Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/17123 E. 2026/10955 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/17123
Karar No
2026/10955
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/402 Esas, 2025/822 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ: İncesu Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/60 Esas, 2023/540 Karar

Taraflar arasındaki müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme istemine ilişkin asıl dava ile tespit ve hakimin müdahalesi istemine ilişkin birleştirilen davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.

Kararın davalı-birleştirilen dava davacısı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı birleştirilen dava davacısı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl davanın kabulüne birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-birleştirilen dava davacısı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; kaçak asansör inşaatının durdurulmasına ve meydana gelen zararın davalı taraftan tahsiline, usulüne uygun olmayan ve haksız bir şekilde yapılan kaçak asansör yapımı nedeniyle oluşan durumun eski haline getirilmesini ve asansörün sökülmesine karar verilmesini talep etmiştir.

2. Birleştirilen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; kat malikleri kurulu tarafından asansör yapımına ilişkin çoğunluk kararının yeterli ve geçerli olduğunun tespitine, asansör yapımı için gerekli proje tadilatı ile ruhsatlandırma işlemleri için izin verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Asıl davada davalı taraf vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın idari yargının görev alanına girdiği gerekçesi ile dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-birleştirilen dava davacısı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı-birleşen dosya davacısı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; proje tadilatının, ana taşınmaza yapılan ilavenin yapıya ve özellikle ana taşıyıcı kolonlara zarar vermeyeceğine dair statik/teknik inceleme raporu ve depreme dayanıklılık raporu alınmış olmasına karşın oy birliği şartı aranmasına gerek olmadığını, ... Apartmanı Kat Malikleri Yönetim Kurulunun usulünce toplanılarak hasta ve yaşlı kat maliklerinin yaşam kalitesini kolaylaştırmak amacıyla 8/10 çoğunluğun sağlanılarak asansör yapımı için karar alındığını, binada asansör boşluğu olmadığından ana taşıyıcılara zarar vermemesi amacıyla teknik rapor alındığını, yapılan işte her hangi bir usulsüzlüğün bulunmadığını, düzenlenen raporun sonuç kısmında hata olduğunu, kabul etmediklerini, ... Belediye Başkanlığınca Ruhsat işlemlerinin tamamlanmış olması karşısında davanında konusuz kalacağı beyan edilmiş olmasına karşın yerel mahkemece taleplerinin reddi ile yetinerek karar verildiğini, bina kat maliklerinin ortak kararı ile asansör yapımına başlanmış olduğunu ve her hangi bir kat malikine fayda sağlayacak bir ilave değil tüm kat maliklerine fayda sağlayacak ilave olduğunu, bina kat maliklerinden yaşlılık, kalp ve diğer sağlık sorunlarının varlığı gözetilerek yapımına karar verilmiş olması karşısında faydalı yapı olarak ilaveten yapılan ortak alan niteliğinde olduğu gözden kaçırılarak hüküm kurulmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek verilen kararın kaldırılmasını, asıl davanın reddine, birleştirilen dava taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu binaya asansör yapılması için verilen tadilat projesinin belediyece uygun görülmediği, asansör yapımına izin verilmediği, mimari projeye aykırı asansör yapımı içinde tüm kat maliklerinin oybirliği ve rızası gerektiği bu şartta gerçekleşmediği, yapılan asansörün mimari projeye aykırı olduğu, kaldı ki asansör yapımı için ruhsat alınamadığı, her ne kadar davalı vekilince ruhsat alındığı belirtilmiş ise de ne yargılama aşamasında ne de istinaf aşamasında asansör yapımına ilişkin ruhsatta sunulmadığı anlaşıldığından asıl davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve kanuna uygun olduğunu belirterek birleştirilen dosyada, davacı taraf asansör yapımı için çoğunluk kararının yeterli ve geçerli olduğunun tespiti ile asansör yapımının ruhsatlandırma işlemine izin verilmesini talep ettiği ve İlk Derece Mahkemesince idari yargının görevli olduğuna karar verilmiş ise de davacının talebi belediyenin ruhsatlandırma talebinin reddi kararına karşı değil, kat malikleri kurulunca alınan kararın yeterli olduğunun tespitine ilişkin olup bu taleple ilgili olarak Sulh Hukuk Mahkemesi görevli olduğundan görev yönünden birleştirilen dosya davacısı vekilinin istinaf başvurusunun yerinde olduğu, ancak mimari projede bulunmayan asansör yapımı için tüm maliklerin rızası ve oybirliği gerektiğinden, çoğunluk kararının mimari projede bulunmayan asansörün yapımı için yeterli olmadığı, davalının asansör yapımına onayı da olmadığına göre davanın bu gerekçe ile reddine karar verilmesi gerektiği kanaati ile birleştirilen dava davacısı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-birleşen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı - birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirilmesi ve hakimin müdahelesi istemlerine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Mahkemece yapılan araştırma neticesinde haksız müdahalelerin neler olduğu belirlenerek yazılı olduğu şekilde karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik yoktur.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davalı-birleştirilen dava davacısı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

4. Mahkemece davanın kabulüne karar verilir iken davalı tarafın mimari projeye aykırılıklarının krokiye bağlanmak sureti ile ne şekilde eski hale getirileceğinin belirtilmediği anlaşılmaktadır. Mahkemece keşif yapmak sureti ile alınan bilirkişi raporunda da yapılan imalatların projesine aykırı olduğu belirtilmiş ancak eski hale getirme bakımından yapılacak işlemler krokiye bağlanmak sureti ile anlatılmamıştır. 6100 sayılı Kanun'un 297 nci maddesine göre mahkemece verilen kararın hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından herbiri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi ve verilen karar ile iki tarafın leh ve aleyhine hükmedilen görev ve hakların gayet açık ve anlaşılır biçimde yazılması gerekmektedir. Mahkemece projeye aykırılıkların ve müdahalelerin neler olduğunun ve ne şekilde eski hale getirileceğinin infazda tereddüt yaratmayacak şekilde açıkça belirtilmemesi bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı - birleştirilen davada davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Davalı - birleştirilen davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine,

Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/17123, K. 2026/10955, T. 15.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-17123-e-2026-10955-k-a9f08954c632