Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2026/266 E. 2026/4226 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/266
Karar No
2026/4226
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/335 E., 2025/1185 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/446 E., 2024/596 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli, davacı vekili tarafından duruşmasız temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 30.06.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde gelen davacı asil ... ile davalı vekili Avukat ...'ün sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin 17.11.2015 tarihinde .... model aracıyla seyir halindeyken direksiyon hakimiyetini kaybederek yol kenarındaki ağaca şiddetli çarpmak suretiyle durabildiğini, müvekkili ile eşi ...'nın ve 3 aylık bebeklerinin ağır şekilde yaralandıklarını, kaza sırasında ön yolcu hava yastığı açılmış olduğu halde, sürücü hava yastığının açılmadığını, çok sayıda yaralanmanın yanı sıra kalıcı rahatsızlıkların oluştuğunu ve felç riskinin meydana geldiğini, İzmir 6. Tüketici Mahkemesinin 2016/6 D.İş sayılı dosyası ile aracın hava yastığı sisteminin imalattan kaynaklı gizli ayıplı olduğunun tespit edildiğini ileri sürerek; 500.000,00TL manevi tazminat ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 107. maddesi gereğince şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; aracın ikinci el olması nedeniyle, davacının tüketici vasfını taşımadığını, Mahkemenin yetkisiz olduğunu, aracın daha önceden kazalara karışmış olabileceğini, sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; aracın hava yastığının üretimden kaynaklı gizli ayıplı olduğu gerekçesiyle maddi ve manevi tazminat istemi yönünden davanın kısmen kabulüne, 4.763,30 TL geçici iş görmezlik tazminatı ile 645.198,39‬ TL kalıcı iş görmezlik tazminatından oluşan toplam 649.961,69 TL maddi tazminatın, 10.000,00TL'lik bölümünün 17.11.2015 tarihinden, 639.961,69 TL'lik bölümünün 03.10.2017 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, davacı tarafın fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin reddine,125.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkeme hükmünün yasal unsurları taşıdığı, özellikle bilirkişi raporunun karar vermeye yeterli, taraf, mahkeme ve istinaf denetimine elverişli olduğu gerekçesiyle, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri temyiz başvurusunda bulunmuşlardır. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı vekili; müvekkilinin dağıtıcı distribütör olduğunu, husumet yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, aracın 7. kez el değiştirdiğini, araçta keşif yapılmadığını, kaza tespit tutanağında emniyet kemerinin takılı olup olmadığı hususunun tespit edilemediği yönünde rapor edildiğini, davacının kazada asli kusurlu olduğunu, tazminat hesabının hatalı yapıldığını belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davacı vekili; maddi ve manevi tazminatın düşük hesaplandığını belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ayıplı araç nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 1. Dava dosyasının incelenmesinde; davacının 25.04.2016 tarihli dava dilekçesi ile İzmir 7. Tüketici Mahkemesinde malın ayıplı olmasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat davası açıldığı, 12.11.2018 tarihli ilamı ile Mahkemece 842.482,86 maddi tazminat ile 500.000 manevi tazminatın tahsiline karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 10.07.2020 tarihli ilamı ile somut uyuşmazlıkta davacı aracın ilk kayıt malikinin dava dışı ticari şirket olduğu, ondan satın alan kişilerin de halef olacağı dikkate alındığında, Tüketici Mahkemesinin görevli olmadığı, genel Mahkemelerin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmesine üzerine, kararın kaldırıldığı, İlk Derece Mahkemesinin 23.07.2020 tarihli kararıyla da, görev yönünden davanın usulden reddine, dosyanın Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği görülmüştür. HMK'nın 362/1-c maddesinde; "Yargı çevresi içinde bulunan ilk derece mahkemelerinin görev ve yetkisi hakkında verilen kararlar ile yargı yeri belirlenmesine ilişkin kararlar." şeklinde düzenlendiğinden ve görev hususu istinaf aşamasında kesinleşmiş olduğundan, işbu davada görev hususunda temyiz incelemesi yapılmamıştır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 219 ve devamı maddelerinde düzenlenen "Ayıptan sorumluluk" kapsamında sadece satıcının sorumluluğu düzenlenmiş olup, dağıtıcının (distribütör) hukuki ayıptan sorumluluğuna ilişkin hüküm bulunmadığından, işbu davada dağıtıcı olduğu anlaşılan davalının husumetinin bulunmadığı anlaşılmıştır.

Hal böyle olunca, Mahkemece davalı dağıtıcı hakkında husumetten ret kararı verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olup, kararın bozulmasına karar verilmiştir. 2. Bozma sebebine göre, davalı vekilinin sair, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanunun 371. maddesi uyarınca davalı yararına BOZULMASINA, 3. Bozma sebebine göre, davalı vekilinin sair, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 40.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, Peşin alınan temyiz karar harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2026/266, K. 2026/4226, T. 30.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2026-266-e-2026-4226-k-61aa57f9086f