Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/17196 E. 2026/10612 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/17196
- Karar No
- 2026/10612
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/4447 Esas, 2025/2804 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/474 Esas, 2025/785 Karar
Taraflar arasındaki müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme ile hakimin müdahalesi davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı dava dilekçesinde özetle; Aydın ili ... ilçesi ... Mahallesi 13 02... parsel sayılı taşınmazda A blok 1 nolu bağımsız bölüm maliki olan davalının apartmanın muhtelif yerlerine kamera yerleştirildiğini, yine apartmanın merdivenine bisiklet, dolap, saksı, büyük taş koyduğunu bunların geliş gidişi engellediğini belirterek davalının müdahalesinin menini, dava konusu taşınmazın eski hale getirilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkilleri ile arasında var olan husumetten dolayı iş bu davayı açtığını, davalının apartmanın ortak yerlerine sadece üç adet kamera taktırmasının tamamen davacının kendisine ve ailesine yönelik uyguladığı psikolojik ve fiili baskıya engel olmak ve bir daha darp ve şiddete maruz kalmamak için olduğunu, davalıya ait birinci katta bulunan konutun giriş kapısının önünde ayakkabılık şeklinde dolap ve çiçek konulduğunu, ancak bunların diğer kat maliklerine zarar verecek şekilde olmadığını, ayrıca bisikletin de kendi dairesinin önüne koymasının sebebinin daha önce bu bisikleti aşağıya koyduklarında bisikletin tekerlerinin bıçaklanması oldığunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı ile davacılardan ... arasında husumet olduğunu, bu husumete ilişkin de ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/384 Esas, 2022/74 Karar sayılı dosyasına konu olduğunu, konusunun da hakaret, tehdit, basit yaralama olduğunu, ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/533 Esas, 2021/1098 Karar sayılı dosyasında 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'ndan (634 saylıı Kanun) kaynaklanan ortak yerlere el atmanın önlenmesi davasının görüldüğünü, bu davanın davalı ... tarafından açıldığını, davacı tarafın bu davayı husumeti devam ettirmek amacı ile açtığını, davalı yanın taktırmış olduğu dava konusu kameraların tamamen belirttiği ceza dosyasındaki gibi tekrar bir olay yaşanmaması nedeniyle olduğunu, yaşanırsa da kimin haklı kimin suçlu olduğunun açıkça ortaya çıkma isteği olduğunu, can ve mal güvenliğine ilişkin olarak taktırıldığını, kameraların hiç kimsenin özel hayatına müdahale eder nitelikte olmadığını, keşifte bunun tespit edildiğini, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/5971 Esas, 2019/4299 Karar sayılı dosyasında tanık ve güvenlik kamerası bulunmadığından bahisle takipsizlik kararı verildiğini, güvenlik sağlamak adına bu kameraları taktırdığını, davalı yanın apartmanın içinde başına davacıdan kaynaklanan bir darp veya zarar meydana gelse bunu ispat edebilme olanağı olmadığını, üç adet güvenlik kamerası üzerinde bilirkişilerce yeterince inceleme yapılmadığını, Yargıtay kararlarında da bahsedildiği üzere, kameraların takıldığı andan itibaren görüntü açısından açısının değiştirilip değiştirilmediğine bakılması gerektiğini, yapılan keşifte bisikletin olmadığı saksı içinde çiçeğin olmadığı, büyük taş diye bir şeyin olmadığı hususlarının tespit edildiğini, sadece ayakkabılığın olduğunun tespit edildiğini, bunun herhangi başka bir kat malikini rahatsız edecek şekilde olup olmadığının belirlenmediğini, bu tür ayakkabılığın tüm kat maliklerinin evinin önünde bulunduğunu, apartmanda kat malikleri kurulu, karar defteri ya da yönetici olmadığını, apartmanda 4 daire olduğunu, Kat Malikleri Kurulu oluşturma zorunluluğu olan bir apartman olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 634 sayılı tabi taşınmazın ortak yerlerine yapılan müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirilmesi istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
3. Buna karşın, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 30 uncu maddesinde bir işin yapılmasına ilişkin mahkeme kararlarının ne şekilde yerine getirileceği açıkça belirtilmiş olup, mahkemece buna göre davalı tarafça eski hale getirilmesine ve uygun bir süreye hükmedilmesi ile yetinilmesi gerekirken, masraf davalı tarafından tahsil edilmek üzere davacı tarafından icra ile infazına karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine,
2. Dairemizce resen yapılan inceleme sonucunda, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının 3 nolu bendinde yer alan "bu süre içinde eski hale getirme işleminin yapılmaması halinde masrafı davalı tarafından karşılanmak suretiyle davacı tarafça icra yoluyla infazına," cümlesinin hükümden çıkartılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davalıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.