Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/1224 E. 2026/10550 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1224
Karar No
2026/10550
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2025/76 Esas, 2025/138 Karar

I. YARGI YERİ BELİRLENMESİNE KONU KARARLAR A. Akçakale 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 20.02.2025 Tarihli ve 2025/11 Esas, 2025/149 Karar Sayılı Kararı Davalı şirketin ... adresinin Diyarbakır ili olduğu, davacı ile davalı arasında abonelik sözleşmesi bulunmadığı, kaçak tespiti yapılan adresin .... Eyyübiye/Şanlıurfa olduğu, davacı asilin yerleşim yerinin Eyyübiye/Şanlıurfa olduğu, davalının süresinde yetki itirazında bulunduğu ve yetkili olarak seçtiği mahkemenin Diyarbakır Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu bildirdiği gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.

B.Diyarbakır 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.03.2025 Tarihli ve 2025/76 Esas, 2025/138Karar Sayılı Kararı Somut uyuşmazlıkta dosya arasına alınan ve dava dışı ...'... gönderilen 03.12.2024 tarihli sözleşme örneğine göre davacı ile dava dışı ... arasında sözleşme ilişkisi bulunduğu, davaya konu P/... 562 numaralı 28.634,08 TL bedelli faturanın PSS olmaksızın enerji kullanılması gerekçesi ile tanzim edildiği, faturanın tanzim edildiği ve faturanın tanzim edilmesine kadar geçen aşamalardaki işlemleri yerine getiren yer şubenin bulunduğu yerde de dava açılabileceği, davacının yetkili mahkemeyi isabetli şekilde seçtiği, bu halde seçim hakkının davalı şirkete geçmeyeceği anlaşılmakla ve mahkemenin her halükarda kararını Tüketici Mahkemesi sıfatı ile vermiş olması karşısında dosyanın Asliye Hukuk Mahkemesi olan mahkemeye gönderilmiş olması karşısında öncelikle ve ayrıca görev yönünden değerlendirme yapmış olması gerektiği gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.

II. GEREKÇE A. Uyuşmazlık Uyuşmazlık, menfi tespit istemine ilişkindir.

B. İlgili Hukuk 1. Farklı bölge adliye mahkemelerinin yargı çevresinde kalan ilk derece mahkemeleri ile bölge adliye mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarının giderilmesi isteminin hukuki dayanağı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 21... nci maddeleri ile 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un (5235 sayılı Kanun) 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan düzenlemelerdir.

2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) “Menfi tesbit ve istirdat davaları” başlıklı 72 nci maddesinin sekizinci fıkrası şöyledir: “Menfi tesbit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir.”

3. 6100 sayılı Kanun'un “Genel yetkili mahkeme” başlıklı 6 ıncı maddesinin birinci fıkrası şöyledir: “Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.”

4. 6100 sayılı Kanun’un “Haksız fiilden doğan davalarda yetki” başlıklı 16 ncı maddesi şöyledir: "Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir."

5.6100 sayılı Kanun’un “Şubeler ve tüzel kişilerle ilgili davalarda yetki” başlıklı 14 üncü maddesinin birinci fıkrası şöyledir: “Bir şubenin işlemlerinden doğan davalarda, o şubenin bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir.”

C. Değerlendirme 1. Menfi tespit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir. 6100 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinde genel yetkili mahkemenin, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğu belirtilerek genel yetkili mahkemelerin yetkisi düzenlenmiş olup menfi tespit davalarında yetki kesin değildir. Bu davalarda kesin yetki kuralı bulunmadığından 6100 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesinde belirlenen süre ve yöntemle yetkisizlik itirazında bulunulmaz ise davanın açıldığı mahkeme yetkili hale gelir ve mahkemece kendiliğinden yetkisizlik kararı verilemez.

2. Kesin yetki halinin kuralının bulunmadığı ve birden fazla genel ve özel yetkili mahkemenin bulunduğu hallerde yetkili mahkemeyi seçme hakkı davacıya aittir. Davacı davasını, bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman seçme hakkı davalılara geçer, davalının bildirdiği yetkili mahkemede davanın görülmesi gerekir.

3. Somut olayda, haksız fiilin işlendiği ve zararın meydana geldiği yerin Eyyübiye/Şanlıurfa olduğu davalı şirketin merkezinin Kayapınar/Diyarbakır'da bulunduğu, davacının birden çok mahkemenin yetkili olduğu ve kesin yetki kuralının bulunmadığı bu davada, Akçakale ilçesinde yetkisiz bir mahkemede davacının dava açtığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca seçme hakkı davalıya geçmiş ve davalı vekilince de süresinde ve usulüne uygun olarak Diyarbakır Mahkemelerinin yetkili olduğuna ilişkin itirazında bulunduğu anlaşıldığından, uyuşmazlığın Diyarbakır 10. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.

III. KARAR Açıklanan sebeplerle; 6100 sayılı Kanun’un 21... nci maddeleri ile 5235 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince Diyarbakır 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE,

08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/1224, K. 2026/10550, T. 08.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-1224-e-2026-10550-k-093cf216be86