Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2024/25093 E. 2026/9146 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/25093
- Karar No
- 2026/9146
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2540 E., 2024/1794 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Dairemizin bağlantılı 2026/2918 Esas numaralı dosyası ile birlikte incelenmiştir. Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı anlaşılmıştır. Sanık ... müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.07.2024 tarihli ve 2024/31 Esas, 2024/399 Karar sayılı kararı ile uyuşturucu madde ticareti suçundan; Sanık ... hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a ve 192/3 maddeleri uyarınca 14... ay 15 gün hapis cezası ve 29.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Sanık ... hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 35/1-2 ve 58. maddeleri uyarınca 9 yıl 9 ay hapis cezası ve 19.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 19.09.2024 tarihli ve 2024/2540 Esas, 2024/1794 Karar sayılı kararı ile; ''Yargılama sürecinin eleştirilen husus dışında kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı ve sanıkların eylemlerinin sabit olduğu anlaşıldığından sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine '' karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri a.Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın uyuşturucu madde kullanıcısı olduğuna, suç vasfında hataya düşüldüğüne, suçun unsurlarının oluşmadığına, yeterli ve somut delil bulunmadığına, delillerin hatalı değerlendirildiğine, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine, tahliye ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. b.Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın uyuşturucu madde kullanıcısı olduğuna, suç vasfında hataya düşüldüğüne, suçun unsurlarının oluşmadığına, yeterli ve somut delil bulunmadığına, delillerin hatalı değerlendirildiğine, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine, tahliye ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, 01.12.2023 tarihinde istihbari bilgi doğrultusunda şüphe üzerine sanık ...'in durdurulduğu, elindeki poşette ne olduğu sorulduğunda ... plakalı araçta bekleyen kişiye vereceğini söylemesi üzerine ... plakalı aracın yanında bulunan sanık ...'in görülerek yakalandığı, Sulh Ceza Hakimliğinden alınan arama kararı doğrultusunda siyah poşette yapılan aramada bulunan sentetik ... ve kokaine el konulduğu, sanıkların uyuşturucu madde ticareti yaptığı iddiasına ilişkin olarak; a. Sanık ... hakkında verilen mahkumiyet kararına ilişkin; 1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, olay ve arama tutanağı, ele geçirilen uyuşturucu maddeler ve uzmanlık raporu, araştırma tutanakları, telefon bilirkişi raporu ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde suçun vasfına, sübutuna, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımların yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, hükme esas alınan diğer tüm delillerin hukuka uygun şekilde toplandığı, dosya kapsamında hükmün esasına etki edebilecek eksik inceleme bulunmadığı, sanık hakkında kurulan hükümde ve dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükümlerinin uygulanmamasında bir isabetsizlik bulunmadığı, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma şartları oluşmadığından uygulanmamasında bir isabetsizlik bulunmadığı, sanık yönünden 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, aşağıda belirtilen husus dışında Bölge Adliye Mahkemesi kararında hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. 2.7550 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle 5275 sayılı Kanun'un 108/3. maddesinde yapılan değişiklik gözetildiğinde, sanık ... hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanması nedeniyle koşullu salıvermeden yararlanamayacağına hükmolunması hukuka aykırı görülmüş ise de bahse konu hukuka aykırılığın Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. b. Sanık ... hakkında verilen mahkumiyet kararına ilişkin; 1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, olay ve arama tutanağı, ele geçirilen uyuşturucu maddeler ve uzmanlık raporu, araştırma tutanakları, telefon bilirkişi raporu ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde suçun vasfına, sübutuna, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımların yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, hükme esas alınan diğer tüm delillerin hukuka uygun şekilde toplandığı, dosya kapsamında hükmün esasına etki edebilecek eksik inceleme bulunmadığı, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, aşağıda belirtilenler dışında Bölge Adliye Mahkemesi kararında hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. 2.Dosya kapsamına göre, 30.11.2023 tarihinde istihbari bilgi doğrultusunda şüphe üzerine durdurulan sanığa elindeki poşette ne olduğu sorulduğunda ... plakalı araçta bekleyen kişiye vereceğini söylemesi üzerine yapılan çalışmada sanık ...'in yakalanarak yapılan yargılama sonucu mahkumiyetine karar verildiği, yine uyuşturucu maddeyi ...'dan aldığını beyan edip ve iletişim bilgilerini paylaşması sonrası sanık ...'ın yakalanarak yapılan yargılama sonucu mahkumiyetine karar verildiği, sanığın ifadeleri doğrultusunda haklarında delil bulunmadığı aşamada diğer sanıklar ... ve ... hakkında bilgi vermesi suretiyle kendi suçunun ve diğer şeriklerin ortaya çıkmasına yardım eden sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 192. maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması yerinde ise de; sanığın suçunun ortaya çıkmasını sağlayan yardım ve hizmetinin niteliğine göre sanığın cezasında yapılan indirimin daha yüksek oranda belirlenmesi gerekirken, 1/4 olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayini, 3. Sanık hakkında geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki pişmanlığını gösteren davranışları veya cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri göz önünde bulundurularak ve somut olgularla temyiz denetimine imkan verecek şekilde takdiri indirime karar verilip verilmeyeceğinin hükümde temyiz denetimine imkan tanıyacak şekilde değerlendirilmesi gerekirken, "Sanığın kişiliği, cezanın üzerindeki etkisi dikkate alınarak sanık hakkında TCK'nın 62. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına" şeklindeki yetersiz ve somut olgulara dayandırılmayan gerekçe ile hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62. maddesinin uygulanmaması hukuka aykırı görülmüştür.
III. KARAR a. Sanık ... hakkında Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (a) bendinde açıklanan nedenlerle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 19.09.2024 tarihli ve 2024/2540 Esas, 2024/1794 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 302. maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 303. maddesi gereği, İlk Derece Mahkemesi hüküm fıkrasının 2. maddesinin 13. fıkrasında yer alan '' tekerrüre esas alınan mahkumiyette de tekerrüre ilişkin hükümlerin uygulanmış olduğu ve sanığın ikinci kez mükerrir olduğu anlaşılmakla 5275 sayılı Kanun'un 108/3 maddesi gereğince sanığın koşullu salıvermeden yararlandırılmamasına'' ibaresi çıkartılmak suretiyle Tebliğname'ye kısmen uygun olarak oybirliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık ... hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, b. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (b) bendinde açıklanan nedenlerle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 19.09.2024 tarihli ve 2024/2540 Esas, 2024/1794 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.06.2026 tarihinde karar verildi.