Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/8452 E. 2026/12012 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/8452
Karar No
2026/12012
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1519 Esas, 2024/1329 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: ... Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/201 Esas, 2024/232 Karar

Taraflar arasındaki 221 sayılı Kanun hükümleri uyarınca taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; 221 sayılı Amme Hükmi Şahısları Veya Müesseseleri Tarafından Fiilen Amme Hizmetlerine Tahsis Edilmiş Gayrimenkuller Hakkında Kanun 6830 sayılı İstimlak Kanunu'nun yürürlüğe girdiği tarihe kadar kamulaştırma işlemi olmasa da kamulaştırma kanunlarının göz önünde tuttuğu maksatlara göre fiilen tahsis edilen gayrimenküllerinin mülkiyetinin düzenlenmesinin amaçlandığını, dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde olduğu, fiilen idareleri tarafından ... Mezarlığı olarak kullanıldığı, mazbut “ ... ... Vakfi” adına kayıtlı olduğu, bu kaydın iptali için ... tarafından tapu iptal tescil davası açıldığı ve bu davanın kazanıldığı ancak henüz kesinleşmediği ve istinaf aşamasında olduğunu, taşınmazın fiilen ... Mezarlığı olarak kullanıldığını, söz konusu fiilen tahsis kullanımının belirlenmesi için ... Mezarlıklar Şube Müdürlüğünce de araştırmalar yapıldığını ve 1956 yılı öncesine ait mezar yerleri bulunduğunun tespit edildiğini, bu durumun gerek mezarlık fotoğrafları gerek mezarlık krokileri ile kanıtlandığını, 221 sayılı Kanun'un gereği, İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 2 93... parsel sayılı 660,51 m²lik alanlı taşınmazın tapu kaydının iptali ile ... Belediye Başkanlığı adına tescili, bu mümkün olmadığı takdirde yine kanun hükmü gereği kayıt sicilinden düşürülmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın fiilen mezarlık olarak kullanıldığı ve el atma tarihinin 1956 öncesi olduğu tespit edildiğinden 221 sayılı Kanun hükümleri uyarınca davacı idare adına tesciline karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmaza 14.10.1956 tarihinden önce el atıldığı ve el atmanın 221 sayılı Kanun kapsamında olduğu değerlendirilse de, 04.08.2022 tarihli ve 31913 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 24.04.2022 tarihli ve 2022/46 sayılı kararı ile 221 sayılı Kanun'un tümü ile iptaline hükmedildiği ve aynı kararda, iptal kararının Resmî Gazete'de yayımı tarihinden itibaren 9 ay sonra yürürlüğü gireceğinin belirtildiği, bu durumda 05.05.2023 tarihi itibari ile hak düşürücü sürenin düzenlendiği söz konusu Kanun'un yürürlükten kalktığı değerlendirildiğinde davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediğinden davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.

2.Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

3. 221 sayılı Kanun’un 1 inci ve 7 nci maddeleri ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun geçici 4 üncü maddesi ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.02.2016 tarihli ve 2014/8-1084 Esas, 2016/158 Karar sayılı ve 25.05.2005 tarihli ve 2005/288 Esas, 2005/352 Karar sayılı kararı ile bu kararda sözü edilen Anayasa Mahkemesinin 09.12.1989 tarihli ve 1989/14 Esas, 1989/49 Karar, 12.12.1989 tarihli ve 1989/11 Esas, 1989/48 Karar sayılı kararları nazara alındığında, 221 sayılı Kanun’un iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2021/19 Esas, 2022/46 Karar sayılı kararının yürürlük tarihinin 04.05.2023 olduğu ve Anayasa Mahkemesinin iptal kararının kazanılmış hakları etkilemeyeceği gözetildiğinde, 09.10.1956 tarihinden önce fiilen el atılan ve kamuya tahsis edilen taşınmazlar ilgili amme hükmi şahsı veya müessesesi adına kamulaştırılmış ve dava konusu taşınmazın mülkiyeti 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 705/2 inci maddesi gereğince tescilden önce kazanılmış sayılacağından, mahkemenin vereceği tescil kararının yenilik doğurucu değil daha önce meydana gelmiş bir hukuki durumu tespit edici (bildirici) nitelikte bulunmasından dolayı davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi doğru değildir.

4. Kabule göre de; edinilen son tapu kaydına göre tapu iptal ve tescil davası neticesinde dava konusu taşınmazın ... adına 20.08.2024 tarihinde tescil edildiği anlaşılmakla, 6100 sayılı Kanun'un 125 inci maddesi gereğince taraf teşkili sağlanarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi bozmayı gerektirir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/8452, K. 2026/12012, T. 24.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-8452-e-2026-12012-k-eb459ab64b18