeni parselde davalı idare de paydaş olduğu gibi tapu kaydına kısmında "kentsel dönüşüm ve gelişim kararı vardır" şerhinin işlendiği gözetildiğinde; davalı idarenin faaliyetlerinin kamulaştırma amacı ile uyumlu olduğu, her ne kadar 13.10.2021 tarihli raporda bilirkişiler aksi yönde görüş bildirmiş ise de raporu düzenleyen bilirkişiler hukukçu olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun)279 uncu maddesinin dördüncü fırkası gereği hâkim tarafından yapılması gereken hukuki nitelendirme ve değerlendirmelerde bulunamayacaklarından bu rapora itibar edilemeyeceği anlaşılmakla 2942 sayılı Kanun'un 22 inci maddesinin şartlarının gerçekleşmediği gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulü doğru görülmediğinden Bölge Adliye Mahkemesinin esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Yargıtay bozma kararının çelişkili olduğunu, davalı idarece dava konusu taşınmazın imar planında yapılan değişiklik ile çok yüksek bedelle satıldığını, davacının zarara uğratıldığını, mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
24.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.