Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/14964 E. 2026/10605 K. – Hakimin Müdaha
Konu: Hakimin Müdahalesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/14964
- Karar No
- 2026/10605
- Karar Tarihi
- Konu
- Hakimin Müdahalesi
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 49. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1461 Esas, 2025/1086 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 9. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/109 Esas, 2019/828 Karar
Taraflar arasındaki hakimin müdahalesi davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi 4 75... parselde kayıtlı apartmanda 2 nolu mesken nitelikli bağımsız bölüm maliki olduğunu, 3 nolu mesken nitelikli bağımsız bölüm maliki olan davalının apartmanın ortak alanı olan çatısında diğer kat maliklerinin onayı olmaksızın bir takım imar faaliyetlerine başladığını, çatı arasını kendi oturduğu bağımsız bölüme dahil etmek için apartman merdivenini kendi katına kapı koyarak ayırdığını, çatı penceresi koymak için ise çatıyı açmaya - tadil etmeye başladığını, bu durumdan haberdar olunması üzerine Boğaziçi İmar Müdürlüğü tarafından, yapılan bu hukuka aykırı tadilat işleminin durdurulduğunu ve akabinde de ilgili idarece davalı hakkında idari işlem tesis edildiğini, davalının bu işlemine karşı İstanbul 12. İdare Mahkemesinin 2016/1656 Esas sayılı dosyasından açmış olduğu davanın, davalının aleyhine sonuçlanmış olup kararın kesinleştiğini, Boğaziçi İmar Müdürlüğü tarafından yapılan yıkım işleminden sonra davalının apartman çatısını eski hale getirmediğini, yıkım işleminden bu yana yıkılan yerlerin her türlü hava olayına; yağmura, rüzgara, kar ve neme açık bir şekilde bırakıldığını, müvekkiline ait olan meskenin bu nedenle zarar gördüğünü belirterek çatının projesine uygun olarak eski hale iadesini, eski hale iade masraflarının davalıya yükletilmesini, davalının maliki bulunduğu 3 nolu bağımsız bölümden müvekkilinin maliki bulunduğu 2 nolu bağımsız bölüme vaki su akması, ısı farklılığından kaynaklı nem ve sair olumsuzlukların önlenmesini, bu yüzden müvekkilinin düçar olduğu maddi zararın yargılama sırasında tespit edilecek olan miktara arttırılmak kaydı ile şimdilik 2.000 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilesinin dava konusu taşınmazı Aralık 2005 tarihinde satın almış olduğunu, iddia edildiği gibi müvekkilinin bina çatısında imara aykırı bir faaliyetinin olmadığını, İstanbul 23. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/22 D. İş dosyasıyla müracaat tarihi itibarıyla diğer malikler aleyhine tespit yapılmış olduğunu, tespit kararının ve bilirkişi raporunun diğer kat maliklerine tebliğ edildiğini, ancak diğer kat maliklerinin oluşan zarardan etkilenmediklerinden, yapılan tespite kayıtsız kaldıklarını ve bir çözüme yanaşmadıklarını, İstanbul 67. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/568 Esas sayılı dosyasıyla dava açıldığını, yapılan yargılama ve yargılama sırasında mahallinde yapılan keşif ve düzenlenen bilirkişi raporunda, "binanın çatısının onaylı projesine uygun hale getirildiği, dava konusu taşınmazın çatısının mevcut halinin İ.B.B. Haritası ve yıllar bazlı Google Earth Uydu Görüntülerinin 2002 yılından 2016 yılına kadar, yıllar bazında ayrıntılı incelenmesi sonucunda mevcut en eski Google Earth uydu görüntüsünün 2002 yılındaki Google Earth Uydu Görüntüsü olduğu, bu görüntüye göre dava konusu taşınmazda çatının onaylı projesine aykırı olarak tamamen kapatıldığının görüldüğü" tespit edildiğini, başından beri müvekkilinin dairesinden kaynaklı bir olumsuzluğun söz konusu olmadığını, çatıdan kaynaklı olumsuzluğun hem müvekkilinin dairesine hem de davacıya ait daireye zarar verdiğini, tüm bu nedenlerle de müvekkilinin uğradığı zarar ve hasardan kaynaklanan mağduriyetinin tazmini için açacakları dava ve yasal hakları saklı kalmak üzere, davacının haksız ve mesnetsiz davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının bağımsız bölümünden kendi bağımsız bölümüne vaki su akması, ısı farklılığından kaynaklı nem ve sair olumsuzlukların önlenmesi ve bu yüzden uğranılan maddi zararın yargılama sırasında tespit edilecek olan miktara artırılmak kaydı ile şimdilik 2.000 TL'nin tahsili isteminin tefrikine karar verildikten sonra, yıkılmış olan kapalı çatının mimari projede bulunmadığı ve yıkılan kapalı çatının 2002 yılında davalı taşınmazı iktisap etmeden önce yapılmış olduğu, yıkılan kapalı çatının, ruhsatına ve onaylı projesine aykırı olduğu, 1. normal kattaki 3 nolu bağımsız bölümün projesine uygun olup, çatı ile bağlantılı bir durumu söz konusu olmadığı, her ne kadar davacı çatının eski hale iadesini ve eski hale iade masraflarının davalı tarafa yükletilmesini istemişse de kapalı çatı yapımında davalının kusurunun olmadığı ve çatının ortak alan olması sebebiyle tüm kat maliklerin arsa payları oranında yapacakları masrafla çatıyı projesine uygun hale getirebilecekleri, eski hale iade isteminin projeye aykırı olacağından istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde üç ayrı talepte bulunduğunu, apartman ortak alanı olan çatısının projesine uygun olarak eski hale getirilmesinin ve masrafın davacıya yüklenmesinin, davalının bağımsız bölümünün bulunduğu 3. kattan kendi bağımsız bölümünün bulunduğu 2. kata akan suyun ve ısı farklılıklarından kaynaklı nem ve sair olumsuzlukların önlenmesi ve zarar karşılık olarak 2.000 TL belirsiz alacağın davalıdan tahsilinin talep edildiği, mahkemece tazminat talebinin tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydedildiğini, diğer iki taleple ilgili davanın reddine karar verildiğini, davalının ortak alan olan çatıyı işgal ederek kendisine yaşam alanı oluşturmak istemesi sonucunda çatıda 5 adet güvercinlik denilen pencere açtığını, çatıyı tahrip ettiğini, bu hususun bilirkişi raporu, İdare Mahkemesi kararı ve İmar Müdürlüğü yazı cevapları ile sabit olduğunu, mahkemece 1 numaralı bağımsız bölümün malikini de davaya dahil ederek kendi bağımsız bölümüne sızan suların önlenmesine karar verilmesi gerektiğini, mahkemece verilen karar ile sorunun çözülmediğini belirterek kararın kaldırılmasını, talepleri yönünde karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile çatının ortak alan olduğu, çatıdaki hasar ve tadilatlardan tüm kat maliklerinin sorumlu olacağı, yıkıma sebep olan imara ve projeye aykırılığın önceki malik tarafından sebebiyet verildiği, o dönemde diğer kat maliklerince her hangi bir başvuru yapılmadığı, çatıdaki değişikliği davalının meydana getirdiğinin ispat edilemediği anlaşıldığından mahkemece verilen kararın yerinde olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'na (634 sayılı Kanun) tabi taşınmazın çatısının eski hale getirilmesi ve hakimin müdahalesi istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda; ana taşınmaza ait mimari projede çatının açık olduğu, kapalı çatı bulunmadığı, davalı tarafından daha önce projeye aykırı olarak yapılan kapalı çatının büyük bölümünün yıkıldığı, bir kısmının ise dağınık ve tehlikeli şekilde yerinde durduğu, çatının açığa çıkan kısmına muşamba serildiği, muşamba üzerine suların göllendiği, en üst kattaki ve zemin kattaki dairelerde meydana gelen hasarların binanın dış cephe ve çatı yalıtımının zamanında ve halen yapılmamasından kaynaklandığı, yıkılmayan kısmın yıkılarak projeye uygun hale getirilebileceği tespit edilmiştir.
3. 634 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesine göre tüm kat malikleri anataşınmazın mimari durumunu korumaya mecbur olup bu tür davalarda yargılama sonucu verilecek karar kat maliklerinin hukukunu da yakından ilgilendirdiğinden, mahkemece usul ekonomisi de gözetilerek anataşınmazdaki tüm kat malikleri ile ölen malikler yerine veraset ilamı uyarınca mirasçıları davaya dahil edilip, taraf teşkili sağlandıktan sonra oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerekir.
4. Ayrıca 634 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesinin ikinci fıkrasına göre ortak yer ve tesislerdeki bozukluğun anayapıya ve bağımsız bölüm veya bölümlere zarar verdiğinin ve acilen onarılması gerektiğinin tespiti halinde bu onarımın projesine ve tekniğine uygun biçimde yapılması için kat maliklerinin rızası aranmaz ve aynı Kanun'un 20 nci maddesi gereğince bunun için yapılacak masraflardan kat malikleri arsa payları oranında sorumludurlar. Yönetici ve kat maliklerinden birisi bu durumun tespiti halinde bunun onarımı için herhangi bir kat malikleri kurulu kararına gerek olmaksızın bu konuda gerekli çalışmayı yapmaya yetkili ve görevlidirler. Somut olayda, dosya arasına alınan bilirkişi raporunda en üst kattaki ve zemin kattaki dairelerde meydana gelen hasarların ya da zararların binanın çatı ve dış cephe yalıtım sorunundan kaynaklandığı, binanın ne dış cephesinde ne de projesine uygun açık teras şeklindeki çatısında zamanında ve halen tekniğine uygun su yalıtımı yapılmadığının tespit edildiği anlaşılmıştır. Bu açıklamalar ışığında ana taşınmazın onaylı mimari projesi yerinde uygulanarak, mevcut hasarların ana taşınmazın mimari projesine uygun şekle getirilmesi ile giderilip giderilemeyeceğinin tespit edilmesi, projesine uygun şekilde açık çatı haline getirilmesi halinde mevcut hasarların oluşmaya devam edeceğinin saptanması halinde ise bilirkişi kurulunun tespit ettiği bakım ve onarım ile alınması gereken tedbirlerinin nelerden ibaret olacağı hususunda bilirkişiden detaylı rapor alınıp bunun için yapılacak masraflar da tespit ettirilerek davacı da dahil tüm kat maliklerinden avans niteliğinde 634 sayılı Kanun'un 20/b maddesi uyarınca arsa payları oranında toplanması, masrafların daha fazla olması halinde bunların da kat maliklerinden arsa payları oranında alınması ve onarımın yapılması hususunda öncelikle varsa yöneticiye yetki ve uygun bir süre verilmesi, yöneticinin yerine getirmemesi ya da anataşınmazda yönetici olmaması halinde davacının yetkili kılınması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Davacıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.