Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/7923 E. 2026/12636 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/7923
Karar No
2026/12636
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2026/412 Esas, 2026/542 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Edirne 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/685 Esas, 2025/480 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

04.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun’la değişik 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Ek 1 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “…341 inci, 362 inci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır.” düzenlemesi karşısında miktar itibarıyla uygulanacak kesinlik sınırı belirlenirken 6100 sayılı Kanun’un 448 inci maddesi nazara alındığında ve Hukuk Genel Kurulunun 2025/9-356 Esas, 2025/386 Karar sayılı kararı gözetilerek, davacılardan ..., ... ve ... dışındaki davacıların paylarına düşen miktarın dava tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla, adı geçen dışındaki davacılar yönünden davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı idare vekilinin davacılardan ..., ... ve ... 'nun payı yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davaya konu Edirne ili, ..., ... Mahallesi 19 79... parsel sayılı taşınmazdan enerji nakil hattı geçirilerek taşınmaza el atılması nedeniyle kamulaştırmasız el atma tazminat bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; eski irtifak nedeniyle taşınmazda meydana gelecek değer düşüklüğü oranının hesaplanmadığını, bilirkişi raporunda taşınmazın sulu tarım arazisi olarak değerlendirilmesine rağmen fiilen nereden ve ne şekilde sulandığına yönelik herhangi bir açıklama bulunmadığını, dosya kapsamında yapılan keşifte herhangi bir tespit yapılmadığını, tamamen soyut ve kişisel kanaat niteliği taşıyan ifadeler ile bilimsellikten ve objektiflikten uzak gerekçe göstererek taşınmazın objektif değer artış oranının %250 olarak belirlendiğini, ayrıca raporda objektif unsurların denetlenebilir olması gerektiğini, taşınmazın yerleşim yerlerine, yol ve gümrük kapılarına yakınlığının ölçülebilir ve denetlenebilirliği bakımından metre cinsinden belirtilmesi gerektiğini, denetime elverişli olmayan bilirkişi raporuna göre yerel mahkemece kurulan hükmün kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile enerji nakil hattı geçirilmek suretiyle el atılan arazi niteliğindeki taşınmaza, mahallinde yapılan keşif sonucu net geliri üzerinden değer biçen, usul ve kanuna uygun olarak düzenlenen hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre irtifak bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi doğru olduğu gibi taşınmazın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranının belirlenmesinin yerinde olduğu; ancak davalı idare harçtan muaf olmadığı halde hatalı değerlendirme ile harç hükmü kurulması yerinde görülmediğinden kamu düzeni gereği davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili hususundadır.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak değer biçilmesi ve aynı Kanun'un 11 inci maddesinin son fıkrası uyarınca taşınmazın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesi yerindedir.

3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

4. Tescile ilişkin hüküm fıkrasında davalı idare adının hatalı yazılması suretiyle infazda tereddüte sebebiyet verilmesi bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalı İdare Vekilinin Davacılar ..., ... ve ... Dışındaki Davacıların Paylarına İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin temyiz dilekçelerinin miktar yönünden REDDİNE, B. Davalı İdare Vekilinin Davacılar ..., ... ve ... 'nun Payına İlişkin Temyizi Yönünden; 1) Davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2) Davalı idare vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (B-3) numaralı bendinde yer alan " davalı ... ... A.Ş." adının hükümden çıkarılması, yerine "... (... A.Ş.)" adının yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/7923, K. 2026/12636, T. 09.09.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-7923-e-2026-12636-k-254de5fb84d7