Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2026/1624 E. 2026/9700 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/1624
- Karar No
- 2026/9700
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1381 E., 2021/1118 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 221/4-2.cümlesi, 62, 63, 53... /9. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddi
Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 18.11.2025 tarihli ve 2023/1203 esas, 2025/... sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.02.2026 tarihli ve KD-2021/... sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308. maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, İtirazın konusu, .../PDY silahlı terör örgütü üyesi olan sanık hakkında temel cezanın teşdiden uygulanmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, alt sınırdan uygulanması ve TCK'nın 221/4-2. cümlesi kapsamında 2/3 oranında uygulanan etkin pişmanlık indiriminin en üst sınırdan uygulanması gerekip gerekmediğine ilişkindir. Sanığın ... Tıp Fakültesinden 1992 yılında mezun olduğu, 1993 yılında ...'da 1,5 yıl mecburi hizmetini yaptığı, 1994 yılında ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik Cerrahi Ana Bilim Dalında Asistan olarak göreve başladığı, 2000 yılında ... Üniversitesi Tıp Fakültesine Yardımcı Doçent olarak atandığı, burada Doçentliğini aldıktan sonra 2011 yılında ...Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik cerrahi Ana Bilim Dalına başkan olarak atandığı ve Profesörlüğünü aldığı, darbe girişiminin ardından ise ihraç edildiği, Sanığın dosya kapsamı itibariyle vuku bulan ve örgütsel faaliyet olarak kabul edilen eylemlerinin, örgüt hiyerarşisine organik bağ ile dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk içerdiği, üzerine atılı .../PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunun oluştuğu, ancak silahlı terör örgütüne üye olduğu ve TCK'nın 221. maddesinin 4. fıkrasının 2. cümlesinde öngörülen etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı kabul edilen sanığın incelenen dosya kapsamı ve delillere göre soruşturma ile kovuşturma aşamalarında örgütte kaldığı süre ve konum itibariyle örgütün yapısı, örgütsel faaliyetleri ve örgüt mensupları ile ilgili verdiği bilgilerin yeterli kabul edilmesi gerektiği, bu bilgilerin faydalılık derecesi ve etkin pişmanlıkta bulunduğu aşama da gözetilerek TCK'nın 314. maddesinin 2. fıkrası ile 3713 sayılı TMK'nın 5. maddesinin 1. fıkrası uyarınca verilen cezada üçte birden dörtte üçe kadar indirim öngören TCK'nın 221. maddesinin 4. fıkrasının 2. cümlesi gereğince en üst sınırdan indirim yapılması gerekirken sanık hakkında fazla ceza tayin edildiği, yine Anayasa'nın 138. maddesinin 1. fıkrası hükmü, TCK'nın 61. maddesinin 1. fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle TCK'nın 3. maddesinin 1. fıkrası uyarınca suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak hakkaniyete uygun bir ceza tayini gerekirken örgütsel eylem ve faaliyetleri alt sınırdan uzaklaşılmasını gerektirmeyen sanık hakkında temel cezanın belirlenmesinde suçun unsurlarının teşdit sebebi olarak nazara alınamayacağı da gözetilmeden TCK'nın 61. maddesinin 3. fıkrasına aykırı olarak alt sınırdan uzaklaşılarak fazla cezaya hükmedildiği anlaşılmakla, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine dair hükmün, sanık hakkında temel cezanın alt sınırdan belirlenmesi gerektiği ve etkin pişmanlık hükümlerinin en üst sınırdan uygulanması gerektiği gerekçesiyle bozulması düşünüldüğünden, Yüksek Dairenin onama kararına karşı CMK'nın 308. maddesi uyarınca sanık lehine olağanüstü itiraz yasa yoluna başvurmak gerekmiştir. II. GEREKÇE Dairemizin, 18.11.2025 tarihli ve 2023/1203 esas, 2025/... sayılı kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy çokluğuyla REDDİNE, 2. 5271 sayılı Kanun’un 308. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Dairemizin, 18.11.2025 tarihli ve 2023/1203 esas, 2025/26200 sayılı onama kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.03.2026 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ Suçun sübutu ve oluşumu açısından sayın heyetle herhangi bir ihtilaf söz konusu olmamakla birlikte cezanın şahsileştirilmesi ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasında ceza indirim oranının belirlenmesi bakımından sayın çoğunluğun görüşüne aşağıdaki gerekçelerle muhalefet edilmiştir. 1. Anayasa'nın 138. maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrası uyarınca; suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak, hakkaniyete uygun bir ceza tayini gerekirken örgütsel eylem ve faaliyeti bulunmayan sanık hakkında temel cezanın belirlenmesinde suçun unsurlarının teşdit sebebi olarak nazara alınamayacağı da gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun’un 61. maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı olarak alt sınırdan uzaklaşılarak fazla cezaya hükmedilmesi, 2. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu kanun dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır. 5237 sayılı Kanun'un 221. maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/14 26... /12 92... .10.2015 tarih, 2015/1565-3464 K.). 5237 sayılı Kanun'un 221. maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunulduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3’ten 3/4’e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir. Bu açıklamalar ışığında, somut olay değerlendirildiğinde; Silahlı terör örgütüne üye olduğu ve 5237 sayılı Kanun'un 221. maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde öngörülen etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı kabul edilen sanığın incelenen dosya kapsamı ve delillere göre, konumuna uygun bir şekilde verdiği beyan ile örgüt mensupları ile ilgili verdiği bilgilerin faydalılık derecesi de gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 314. maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun'un 5. maddesinin birinci fıkrası uyarınca verilen cezada üçte birden dörtte üçe kadar indirim öngören 5237 sayılı Kanun'un 221. maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi gereğince üst hadden indirim yapılması gerekirken fazla cezaya hükmedilmesi, bozmayı gerektirdiği halde mahkemece verilen mahkumiyet hükmünün onanması yönündeki karara Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının reddi yönündeki sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.