Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/638 E. 2026/12062 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/638
Karar No
2026/12062
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/800 Esas, 2025/1825 Karar KARAR : Esastan ret/ Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 12. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/237 Esas, 2023/395 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazlar bedelinin tahsili istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davalarda yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili asıl ve birleştirilen dava dilekçelerinde özetle; İstanbul ili, Ataşehir ilçesi, ... Mahallesi 67 29... parsel sayılı taşınmazlara kamulaştırma yapılmaksızın fiilen el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmazlar bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1.Asıl ve birleştirilen davalarda davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; el atmanın 1983 sonrasında olduğundan nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, aplikasyon krokisi masrafının da yargılama giderine eklenmesi talep edilmesine rağmen ilgili kalemin yargılama giderine dahil edilmediğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir

2. Asıl ve birleştirilen davalarda davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu parsellerin kısmen yolda kaldığını belirterek ... Belediyesi ve Karayolları Genel Müdürlüğünün sorumlu olduğundan davanın müvekkil yönünden husumetten reddi ve parsellerden düzenleme ortaklık pay kesintisi yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki emsal uygulamasının hatalı bulunduğunu, el atılan alanların ana arter olup Karayolları Genel Müdürlüğünün sorumluluk alanında kaldığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kamulaştırmasız el atılan arsa niteliğindeki taşınmaza mahallinde yapılan keşif sonucu emsal karşılaştırması yapılarak değer biçen, usul ve kanuna uygun olarak düzenlenen hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre el atma bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, ancak fen bilirkişi raporuna göre dava konusu taşınmaza 1983 yılı sonrası el atıldığı hâlde nispi harç ve nispi vekâlet ücretine yerine maktu harç ve maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi, davacı vekilinin dosyaya ibraz ettiği 11.10.2022 tarihli dilekçe ile gerekli belgeler ibraz edildiği hâlde bu tarafça karşılanan 2,420.00 TL aplikasyon krokisi masrafının yargılama giderleri içinde gösterilerek davalıdan tahsiline karar verilmemesi, karar başlığının asıl dava bölümünde birleştirilen dava davacılarına da yer verilmesi doğru görülmediğinden davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazların değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesine ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı idareden aşağıda yazılı kalan harcın alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/638, K. 2026/12062, T. 25.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-638-e-2026-12062-k-e533b10eec82