Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/1172 E. 2026/11918 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1172
- Karar No
- 2026/11918
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/402 Esas, 2025/1976 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 12. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/715 Esas, 2022/436 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davanın davalı ... yönünden pasif husumet yönünden reddine, davalı ... yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacılar ve davalı ... vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili asıl ve birleştirilen dava dilekçelerinde özetle; dava konusu İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mevkii, ... Mahallesi 28 14... parsel sayılı taşınmaza davalı idare tarafından yol ve park yapılmak suretiyle el atıldığından bahisle taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmişlerdir.
II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; el atmanın 1956 yılı öncesi ise davanın zamanaşımına uğradığını, davanın reddi gerektiğini, fiilen el atma mevcut ise, bu el atmanın hangi idare tarafından yapıldığı ve el atıldığı iddia edilen taşınmazın idarelerinin yetki ve sorumluluğunda bulunup bulunmadığı hususlarının kesin olarak belirlenmesi gerektiğini, dava konusu talebin gerçek rayicin çok fazla üzerinde olduğunu, kamulaştırmasız el atıldığı iddia edilen kısımların bizzat davacıların da kullandığı kaldırımlar ya da yollar olduğunu, davacıların da bizzat yararlandığı kamu hizmeti sebebiyle, ayrıca davacılara yüksek bedelli tazminatlar ödenmesinin hakkaniyete aykırılık taşıdığını ve kamu bütçesini ciddi zararlara uğrattığını belirterek; davanın husumet, zamanaşımı ve esastan reddine, davanın kabulü halinde ise el atılan kısmın yol olarak kullanılıyor olması durumunda 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 999 uncu maddesi gereği yol olarak terkinine; şayet el atılan kısım kullanılabilir boş bir alan niteliğinde ise idare adına tapu kaydına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; 28 14... parsel sayılı yerin 1. cephesinde yer alan ... Caddesi üzerinde ... tarafından 2007 yılında tretuar ve yol kaplama çalışması yapıldığını, 2. cephesinde bulunan 60. sokak fiilen kullanılırken idare tarafından 2006 yılında tretuar ve yol kaplama çalışması yapıldığını, idarenin dava konusu yerin tamamında tasarrufu olmadığını, dava konusu taşınmazın bulunduğu ... Caddesi anaarter yolu olduğunu, ... Büyükşehir Belediye Başkanlığının sorumluluk alanında olduğunu, sadece davacının, kamu hizmetine tahsis edilen yerin mevcut nitelikleri ile kira geliri elde etmesi veya özel satış işlemi gerçekleştirmesinin mümkün olmadığını, bedel tespitinde takyidatların bedelden düşülmesi gerektiğini, delil ve beyanda bulunma hakları saklı kalmak kaydıyla, öncelikle davanın husumet ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı ... vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1.Asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; ıslahta maddi hata yapıldığını, davanın tam kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
2.Asıl ve birleştirilen davada davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; husumetin Büyükşehir Belediyesinde olduğunu, bedelin yüksek belirlendiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kamulaştırmasız el atılan arsa niteliğindeki taşınmaza mahallinde yapılan keşif sonucu emsal karşılaştırması yapılarak değer biçen, usul ve kanuna uygun olarak düzenlenen bilirkişi raporuna göre el atma bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi doğru olduğu gibi, ana arter listesinden çıkarılan ... Caddesi ve 60. sokak cephesindeki el atmadan davalı istinaf eden idarenin sorumlu olduğu ve husumetin doğru yöneltildiği, birim fiyat ve hesaplanan tazminatın adil ve hakkaniyete uygun olduğu anlaşılmış olduğu, istinaf aşamasında ıslah ile müddeabih değiştirilip artıralamayacağı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık; kamulaştırmasız el atılan taşınmazın bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı ... Başkanlığından peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.