Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/9003 E. 2026/12661 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/9003
- Karar No
- 2026/12661
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1301 Esas, 2026/130 Karar KARAR : Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Bursa ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 41 65... parsel sayılı taşınmazda davacının hissesi bulunduğunu, taşınmazın 1/1000 ölçekli...Koruma Amaçlı İmar Planında...Alanında kaldığını, taşınmaza davalı idareler tarafından yol yapılmak suretiyle fiilen el atıldığını, taşınmazın fiilen el atılmayan bölümlerinin yararlanmaya elverişli olmadığını, fiilen el atılmayan bölümlerin proje bütünlüğü kapsamında bedeline hükmedilmesini talep ettiklerini ileri sürerek belirlenecek tazminatın davalı idarelerden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idareler vekilleri cevap dilekçelerinde özetle: davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 30.11.2021 tarihli ve 2021/158 Esas, 2021/188 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin 30.11.2021 tarihli ve 2021/158 Esas, 2021/188 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 10.07.2024 tarihli ve 2023/614 Esas, 2024/1540 Karar sayılı kararıyla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Bölge Adliye Mahkemesinin 10.07.2024 tarihli ve 2023/614 Esas, 2024/1540 Karar kararına karşı süresi içinde davalı idareler vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince eldeki davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı belirtilmiş ise de dava dilekçesinde; dava, açıkça belirsiz alacak davası olarak nitelendirilmediği gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 107 nci maddesi uyarınca da açıldığı belirtilmediğinden somut uyuşmazlıkta davanın kısmi dava olarak açıldığının kabulü gerektiği, 6100 sayılı Kanun’un 357 nci maddesinde istinaf aşamasında yapılamayacak işlemler belirlenmiş olup, “davanın ıslahının” da bu aşamada istenemeyeceği gözetilerek dava dilekçesinde belirtilen talep doğrultusunda karar verilerek, saklı tutulan kısmın ancak açılabilecek ek dava ile istenebileceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğu, Tapu Kadastro Müdürlüğü Parsel ... ... ve UYAP TAKBİS sisteminden yapılan denetimde dava konusu taşınmazın ifraz gördüğü ve 41 65... , 81, 82, 83, 84, 86, 87, 88... parseller olarak tescil edildiği anlaşıldığından, güncel tapu kayıtları getirtilerek yeni parsel numaraları üzerinden ek rapor aldırılarak hüküm kurulması gerektiği, davalı ... yönünden davacı hissesine isabet eden 32.90 m²lik kısmın bedeline hükmedildiği hâlde,16.63 m²lik kısmının tapu kaydının iptaline karar verilmesi doğru görülmediğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişilerce belirlenen 2.030,00 TL/m² arsa birim bedelinin düşük olduğunu, dava tarihi itibarıyla tespit edilen bedelin güncel ve gerçek zararı karşılamaktan uzak olması sebebiyle dava tarihi esas alınarak yapılan bedel tespitinin enflasyon sebebiyle yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirlenen bedelin çok yüksek olduğunu, taşınmaza el atıldığına ilişkin hiçbir delil bulunmadığını, el atılmayan kısımlar için tazminata hükmedilmesinin yerinde olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın husumet yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini, husumetin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına yöneltilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmaza fiili bir el atmanın söz konusu olmadığını, taşınmazın arsa olarak değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, emsalin hatalı belirlendiğini ve kamulaştırma bedelinin yüksek hesaplandığını, vekâlet ücreti ve harçların maktu olması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı kalan harcın davalı ... Başkanlığından alınarak Hazineye irat kaydedilmesine, davacı ve davalı ... Başkanlığından peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.