Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/8440 E. 2026/12660 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/8440
- Karar No
- 2026/12660
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/5464 Esas, 2026/620 Karar KARAR : Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Manisa ili, ... ilçesi, 2. ... Mahallesi 86... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitini ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; idare tarafından takdir edilen bedelin son derece düşük kaldığını ileri sürerek kamulaştırma bedelinin Mahkeme tarafından belirlenmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 03.07.2024 tarihli ve 2023/398 Esas, 2024/361 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin 03.07.2024 tarihli ve 2023/398 Esas, 2024/361 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 30.10.2024 tarihli ve 2024/4636 Esas, 2024/3628 Karar sayılı kararıyla; davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; davacı idare vekiline verilen süreler içerisinde kamulaştırma bedeli depo edilmemiş ise de sunulan banka dekontuna göre davacı idarenin Bölge Adliye Mahkemesinin 2. kaldırma kararından sonra 02.06.2021 tarihinde depo kararını yerine getirdiği ve Mahkemece davanın kabulüne karar verildiği, verilen kararın Bölge Adliye Mahkemesi tarafından dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde kabul edilerek değer tespiti yapılması gerektiği gerekçesiyle kaldırılması üzerine Mahkemece davanın kabulüne karar verildiği, davanın geldiği aşamada davacı idare lehine usulü kazanılmış hakkın oluştuğu gözetilerek, arsa niteliğindeki taşınmaza 21.03.2024 tarihli bilirkişi raporu uyarınca yapılan değer tespitine göre hüküm kurularak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmediğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun teknik verilerden uzak ve yetersiz olduğunu, tespit edilen bedelin idarenin kıymet takdir raporunda ve acele el koyma dosyasında alınan raporda belirlenen bedelden oldukça yüksek olduğunu, dava konusu taşınmaz arazi vasfında olduğu hâlde arsa olarak değer biçilmesinin hatalı olduğunu, muhtesat bedellerinin yüksek belirlendiğini, yıpranma oranlarının düşük uygulandığını, faiz hükmünün hatalı olup, faiz türü olarak kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faiz seçilmesi ve faiz başlangıcının dava tarihi olarak belirlenmesinin yerinde olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; huzurda görülen davada takdir edilen bedelin kesin süre içinde depo edilmediğinden dolayı için İlk Derece Mahkemesince davanın iki kere usulden reddedildiğini, kamulaştırma işlemi üzerinden geçen 8 yıllık süreden dolayı taşınmazın bedelinin yeniden tespiti gerektiğini, bilirkişi raporuna yapılan itirazlar dikkate alınmadan çok düşük bedel takdir edildiğini, kamulaştırılan arazinin imar sınırları içinde olup arsa vasfında olduğunu, Mahkemenin direnme kararı vermesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.