Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/2127 E. 2026/12665 K. – Kamulaştırmasız

Konu: Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2127
Karar No
2026/12665
Karar Tarihi
Konu
Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/428 Esas, 2026/17 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/282 Esas, 2023/364 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 193 parsel sayılı taşınmaza kamulaştırma yapılmaksızın el atıldığını ileri sürerek tazminat bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın usulden ve esastan reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve el atma tazminatının davalı idareden tahsil edilerek davacılara ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın usulüne uygun olarak kamulaştırıldığını, adres araştırmasının kanunda belirtilen usulde gerçekleştirildiğini, araştırmalar neticesinde tespit edilen adrese çıkartılan kamulaştırma tebligatının iade edilmesi üzerine gazetede ilanen tebligat yapıldığını ve taşınmaz bedelinin bankaya kayıtsız şartsız bloke edildiğini ve bedelin davacı tarafından çekilmediğinin ispat edilemediğini, bu kapsamda 30 günlük hak düşürücü süre içinde açılmayan davanın reddine karar verilmesini, aksi kabul edildiği takdirde taşınmazın idare adına tescil edildiği tarih dikkate alınarak değerinin tespit edilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin yüksek olduğunu, el atma tarihi gözetilerek maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki belgelerden davacıların murisi ... kanuna uygun olarak tebligat yapıldığına dair belgenin bulunmadığı, Mahkemenin hükmüne dayanak olan bilirkişi heyeti raporu incelendiğinde, bilirkişi heyetinin dava konusu taşınmazın ...Genel Müdürlüğü adına tescil edildiği 23.02.1989 tarihini değerleme tarihi kabul ederek emsal karşılaştırması yapmak suretiyle öncelikle belirtilen tescil tarihi itibarıyla değerini belirlediği, ardından dava tarihine güncellediklerinin görüldüğü, kamulaştırmasız el atılan arsa niteliğindeki taşınmaza mahallinde yapılan keşif sonucu emsal karşılaştırması yapılarak 7201 sayılı Kamulaştırma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Kanun'un 6 ncı maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na (2942 sayılı Kanun) eklenen Ek Madde 3 uyarınca taşınmazın idare adına tescil edildiği tarih değerleme tarihi olarak esas alınmak ve o tarihteki nitelikleri gözetilmek suretiyle değerini belirleyen usul ve kanuna uygun olarak düzenlenen hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre, el atma bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi doğru olduğu gibi taşınmazın imar durumu ve konumuna göre belirlenen bedelin uygun olduğu, dava konusu taşınmaza ilişkin usulüne uygun olarak yapılmış kamulaştırma işlemi bulunmadığı, böylece Mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu malikleri ile davalı idare arasında kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dosyada bulunan bilgi ve belgelere, kararın dayandığı gerekçelere göre dava konusu İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 193 parsel sayılı taşınmazın mülga ...Genel Müdürlüğünün 04.05.1979 tarihli kararıyla kamulaştırılmasına karar verildiği ve kamulaştırma işleminin yapıldığı; davacılar murisi adına usulüne uygun olarak yapılan noter tebligatı bulunmadığı gibi yapılan ilanen tebligat da yasal unsurları taşımadığından geçersiz olup, dava konusu taşınmazdaki davacılar murisine ait payın ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1983/285 Esas, 1985/5487 Karar sayılı kararı ile 2942 sayılı Kanun'un 17 nci maddesi uyarınca davalı idare adına tescil edildiği anlaşılmıştır.

3. Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin olup 24.12.2019 tarihinden sonra açılmıştır. 21.12.2019 tarihinde kabul edilerek 24.12.2019 tarihli ve 30988 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7201 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi ile 2942 sayılı Kanun’a eklenen Ek Madde 3’ün birinci fıkrasının ikinci cümlesindeki; "…dava tarihi itibarıyla…" ibaresi 28.07.2023 tarihli ve 32262 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 04.05.2023 tarihli ve 2019/93 Esas, 2023/87 Karar sayılı kararı ile iptal edilmiştir.

4. Buna karşın Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasındaki "İptal kararları geriye yürümez." hükmü ve davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan "… dava tarihi itibarıyla…" ibaresini içeren Ek Madde 3 nazara alındığında davaya konu taşınmazın idare adına tescil edildiği tarih, değerlendirme tarihi olarak esas alınmak ve o tarihteki nitelikleri gözetilmek suretiyle tespit edilecek bedelin Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi tablosundaki değişim oranları esas alınmak suretiyle dava tarihi itibarıyla güncellenmesi sonucu ortaya çıkan bedelin hak sahibine ödenmesine karar verilmesi yerindedir.

5. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/2127, K. 2026/12665, T. 10.09.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-2127-e-2026-12665-k-66d2f9bdfbd6