Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/14899 E. 2026/3068 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/14899
- Karar No
- 2026/3068
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2913 Esas, 2025/1157 Karar KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/72 Esas, 2023/439 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Antalya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 3 94... parsel sayılı taşınmazın 24.01.2014 tarihinde yapılan 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı kapsamında lise alanı olarak ayrılmak suretiyle taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığından bahisle kamulaştırmasız el atma bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza davacı tarafından Antalya 4. İdare Mahkemesi 2022/1138 Esas, sayılı dava açıldığını, Antalya 4. İdare Mahkemesi 2022/1138 Esas, 2022/1442 Karar sayılı kararı ile davanın görev yönünden reddine karar verildiğini, kararın istinaf edildiğini, henüz kesinleşmediğini, derdestlik itirazında bulunduklarını, husumetin ... Belediyesine yöneltilmesi gerektiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tespiti ile bedelin davalı idareden tahsiline ve dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; idare mahkemesinde açılan davanın görev yönünden reddine karar verildiğini kararın henüz kesinleşmediğini, derdestlik itirazında bulunduklarını, davaya konu taşınmazın belediye başkanlığının kararı ile imar planında okul alanı olarak tahsis edildiğini, buna göre sorumluluğun ilgili yer belediyesine ait olduğunu, bilirkişi raporunda taşınmaz için belirlenen bedelin çok yüksek olduğunu, müvekkili idare harçtan muaf olduğu halde hükmün 6 nolu bendinde müvekkili aleyhine harca hükmedildiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konu taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında eğitim tesis alanı olarak planlandığı, imar parseli olduğu, taşınmaza fiilen el atılmamış ise de taşınmazın imar planındaki özgüleme amacı gözetildiğinde kamulaştırma sorumluluğunun davalı idareye ait olduğu, taşınmazın arsa vasfında olduğu kabul edilerek 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi maddesi uyarınca emsal karşılaştırması yapılmak suretiyle değer biçilmesinde usulsüzlük bulunmadığı, birim fiyatının 26.01.2023 dava tarihi itibarıyla 5.819,24 TL/m² olarak tespit edildiği, tazminat miktarının taşınmazın konum ve özelliklerine uygun olduğu, davanın açılış tarihine göre yapılıp, faize de dava tarihi itibarıyla hükmedilmesinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı ancak davalı idare harçtan muaf olduğu halde hükmün (6) nolu bendinde yargılama giderleri içinde davalı idareden harç tahsiline karar verilmiş olması doğru görülmediği, öte yandan, hukuken el atılan taşınmazda davacı payına düşen tazminat bedeli yönünden maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekir ise de, vekâlet ücreti kamu düzenine ilişkin sebeplerden olmayıp bu husus süresi içinde istinaf sebebi olarak da ileri sürülmediğinden, İlk Derece Mahkemesi hükmü vekâlet ücreti yönünden düzeltilmeyerek aynı miktarda vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesi ile istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesi ve bedelin davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir.
3. Dosya kapsamında yer alan fen bilirkişi raporunda, keşif tarihi itibarıyla dava konusu taşınmaza fiilen el atılmadığı anlaşılmakla birlikte, 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı kapsamında lise alanı olarak ayrıldığı ve mülkiyet hakkının süresi belirsiz şekilde kısıtlanması nedeniyle alınan rapora göre taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi doğrudur.
4.Davalı ... vekili maktu vekâlet ücretinin hüküm altına alınması gerektiği yönünde temyiz isteminde bulunmuşsa da vekâlet ücretinin kamu düzeni gereğince resen gözetilecek hususlardan olmadığı, davalı idare vekilinin süresi içerisinde sunulan istinaf dilekçesinde bu yönde istinaf başvurusunun bulunmadığı ve Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Kanun'un 355 inci maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak inceleme yapıldığından ve istinaf sebebi olarak ileri sürülmeyen bir konunun temyiz yolunda ileri sürülmesi hâlinde incelenmesi mümkün olmadığından, bu hususta değerlendirme yapılmamıştır.
5. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve istinafta ileri sürülmeyen sebeplerin temyiz aşamasında ileri sürülemeyeceği kuralına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.