Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/13074 E. 2026/10602 K.

Konu: Müdahalenin Önlenmesi Ve Eski Hale Getirme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/13074
Karar No
2026/10602
Karar Tarihi
Konu
Müdahalenin Önlenmesi Ve Eski Hale Getirme

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2401 Esas, 2025/1896 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/377 Esas, 2024/2136 Karar

Taraflar arasındaki müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan 295 villadan ibaret olup birden fazla parsel üzerinde kurulu ... ... Sitesi'nde 2 26... parsel 93 nolu bağımsız bölüm maliki olan davalının, duvar ve tel örgüler ördürerek sitenin ortak alanının bir kısmını kendi bahçesine katmak suretiyle site ortak alanına tecavüz ettiğini, böylece diğer villa maliklerinin bu ortak alana girmelerini önlediğini ve diğer kat maliklerinin bahçenin o kısmını kullanmasına engel olduğunu belirterek davalı tarafından yapılan müdahalenin önlenmesini, eski hale getirilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin herhangi bir şekilde site ortak alanını işgalinin söz konusu olmadığını, işgal edildiği belirtilen alanın müvekkilinin bahçesinin sınırında, diğer villardan uzak bölgede bulunan ve yapı itibarıyla heyelan alanı içerisinde olan bir alan olup, site yönetimi tarafından gerekli temizlik ve bakım işlerinin yapılmadığını, davayı ikame eden site yönetiminin asli görevleri arasında olmasına rağmen müvekkilinin taleplerinin karşılık görmemesi üzerine, müvekkilinin sokak hayvanları ile başıboş hayvanların bahçesine girmemesi, taşınmaza ve aile bireylerine zarar vermemesi için bahçesinin bitişiğindeki alana tel örgü ile ördüğünü, ancak bu alanın ortak alan olması nedeniyle kat maliklerinin de girişini önlememek adına yanlardan ve alttan kapı girişleri koyduğunu, kapılarda kilit vs. yerleştirmediğini, kat maliklerinin ortak alana girişlerini engellemediğini, bu tarihe kadar da işbu alanın temizlenmesi ve ilaçlanması işlerini kendisinin yürüttüğünü belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile verilen kesin süre içerisinde davacı tarafından bilirkişi ücreti yatırılmadığı, bilirkişi delili davanın sübutu için esas olduğu, davanın ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece verilen kararın usul ve kanuna tamamen aykırı olduğunu, nitekim bilirkişi ücretinin yatırılmasına dair mahkemece yapılan ihtaratın usulüne ve hukuka uygun yapılmadığını, her ne kadar mahkemece kesin süre de bilirkişi ücreti yatırılmadığından ve bilirkişi delilinin davanın sübutu için esas olduğundan, ispat edilemeyen davanın reddine dair karar verilmiş ise de 21.03.2024 tarihli duruşma tutanağının 1 nolu kararı incelendiğinde davacı vekiline fen bilirkişi ücreti için takdir edilen 2000 TL yi yatırması için 2 haftalık kesin süre verilmesine, kesin süreye uyulmadığı takdirde bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının ihtarına şeklinde belirtildiğini ancak mahkemece ihtaratta bilirkişi için belirlenen ücret miktarının ödenmemesi halinde bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçilmiş sayılacağı belirtilmiş olmasına karşın eldeki diğer delillere göre karar verileceği hususunun belirtilmediğini ve nitekim yine ilgili kanun maddeleri açıkça gösterilerek davanın reddedileceğine dair hukuki sonuç kısmının da tam olarak açıklanmadığından delil ikamesi için avans yatırılmasına dair mahkemece yapılan söz konusu ihtaratın hukuka uygun olmadığından, sadece bilirkişi ücretinin süresinde yatırılmadığı gerekçesiyle verilen davanın esastan reddi kararının da hukuka aykırı olup kaldırılmasını, kaldı ki fen bilirkişisi için daha önce bilirkişi ücreti yatırılmış olup; tayin olması sebebiyle yeni bir fen bilirkişisi atanması suretiyle müvekkiline ek külfet getirildiğini ve yine dosyada hali hazırda 821,96 TL gider avansı bulunmaktayken bu tutarın da dikkate alınmadığını, ek olarak yargılama sürecinde alınan bilirkişi raporu takdiri delil niteliğinde olduğundan, salt bilirkişi raporuna dayanılarak uyuşmazlığın ispatlanmasının da hem usule hem de hukuka açıkça aykırı olup; esas olan davayı bizzat hakimin incelemesi olduğunu, bu kapsamda mahkemece dava incelenmeden ve bilirkişi ön raporunda el atma hususu sabit iken sadece bilirkişi ücretinin yatırılmadığından bahisle davanın hemen esastan reddedilmiş olmasının usule ve yasaya açıkça aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile verilen kesin süre içerisinde bilirkişi ücretinin yatırılmadığı, dava konusu somut olayda bilirkişi incelemesinin zorunlu olduğu, ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmesinde bir hata bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'na (634 sayılı Kanun) tabi taşınmazın ortak yerlerine yapılan müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirilmesi istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. 6100 sayılı Kanun'da deliller için taraflarca avans yatırılması gerektiği hususu düzenlenmiş olup, Kanun'un Delil ikamesi için avans başlıklı 324 üncü maddesinin birinci fıkrasında; Taraflardan herbiri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin sürede yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler. düzenlemesine yer verilmiş, ikinci fıkrasında ise; tarafların bu yükümlülüğü yerine getirmemesi halinde delil ikamesinden vazgeçmiş sayılacakları öngörülmüştür. Aynı hükümler 03.04.2012 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin 45 inci maddesinin dördüncü fıkrasında da yer almıştır. Buna göre; taraflara delil avansının yatırılması için yapılacak ihtaratın taraflarca tereddütsüz şekilde anlaşılması gerekmektedir. Bunun için delil ikamesi için yapılacak ihtaratta; verilen makul sürenin kesin olduğunun belirtilmesinin yanında toplanacak delil için gereken masrafların kalem kalem miktarı da belirtilmek suretiyle gösterilmesi, masrafın yatırılmaması halinde o delile dayanmaktan vazgeçilmiş sayılacağının ve dosyadaki diğer delillere göre karar verileceğinin açıklanması gerekir.

3. Somut olayda İlk Derece Mahkemesince, delil ikamesi için gereken masrafın yatırılması amacıyla yapılan ihtaratta delil ikamesi için eksik kalan meblağın ödenmemesi halinde bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçilmiş sayılacağı belirtilmiş olmasına karşın eldeki diğer delillere göre karar verileceği hususu ve gerektiğinde ret kararı verilebileceği belirtilmeyerek hukuki sonuç kısmı da tam olarak açıklanmayarak hataya düşülmüştür. İhtaratın geçerli olması için taraflarca tamamlanması gereken işlemin açıkça belirtilmesi ve ihtarata uygun hareket edilmemesi halinde hangi hukuki sonuçla karşılaşılacağının açıklanması şart olduğundan bilirkişi delilinin toplanması için gerekli avansın tamamlanması amacıyla davacı tarafa usulüne uygun ihtarat yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davacının bilirkişi delilline dayanmaktan vazgeçtiği ve davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle verilen red kararı usul ve kanuna aykırı olup, kararın bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile; temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA,

Davacıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/13074, K. 2026/10602, T. 09.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-13074-e-2026-10602-k-09fb1a8b12c3