Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/3064 E. 2026/11492 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/3064
Karar No
2026/11492
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2697 Esas, 2025/2297 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Korkuteli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/272 Esas, 2023/643 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili ile yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Antalya ili, Korkuteli ilçesi, ... Mahallesi 2 12... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitini ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini, yol olarak terkinini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B.İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın değerinin belirlenmesinde münavebe deseninin yüksek gelir getiren taze fasulye, domates, lahana ürünlerinden oluşturulmasının taşınmazın değerinin yüksek çıkmasına neden olduğunu, dava konusu taşınmazın sulu kabul edilmesinin hatalı olduğunu, %20 objektif değer artışı uygulanmasının hatalı olduğunu, en çok %10-15 objektif değer artışı uygulanması gerektiğini, davacı idare lehine vekâlet ücreti takdir edilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın sulu tarım arazisi vasfında kabul edilerek net gelir yöntemi ile kamulaştırma bedelinin tespitinde yöntem olarak isabetsizlik bulunmadığı, ... Mahallesinden Dairelerine gelen dosyalarda kök raporda münavebe deseninin birinci yıl taze fasulye, ikinci yıl sofralık domates, üçüncü yıl beyaz lahana olarak oluşturulduğu, 2022 yılı İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerine göre net gelirin ortalama 6.605,28 TL bulunduğu, değerlendirme tarihi olan 2023 yılı verileri yerine 2022 yılı verileri uygulanması nedeniyle 2023 yılı Korkuteli İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerinin uygulanması için ek rapor alındığı, 2023 yılı verileri uygulandığında fiyatlardaki fahiş dalgalanma nedeniyle ortalama net gelirin 25.498,13 TL olarak yüksek çıkması nedeniyle münavebe deseninin değiştirilerek o yörede yaygın olarak yetişen ürünlerden birinci yıl buğday, yan ürün saman, ikinci yıl fasulye (kuru), üçüncü yıl domates (sofralık) olarak 3 yılda 3 ürün şeklinde oluşturulduğu, bu münavebe deseninin Dairelerince uygun görüldüğü, uygun görülen münavebe desenine göre net gelir hesabı yapıldığında net gelirin 12.352,08 TL olarak tespitinin yapıldığı, işbu dosyada münavebe deseni ve değerlendirme tarihi hatalı ise de net gelirin 6.605,28 TL olarak daha düşük tespitinin yapıldığı, davalı tarafça istinaf yoluna başvurulmadığından ve davacı lehine bir durum yarattığından istinaf eden tarafın sıfatı dikkate alınarak bu hususun dikkate alınmadığı, dava konusu taşınmazın sulu tarım arazisi vasfında kabul edildiğinden kapitalizasyon faiz oranı %4 olarak alınmasının yerinde olduğu, dava konusu taşınmazın konumu, merkezi yerlere uzaklığı dikkate alınarak %20 objektif değer artışı uygulanmasının yerinde olduğu, buna göre dava konusu taşınmazın dava tarihi itibarıyla metrekare birim fiyatının 198,16 TL/m² olarak tespitinin yerinde olduğu, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan zirai muhtesatın değerinin 2023 yılı verilerine göre hesaplanması gerekirken 2022 yılı verileri uygulanması hatalı ise de davalı tarafça istinaf yoluna başvurulmadığından ve davacı lehine bir durum yarattığından istinaf eden tarafın sıfatı dikkate alınarak bu hususun dikkate alınmadığı, İlk Derece Mahkemesi kararının bu haliyle usul ve kanuna uygun bulunduğundan davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arazi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak adil ve hakkaniyete uygun olarak değer biçilmesi ve dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline, yol olarak terkinine karar verilmesi yerindedir.

3.Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alındığında, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi doğrudur.

4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/3064, K. 2026/11492, T. 18.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-3064-e-2026-11492-k-269156ea64e2