Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/10492 E. 2026/12635 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/10492
- Karar No
- 2026/12635
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/400 Esas, 2025/619 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 11. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/247 Esas, 2023/524 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddi ile resen İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Bursa ili, ..., ... Mahallesi ... parsel sayılı taşınmaza fiilen olarak yol ve kaldırım yapmak suretiyle el atıldığını, bu sebeple Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2016/470 Esas, 2018/42 Karar sayısı ile kamulaştırmasız el koymadan kaynaklanan tazminat davası açıldığını ve söz konusu davada taşınmazın fiilen el atılan bölümü yönünden ... Belediyesi aleyhine tazminata hükmedildiğini, el atılmayan hukuken kamuya özgülenen alanların yapılacak keşif sonrası sorumlu idarelerinin tespit edildikten sonra davanın kabulü ile fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000.000 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; öncellikle yargı yolundan davanın reddedilmesini, sorumlu idarenin ilçe belediyesi olduğunu, idareleri sorumlu tutulacak ise dava konusu taşınmaza fiilen el atılmayan kısımlar bakımından tazminat istenemeyeceğini ileri sürmüştür. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; belirlenen bedelin fahiş olduğunu, irtifak değer düşüklüğü için belirlenen oranın kabulünün mümkün olmadığını, Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/77 Esas, 2020/308 Karar sayılı dosyasıyla kamulaştırma işlemleri tamamlandığından kesin hüküm itirazlarının olduğunu, dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesini hukuka uygun olmadığını, vekâlet ücreti maktu hesaplanması gerekirken nispi hesaplanmasının hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın onaylı imar planında "park ve ... alanda" kalmasına rağmen beş (5) yılı aşan uzun süreçte onaylı imar planı gereğince kamulaştırma veya takas cihetine gidilmediği; davalı idarenin taşınmazın fonksiyonunun değiştirilmesiyle ilgili belediyeye yöneltilmiş bir talebi olmadığı, dolaylı olarak taşınmazın park alanı içinde kalmasının benimsendiği anlaşıldığından sorumlu idarenin davalı kurum olduğu, dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde olduğu kabul edilerek, emsal karşılaştırılması yoluyla değerinin tespit edilmesinin ve fiilen el atılmasa dahi imar planında kamuya tahsisli olan kısım için belirlenen bedellerin davalı idareden tahsiline karar verilmesinin doğru olduğu belirterek salt hukuki el atma nedeniyle davacılar lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi ve dava konusu taşınmazın tapu kaydı üzerinde bulunan hacizlerin hükmedilen tazminat bedeline yansıtılmaması nedeniyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmaza fiilen el atılmış olduğundan nispi vekâlet ücreti takdir edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. 2.Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Taraflardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.