Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/1427 E. 2026/12057 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1427
- Karar No
- 2026/12057
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3403 Esas, 2025/2579 Karar KARAR : Esastan ret/ Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/1114 Esas, 2024/468 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurularının esastan reddi ile kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden resen İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Antalya ili, Muratpaşa ilçesi, ... Mahallesi 47 46... parsel (yeni 47 46... ) sayılı taşınmaza imar planında temel eğitim alanı olarak ayrılmak suretiyle kamulaştırma yapılmaksızın el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı lehine vekâlet ücretinin maktu belirlenmesinin hatalı olduğunu, dava değeri üzerinde nispi vekâlet ücreti belirlenmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
2.Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; husumetin imar planını yapan ilgili belediyeye yöneltilmesi gerektiğini, imar planı yapılırken görüşlerinin alınmadığını, davacıların tapu kaydında malik olarak görünüp görünmediğini, mirasçı ise intikal işlemlerinin yapılıp yapılmadığı hususunun araştırılması gerektiğini, bedelin fahiş belirlendiğini, toplam bedele dava tarihinden itibaren faiz işletilmesinin hatalı olduğunu, tescil hükmünün takyidatlardan arındırılarak Maliye Hazinesi adına olması gerektiğini, davacı lehine hükmedilen vekâlet ücreti ve yargılama giderleri yönünden de kararın hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında temel eğitim alanı olarak planlı olduğu, dava konusu taşınmazın imar planına ayrılış amacına uygun şekilde makul süre içerisinde kamulaştırma yapılmadığı, bu haliyle davacıların mülkiyet hakkının kısıtlandığının kabulünün gerektiği, dava konusu taşınmazın1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı içerisinde kalması nedeniyle arsa vasfında kabul edilerek emsal karşılaştırması yapılarak değerinin tespiti yoluna gidilmesinde yöntem olarak isabetsizlik bulunmadığı, dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın eksik ve üstün yanlarının hükme esas alınan bilirkişi raporunda tartışıldığı, dava konusu taşınmazın emsal taşınmazdan daha değerli kabul edilerek metrekare birim fiyatının tespitinin yerinde olduğu; ancak Dairelerince TAKBİS üzerinden yapılan araştırma neticesinde dava konusu taşınmazın 22.10.2025 tarihinde yapılan imar işlemi neticesinde parsel numarasının değiştiği belirlenmiş olup imar işlemi sonucunda oluşan yeni parsel ( 47 46... parsel) ile dava konusu taşınmazın aynı taşınmaz olup olmadığı konusunda, Dairelerince yapılan araştırma ve 16.11.2025 tarihli ek fen bilirkişi raporuna göre 47 46... parsel ile 47 46... parsel numaralı taşınmazların fiziki olarak aynı yer olduğu anlaşıldığı gerekçesi ile istinaf başvurularının esastan reddi ile kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden resen İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve alınan rapor uyarınca taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, istinaf edenin sıfatına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.