Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/17124 E. 2026/10611 K.

Konu: Müdahalenin Önlenmesi Ve Eski Hale Getirme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/17124
Karar No
2026/10611
Karar Tarihi
Konu
Müdahalenin Önlenmesi Ve Eski Hale Getirme

MAHKEMESİ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1213 Esas, 2025/1742 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Adana 5. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/682 Esas, 2025/286 Karar

Taraflar arasındaki müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Adana ili ... ilçesi ... Mahallesi 16 45... parselde kayıtlı bulunan taşınmazda 8 nolu işyeri nitelikli bağımsız bölüm maliki olduğunu, 9 nolu iş yeri nitelikli bağımsız bölüm maliki olan davalının, 8 ve 9 nolu bağımsız bölümlerin duvar komşusu olup aynı terasa cepheli olduklarını, davalının ortak alan terasa sürgülü kapı açmak suretiyle terasın tamamını zilyetliğine geçirdiğini, açılır kapanır branda malzemesi kurduğunu, terasın zemin ve duvarlarına halıfleks döşediğini, mobilya malzemeleri yerleştirdiğini belirterek yapılan müdahalelerinin önlenmesini, dava konusu taşınmazın eski hale getirilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı cevap dilekçesinde özetle; dava konusu terası 9 yıldır kullandığını, tentenin binanın görüntüsünü bozacak nitelikte olmadığını, terasa açılan kapının sadece kendi ofisinde olduğunu, ofiste tek çalışması nedeniyle davacı tarafa rahatsızlık vermediğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mimari projede 8 ve 9 numaralı bağımsız bölümlerin duvarlarına bitişik olan terasa geçişin sadece 9 numaralı bağımsız bölümden verildiği, 8 numaralı bağımsız bölümden geçiş verilmediği, 9 numaralı bağımsız bölümden çıkılan teras apartmanın ana merdiveni ile irtibatlandırılmadığı, sadece 9 numaralı bağımsız bölümle irtibatlandırıldığı, terasa geçişin sadece 9 numaralı bağımsız bölümden sağlanması sebebiyle ortak alan olmadığı, ortak alan olmaması sebebiyle herhangi bir daireye özgülenmesi için yönetim planında değişiklik yapılmasına gerek olmadığı, 9 numaralı bağımsız bölümün terasa girişi sağlayan sürgülü kapının projesinde olduğu ve herhangi bir proje aykırılığın olmadığı ve sonradan yapılmadığı, terasın üstünü kapatmak için açılır kapanır mekanizmalı sundurma yapıldığı görülmüş ise de yapı ile bütünleşen sabit bir tesis niteliğinde olmadığı, terası kapatıp bağımsız bölüme katacak ve kapalı alan oluşturacak nitelikte bulunmadığı ve kolaylıkla sökülebilen bir güneşlik özelliğini taşıdığı, terasa serilen halıfleks ve konulan mobilyaların ise dış cephe mimari durumunu bozmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu alanın 9 nolu bağımsız bölüme ait olduğunu ileri sürebilmek için, bu alanın yapı ruhsatı ekindeki mimari projede bunun açıkca belirtilmesi ve anlaşılması gerektiğini, bilirkişiler tarafından ana yapıya ait mimari proje bir bütün olarak incelenerek, ana yapıdaki tüm bağımsız bölümlerin inşaat alanları hesaplanmadığını, bunun hesaplanması halinde teras alanı hariç, yerindeki ölçü sonucunda bulunacak alan ile mimari projedeki alanın aynı olduğu ve dolayısıyla terasın 9 nolu bağmısız bölüme özgülenmediği ve ortak yer olduğunun görüleceğini, eksik ve hüküm kurmaya elverişli olmayan bilirkişi raporunun esas alınarak davanın reddedilmesinin hukuka uygun bulunmadığını, davalıya ait 9 nolu bağımsız bölümün doğusunda bulunan ortak yer olan terasın mimari projesinde kullanım alanının tespitine imkan veren kenar uzunluk ölçü değerleri bulunmadığını, kenar ölçü değerleri olmayan (teras) yerin yüzölçümünün tespiti mümkün olmadığından inşaat alanı bilinmeyen bir yerin 9 nolu bağımsız bölümün inşaat alanına ait olmasının mümkün olmadığını, mimari projesine göre bu yerin (teras) 9 nolu bağmısız bölüme özgülenmediği ortada iken sırf fiili olarak ortak yer olan terasa girişin 9 nolu bağımsız bölümden sağlanıyor olması bu yerin 9 nolu bağımsız bölüme ait olduğunun ortaya koymadığını, bilirkişi kurulu raporunda "kat terasında yerinde yapılan incelemede çim halı ile döşeme kaplaması yapılmış olduğu, terasın üstünü kapatmak için açılır kapanır mekanizmalı sundurma yapıldığı tespit edilmiştir. 