Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5607 E. 2026/4220 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5607
Karar No
2026/4220
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1547 E., 2025/1758 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Nevşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/14 E., 2025/111 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 30.06.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat....'in sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin davalı ...Otomotiv A.Ş.’den 2018 model, .... marka, .... model aracı satın aldığını, diğer davalı ...Motorlu Araçlar Tic. A.Ş.’nin Türkiye yetkili distribütörü olduğunu, zaman içerisinde aracın muhtelif yerlerinde üretimden kaynaklı boya/vernik atması oluştuğunu, iki boya katmanının zayıf tutulmasından dolayı katmanların birbirine tutunma özelliğinin kaybolduğunu ve zaman içerisinde bu ayıbın yayılarak devam edeceğini, bu gizli ayıbın davalı şirkete bildirilmesine rağmen olumlu bir yanıt alınamadığını ileri sürerek; ayıplı aracın tüm masrafları davalılara ait olmak üzere, aynı nitelikte ayıpsız "0" km yenisi ile değiştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ..... A.Ş vekili; dava konusu araçta üretimden kaynaklı ayıp niteliğinde herhangi bir arıza bulunmadığını, boya sorununun dış etkenler veya kullanım hatasından kaynaklandığını, ayıbın üretimden kaynaklandığı sonucuna varılırsa öncelikle davacının diğer seçimlik haklarından ücretsiz onarım(boyama) veya değer kaybı talepleri yönünden karar verilmesi gerektiğini savunarak; davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ...Otomotiv A.Ş vekili; iddia edilen boya sorunun ücretsiz onarım ile giderilebilecek ve mevzuat kapsamında araçtan beklenen faydayı azaltacak bir ayıp olmadığı dikkate alınarak araç değişimi talebinin orantılılık ilkesi çerçevesinde reddi gerektiğini, araçta gizli ayıp olmadığını savunarak;davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bilirkişi ve ek raporunda davaya konu boya atma ayıbının ağır kusur veya hile ile gizlenip gizlenmediğinin tam olarak tespitinin yapılamadığının belirtildiği, bu durumda 6502 sayılı Kanun’un 12/3 maddesinin uygulanamayacağı, davalıların cevap dilekçesi ile zamanaşımı definde bulundukları, aynı şekilde kanunun 12/1 maddesinde kanunlarda veya taraflar arasındaki sözleşmede daha uzun bir süre belirlenmediği takdirde, ayıplı maldan sorumluluk, ayıp daha sonra ortaya çıkmış olsa bile, malın tüketiciye teslim tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabi olduğuna ilişkin düzenleme yer aldığı, davaya konu aracın 02.04.2018 tarihinde satın alındığı, davanın ise 07.12.2021 tarihinde açıldığı hususları göz önünde bulundurulduğunda davanın 2 yıllık zamanaşımı sonrasında açıldığı anlaşılmakla, davalıların zamanaşımı definin yerinde olduğu gerekçesiyle; davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; 6502 sayılı Kanunun 12. maddesi kapsamında davalıların ayıplı maldan sorumluluğunun ayıp daha sonra ortaya çıkmış olsa bile malın tüketiciye teslim tarihinden itibaren 2 yıllık zaman aşımına tabi olması, davaya konu araçtaki ayıbın davalılarca ağır kusur ya da hile ile gizlendiğinin de davacı tarafça ispat edilememesi nedeniyle zaman aşımına uğrayan talep bakımından davanın reddine ilişkin verilen kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; dava konusu araçta üretimden kaynaklı gizli ayıp olup, hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu gizli ayıbın tespit edildiğini, bilirkişi ek raporunda, araçtaki boya atma sorununun hem gözle bariz olarak görüldüğü, hem de boya kalınlık ölçümleri ile tespit edildiğini ve herhangi bir kaza/darbe gibi fiziki bir nedenle oluşmadığını, üretim esnasındaki boyama prosesinden kaynaklanan, üreticinin ağır kusuru nedeniyle meydana geldiği değerlendirilmekle birlikte söz konusu ayıbın ağır kusur veya hile ile gizlenip gizlenmediğinin tam olarak tespitinin yapılamadığı ifadelerine yer verildiğini, araçta mevcut boya atmasının boyama prosesinden kaynaklanan, üreticinin ağır kusuru nedeniyle meydana geldiğinin tespit edildiğini, tüm bu tespitler karşısında ayıbın davalılarca ağır kusur ya da hile ile gizlendiğinin ispatlanamadığı yönündeki gerekçenin hatalı olduğunu, ayıp; ağır kusur ya da hile ile gizlenmişse zamanaşımı hükümlerinin uygulanmayacağını belirterek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ayıplı aracın misli ile değişimi istemine ilişkindir. 1. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un ''Ayıplı Mal'' başlıklı 8 inci maddesi; "Ayıplı mal, tüketiciye teslimi anında, taraflarca kararlaştırılmış olan örnek ya da modele uygun olmaması ya da objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımaması nedeniyle sözleşmeye aykırı olan maldır. (2) Ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda, internet portalında ya da reklam ve ilanlarında yer alan özelliklerinden bir veya birden fazlasını taşımayan; satıcı tarafından bildirilen veya teknik düzenlemesinde tespit edilen niteliğe aykırı olan; muadili olan malların kullanım amacını karşılamayan, tüketicinin makul olarak beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren mallar da ayıplı olarak kabul edilir.” Yine aynı Kanun’un 12. maddesi de "Ayıp, ağır kusur ya da hile ile gizlenmişse zamanaşımı hükümleri uygulanmaz.” şeklindedir. 2. Somut uyuşmazlıkta; Mahkemece, ayıbın türünün belirlenmesi için alınan bilirkişi raporlarında, davaya konu araçtaki boya atma sorununun hem gözle bariz olarak görüldüğü, hem de boya kalınlık ölçümleri ile tespit edildiği ve herhangi bir kaza/darbe gibi fiziki bir nedenle oluşmadığı, üretim esnasındaki boyama prosesinden kaynaklanan, üreticinin ağır kusuru nedeniyle meydana geldiği değerlendirildikten sonra, söz konusu boya atma ayıbının ağır kusur veya hile ile gizlenip gizlenmediğinin tam olarak tespitinin yapılamadığının bildirildiği görülmüştür. Mahkemece ağır kusur halinde zamanaşımının işlemeyeceği konusunda 6502 sayılı yasanın 12/3 ve 16/2 maddeleri birlikte değerlendirilerek ve mevcut ayıp nedeniyle ağır kusurlu olan davalıların zamanaşımı süresinden yararlanamayacakları dikkate alınarak işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR 1. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanunun 371. maddesi uyarınca davacı yararına BOZULMASINA, 40.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/5607, K. 2026/4220, T. 30.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-5607-e-2026-4220-k-af824e8ca7bb