Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/10079 E. 2026/12670 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/10079
Karar No
2026/12670
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/942 Esas, 2025/910 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/188 Esas, 2025/109 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ve davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Tekirdağ ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 45... parsel sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespitini ve bu hakkın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için kıymet takdir komisyonu raporunda belirlenen bedelin düşük olduğunu, taşınmazın konumu ve nitelikleri itibarıyla arsa vasfında değerlendirilmesi gerektiğini, aksi kabul edildiği takdirde objektif değer artışı ile kamulaştırmadan arta kalan kısımda meydana gelen değer azalışının dikkate alınması gerektiğini ileri sürmüştür.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ile bu hakkın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; bölgede 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 22 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca sayısallaştırma çalışmaları yapıldığından taşınmazın güncel haline göre hesaplama yapılarak hüküm kurulması gerektiğini, aksi hâlde, tescilde sorunlar yaşandığını ve dava ile ulaşılmak istenilen amacın gerçekleştirilemediğini, dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin yüksek olduğunu, enerji nakil hattının yüksekliğinin taşınmazın amacına uygun kullanılmasında herhangi bir kısıtlama ve sınırlama getirmediğini, değer düşüklüğü oranının yüksek belirlendiğini, kamulaştırma bedeline yasal faiz uygulanması yerine dava tarihinden itibaren kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz oranı üzerinden faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, müvekkili idare lehine vekâlet ücreti takdir edilmemesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

2. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin düşük olduğunu, taşınmazın konumu ve nitelikleri itibarıyla arsa vasfında değerlendirilmesi gerektiğini, aksi kanaate varılsa bile taşınmazın sulu tarıma elverişli olduğunu, kamulaştırmadan arta kalan kısımda meydana gelen değer azalışının dikkate alınmasını gerektiğini, kapitalizasyon faizi ile objektif değer artışının düşük oranda uygulandığını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut davada taşınmaz tapuda tarla vasfı ile kayıtlı olup, dosyaya celp edilen belgelere göre de taşınmazın arazi olarak nitelendirilmesinin doğru olduğu, hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporu, dosyadaki bilgi ve belgeler Dairelerince denetlendiğinde; dava konusu taşınmazın kuru tarım arazisi olduğu, raporda hesaplamalara esas alınan münavebe ürünlerinin ve ilgili verilerin dosyaya kazandırılan İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün dava yılına ait olan resmi verileriyle ve taşınmazın niteliği ile uyumlu olduğu, kapitalizasyon faizinin doğru hesaplandığı, yine dava konusu taşınmazın niteliği ve konumuna göre belirlenen objektif değer artırıcı unsur oranlarının yerinde olduğunun görüldüğü, arazi niteliğindeki taşınmazda irtifak tesisi istenilen hattın taşınmazdan geçtiği yer ve alanı dikkate alındığında esas alınan değer düşüklüğü oranının dosya kapsamına uygun olduğu, bu anlamda bilirkişi raporunun hükme esas alınarak kamulaştırma bedelinin tespitinde bir isabetsizlik görülmediği, 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 2942 sayılı Kanun'un değişik 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrasındaki "Kamulaştırma bedelinin tespiti için açılan davanın dört ay içinde sonuçlandırılamaması halinde, tespit edilen bedele bu sürenin bitiminden itibaren ... faiz işletilir." hükmünün Anayasa'ya aykırı görülerek iptaline karar verildiği, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının gerekçesi ve Anayasa'nın "Kamulaştırma" başlıklı 46 ncı maddesinin son fıkrasında yer alan "... ve herhangi bir şekilde ödenmemiş kamulaştırma bedellerinde kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanır." hükmü de gözetildiğinde; iptal kararı sonrası açılan somut davada kamulaştırma bedeline dava tarihinden karar tarihine kadar "kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz" oranının uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, davanın niteliği gereği davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi keza davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinde, ayrıca yazılı şekilde yargılama gideri ile harç yönünden hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. 2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arazi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak değer biçilmesi ve aynı Kanun'un 11 inci maddesinin son fıkrası uyarınca taşınmaz malın niteliği, tamamının yüz ölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle mülkiyet kamulaştırmasına konu olan pilon yeri bedeli ile irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesi ve tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesine ilişkin hüküm kurulması yerindedir.

3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare vekilinin tüm, davalılar vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

4. Dava konusu taşınmazın tapu kaydına göre davalılardan ...'na ait pay üzerinde diğer davalı ... ... lehine intifa hakkı bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle, davalı ... yönünden tespit edilen pilon yeri bedeli ile irtifak hakkı karşılığının intifa hakkı sona erinceye kadar bir milli bankaya çıplak mülkiyet sahibi adına yatırılarak bu bedelin nemalarından intifa hakkı sahibinin yararlanmasına, intifa hakkı sona erdiğinde tapu malikine ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı idare vekilinin tüm, davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, davalılar vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (4) numaralı bendinde yer alan "tapu/miras payları oranında davalılara verilmesine" ibaresinin hükümden çıkartılması, yerine "davalı ... ...'na tapu kaydındaki payı oranında ödenmesine, davalı ...'nun payına düşen bedelin ise intifa hakkı sona erinceye kadar bir milli bankaya çıplak mülkiyet sahibi davalı ... adına yatırılarak bu bedelin nemalarından intifa hakkı sahibi davalı ... ...'nun yararlanmasına, intifa hakkı sona erdiğinde bedelin davalı tapu maliki ...'na ödenmesine" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davalılardan peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/10079, K. 2026/12670, T. 10.09.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-10079-e-2026-12670-k-08ad2b0a6684