634 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesinde kat malikleri, anagayrimenkulün bakımına ve mimarı durumu ile güzelliğini ve sağlamlığını titizlikle korumaya mecburdurlar, denildiğinden sundurma mekanizmasının dış cephe mimari durumunu bozduğu" belirtilmesine karşın, aksi yönde verilen ret kararının hukuka uygun olmadığını, terastaki sundurma ortak yer olan dışa duvara inşaat malzemeleri ile kalıcı olarak sabitlenmiş olup, geçici olmadığını, bu hususun bilirkişi raporuna açıkca belirtildiğini, buna rağmen mahkemenin terastaki sabit sundurmayı, pancur olarak değerlendirmesinin kabul etmenin mümkün olmadığını, davalı tarafın söz konusu sabit sundurmayı güneş ve rüzgardan korunulması amacıyla inşa edildiğini, diğer bir deyişle Adana gibi bir yerde sıcaktan korunmak için klima yerine sundurmayı tercih edilmesi ile olmayan rüzgardan korunmak beyanlarının inandırıcılığını mahkemenin takdirlerine bıraktıklarını, davalı tarafın terasın zeminine halıfelks döşetip, masa, sandalye sehpa koyarak bu yeri adeta açık bir oda gibi kullandığını, burada verdikleri ... partileri gürültü, yüksek sesli konuşmalar, kahkahalar ile bitişikte yer alan 8 nolu işyerindeki çalışanlarını rahatsız etmekte ve çalışmalarını olumsuz etkilediğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin verdiği kararda usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'na tabi taşınmazın ortak yerlerine yapılan müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirilmesi istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda; dava konusu terasa geçişin sadece 9 nolu bağımsız bölüm maliki olan davalının bağımsız bölümünden verilmesi sebebiyle ortak alan olmadığı, ancak kat terasında yerinde yapılan incelemede terasın üstünü kapatmak için açılır mekanizmalı sundurma yapıldığı, sundurma mekanizmasının dış cephe mimari durumunu bozduğu tespit edilmesine ve mahkemece hükme esas alınmasına rağmen, yapı ile bütünleşen sabit bir tesis niteliğinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olup, dava konusu müdahale edilen alanların, projede ne nitelikte ve nasıl göründüğü ve bu alanların davalıya tahsis edilip edilmediği tereddüt olmayacak şekilde belirlenmemiştir.

3. Bu durumda mahkemece ana taşınmaza ait mimari proje ilgili belediye ve tapu müdürlüğünden getirtilerek, yönetim planı ve tapu bilgisi birlikte değerlendirilmek sureti ile uyuşmazlık konusu alanların davalıya ait olup olmadığının yahut ortak alan niteliği bulunup bulunmadığının tespiti, ortak alan olduğu ancak davalının bağımsız bölümüne özgülendiğinin tespit edilmesi durumunda ise özgülemenin sadece kullanım hakkı vereceği, ana gayrimenkule ait mimari proje üzerinde değişiklik yapma hakkı vermeyeceği de gözetilerek davalının müdahalesinin tespit edilmesi halinde eski hale getirme kararı verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile; temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Davacıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/17124, K. 2026/10611, T. 09.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-17124-e-2026-10611-k-1787e76a13a9