Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2026/6188 E. 2026/6287 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/6188
- Karar No
- 2026/6287
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1671 E., 2025/2834 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Büyükçekmece 6. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/455 E., 2024/140 K.
Dava; korkutma (ikrah) ve hile hukuki sebeplerine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı vekili; davacının.... Sok. No:10-12 D.7, 16 98... parselde kayıtlı daire vasıflı taşınmazın maliki olduğunu, davalı ile davalının kayınçosu dava dışı ...nın davacının oğlu ... ile ticari faaliyetlerde bulunduklarını, davalı ve davalının kayınçosu aynı zamanda davacının amca çocuğu ...nın, davacının oğlu ...'in kendilerine borcu olduğundan bahisle borcun ödenmesi için davacıya baskı uyguladıklarını, emekli ve yalnız yaşayan biri olan davacının, oğlunu başına kötü işler gelmesinden korkarak oğlunun borcuna karşılık teminat olması için 16.03.2016 tarihinde tapuda satış olarak göstermek suretiyle muvazaalı olarak taşınmazı davalıya devretmek zorunda kaldığını ileri sürerek davalı adına kayıtlı tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini, dava konusu taşınmazın dava dışı şahsa satılması nedeniyle HMK'nın 125. maddesi gereği davalıdan tazminat istemiştir.
Davalı vekili; taşınmazın devrine ilişkin muvazaa iddiasının davacı tarafından ispat edilmesi gerektiğini, dava dilekçesindeki iddiaların birbiri ile çeliştiğini, davalı tarafından açılan men'i müdahale ve ecrimisil davasını engellemek amacıyla dava açıldığını, davanın zamanaşımına uğradığını, hile hukuksal sebebine dayalı taleplerde bir yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu, taşınmazın gerçek bir satış işlemi olduğunu savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararıyla; davacı tarafın davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, irade fesadı hukuksal sebebe dayalı istemlerin hak düşürücü süreye tabi olduğu, taşınmazın devir tarihi, davanın açıldığı tarih, hileli ve korkutma eylemlerinin sona ermemiş olduğu iddiası ve davalı tarafından aksinin ispat edilememiş olmasına göre yerleşik içtihatlar doğrultusunda eldeki davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığının kabulünün gerektiği, dinlenen tanık anlatımlarının davacının anlatımına dayalı olduğu, keza satış senedinde bedelin nakden alındığının belirtildiği nazara alındığında davacının iradesinin fesada uğratılarak taşınmazı devrettiği hususunun yöntemince ispat edilemediği gerekçesiyle davacı vekillinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, özellikle istinaf aşamasında ileri sürülmeyen hususların temyiz aşamasında ileri sürülüp incelenmesinin mümkün olmamasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Temyiz eden davacı vekili kararı adli yardım talepli temyiz ettiğinden ve adli yardım talebi kabul edildiğinden başlangıçta alınmayan 3.608,50 TL temyiz başvuru harcı ile 732,00 TL onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.09.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.