Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/2138 E. 2026/12664 K. – Kamulaştırmasız
Konu: Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2138
- Karar No
- 2026/12664
- Karar Tarihi
- Konu
- Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2338 Esas, 2025/1715 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/103 Esas, 2023/240 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 2608 parsel sayılı taşınmaza yol yapılmak suretiyle fiilen el atıldığını ileri sürerek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın usulden ve esastan reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve el atma tazminatının davalı idareden tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın petrol boru hattı güzergahında kaldığını, müvekkili idarenin petrol boru hattı geçirme görev ve sorumluluğu bulunmadığı gibi taşınmazın tapu kaydında ... Genel Müdürlüğünün istimlak şerhi bulunduğunu ve 1976 yılında alınan karar gereği taşınmazın ... Genel Müdürlüğünce kamulaştırıldığını, bedelinin ödendiğini, ikinci defa kamulaştırma bedeli ödenmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle müvekkili idare yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, taşınmazda mevcut petrol boru hattının varlığı konusunda herhangi bir değerlendirme yapılmadığını, taşınmazın ana arterde kaldığını, bu nedenle kamulaştırma yetki ve sorumluluğunun ... Büyükşehir Belediye Başkanlığına ait olduğunu, müvekkili yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, petrol boru hattı için kamulaştırma işlemlerinin 1976 yılında yürütüldüğünü, petrol boru hattı ile birlikte üzerinden yol geçirildiği gözetilerek maktu harca ve vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın ... Caddesinde kaldığı, başka bir anlatımla taşınmazdan kamulaştırma işlemleri yapılmaksızın yol geçirilmek suretiyle el atıldığı, ... Caddesinin ara arter olduğu kabul edilerek hüküm kurulduğu, bilirkişi heyetince dava konusu taşınmazın dava tarihindeki değerinin 15.000,00 TL/m² olarak belirlendiği ve Mahkemece bu rapora dayanılarak hüküm kurulduğu, dava konusu taşınmazın kamulaştırılmasına ilişkin belgeler incelendiğinde ilanen tebligat yapıldığı, o tarihteki malike kamulaştırma evraklarının tebliğ edildiğine veya bedelin ödendiğine ilişkin belgenin bulunmadığı, ilanen tebligat yapılmadan önce yürürlükteki mevzuat uyarınca adres araştırması yapıldığına ilişkin belge ve bilgi de bulunmadığından ilanen tebligatın geçersiz olduğu, bu durumda dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, yol ve petrol boru hattı olarak fiilen kamulaştırmasız el atılan arsa niteliğindeki taşınmaza, mahallinde yapılan keşif sonucu emsal karşılaştırması yapılarak değer biçen, usul ve yasaya uygun olarak düzenlenen bilirkişi raporuna göre yol olarak el atılan bölüm bedelinin davalı ... Başkanlığından tahsiline karar verilmesi doğru olduğu gibi belirlenen bedelin taşınmazın konumuna ve niteliğine uygun olduğu, dosya kapsamına göre taşınmaza yol olarak 1983 yılından sonra el atıldığı gözetilerek uzlaşmanın dava şartı olmadığı, böylece Mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı kalan harcın davalı idareden alınarak Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.