Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/17150 E. 2026/10248 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/17150
Karar No
2026/10248
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2565 Esas, 2025/1543 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Alanya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/717 Esas, 2023/286 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:

Miktar veya her paydaş için değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın her paydaş için değeri kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Davacılar ..., ... (... kızı 1956 D.lu), ... ve ... dışındaki davacılar yönünden hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktar dava tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin altında kalmaktadır.

Bu nedenle; davalı idarenin davacılar ..., ... (... kızı 1956 D.lu), ... ve ... dışındaki davacılar yönünden temyiz istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.

Davalı idare vekilinin davacılardan ..., ... (... kızı 1956 D.lu), ... ve ... yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili asıl ve birleştirilen dava dilekçesinde özetle; Antalya ili, ..., ... 20 15... parsel sayılı taşınmazda davacılar adına kayıtlı payın bulunduğunu, taşınmaza davalı idare tarafından üzerinde poliklinik yapmak sureti ile fiilen el atıldığını, davalı tarafça kamulaştırma işlemi yapılmadığını, davacıya bedel ödenmediğini beyanla kamulaştırmasız el atma tazminatının faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını, bu nedenle zamanaşımından reddinin gerektiğini, davanın husumet yönünden de reddi gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davaların kabulüne, taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bedeline hükmedilen taşınmazın tapusunun iptali ve Hazine adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında "Belediye Hizmet Alanı (B.H.A.)" olarak planlandığını, ... Belediyesi’nin 06.10.2015 tarihli ve 228 Sayılı Meclis Kararı ile ... Devlet Hastanesine bağlı ek hizmet binası olarak değerlendirilmek üzere müvekkili Bakanlığa tahsis edildiğini, taşınmazın imar planına göre "belediye hizmetleri" için ayrılmış bir alan olduğunu, taşınmazda sağlık hizmeti veriliyor olmasının geçici bir protokole dayandığını, asıl imar amacını ve Belediye Başkanlığına aidiyeti değiştirmediğini, davanın ... Belediye Başkanlığı husumeti ile görülmesi gerektiğini, dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, tahsis protokolünün süresi sonunda ... Belediye Başkanlığı tarafından uzatılmadığı sağlık hizmeti ile hiçbir ilgisi bulunmayan bir taşınmazın Sağlık Bakanlığı tarafından anlamsızca alınmış olacağını, müvekkili idarenin taşınmaza kamulaştırmasız el atmadığını, tesis edilen herhangi bir işlem olmadığı gibi gerçekleşmiş bir eylemin de bulunmadığını, idarenin yükümlülüğünün doğabilmesi için, idarenin hukuka aykırı bir işlemi ile bu işlemde ağır kusurunun bulunması ayrıca idarenin işlemi ile doğan zarar bakımından uygun illiyet bağının kurulabilmesi gerektiğini, davacı tarafça zarara uğranıldığı iddia ediliyorsa, bu hususta illiyet bağının ancak ilgili belediyeler ile kurulabileceğini, imar planlarının yapılması aşamasında ilgili kurum ve kuruluşların görüşlerinin alınması gerektiğini, müvekkili idarenin görüşünün alınmadığını, imar planlarında umumî hizmetlere ayrılan alanların kamulaştırılabilmesinin aslî ve gerekli şartlarının, imar planlarının yürürlüğe konulmasından itibaren en geç 3 ay içinde ilgili Belediye Başkanlığı tarafından imar programının hazırlanması; bu programın Belediye meclisinde görüşülmesi sırasında program kapsamına giren ve kamulaştırılması gereken alanların niteliğine göre ilgili kamu kuruluşu temsilcisinin iştirakiyle görüşünün alınması; programın kapsamında olan taşınmazların kamulaştırılması maksadıyla ilgili kamu kuruluşlarına ayrıca bildirilmesi olduğunu, müvekkili idarenin dava konusu taşınmazın sağlık alanı olması yönünde bir talebi olmadığını, davaya konu taşınmazın imar uygulaması ve imar durumunda Bakanlıkları veya Müdürlüklerinin bilgisi ve görüşü olmadan Belediye Başkanlığı tarafından kanuna aykırı şekilde tesis edildiğini, kanuna aykırı işlem yapan Belediye Başkanlığının davaya taraf olması gerektiğini, ilk derece yargılamasında alınan bilirkişi raporunun da hüküm kurmaya elverişli olmadığını, bilirkişilerin hangi kriterlerle kıyas emsal taşınmaz belirlediklerinin anlaşılamadığını, dava konusu taşınmaz şehrin dışında ... bir bölgedeyken kıyas olarak deniz kenarında, turizm bölgesinde bir taşınmazın emsal alındığını yapılan hatalı tercih ile dava konusu taşınmazın m² değerinin yersiz yükseltildiğini, emsal alınan taşınmaz ile dava konusu taşınmaz arasındaki mukayese kriterleri üzerinden yapılan katsayı değerlendirmesinin de hatalı olduğunu, kıyas emsal taşınmaz çok daha merkezi konumda ve çok daha fazla talep gören bir konumda bulunduğunu belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahallinde yapılan keşif, bilirkişi kurulu raporu, rapora ekli fotoğraflar birlikte değerlendirildiğinde davaya konu taşınmaz üzerinde ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi Toplum ve Ruh Sağlığı Danışma ve Tedavi Merkezi yapılmak suretiyle davalı idare tarafından fiilen el atıldığı, sorumlu idarenin Sağlık Bakanlığı olduğu, davalı vekilinin husumete yönelik istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli İmar Planı içerisinde kalması nedeniyle arsa vasfında kabul edilerek emsal araştırma yöntemi ile dava konusu taşınmazın değerinin tespiti yoluna gidilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, böylece İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu belirtilerek davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin idareden tahsili istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dosya içindeki bilgi ve belgelere, kararın dayandığı gerekçelere göre; mahallinde yapılan keşif sonucu arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davalı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

4. Davalı idare harçtan muaf olduğu hâlde aleyhe harca hükmedilmesi kararın bozulması gerekmiştir.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A.Davalı İdare Vekilinin Davacı ..., ... (... kızı 1956 D.lu), ... ve ... Dışındaki Davacılara İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE,

B.Davalı İdare Vekilinin ..., ... (... kızı 1956 D.lu), ... ve ... ’a İlişkin Temyizi Yönünden; Kamu düzeni gereğince temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

3. İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (7-a) numaralı bendinin hükümden çıkarılması yerine "davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına " ibaresinin yazılması, hüküm fıkrasının (8-a) numaralı bendinin hükümden çıkarılması yerine "davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına " ibaresinin yazılması, hüküm fıkrasının (9-a) numaralı bendinin hükümden çıkarılması yerine "davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına " ibaresinin yazılması, hüküm fıkrasının (10) numaralı bendinin hükümden çıkarılması yerine "Davacı tarafından asıl ve birleştirilen dosyalar için dosyaya yatırılan keşif ve tebligat giderleri olarak olmak üzere toplamda 3410,60 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, davacılar tarafından yatırılan 199,30 TL peşin harç ve 17717,00 TL tamamlama harcı olarak yatırılan toplamda 17.916,30 TL harcın talep halinde davacılara iadesine" cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/17150, K. 2026/10248, T. 03.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-17150-e-2026-10248-k-ddf9ecd0d748