Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/8372 E. 2026/8097 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/8372
- Karar No
- 2026/8097
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2052 E., 2025/2070 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı anlaşılmakla; gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı ... 26. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.01.2025 tarihli ve 2024/450 Esas, 2025/48 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3-4a, 62, 52... . maddeleri uyarınca 12... ay hapis cezası ve 125.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 24.06.2025 tarihli ve 2025/2052 Esas, 2025/2070 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair delil bulunmadığına, uyuşturucu madde satmadığına, mahkemece savunma hakkının kısıtlandığına, yapılan arama işleminin hukuka aykırı olduğuna, yakalanan uyuşturucu madde miktarının fazla olmasının tek başına ticaretinin yapıldığı anlamına gelmeyeceğine, dosya kapsamında ele geçirilen uyuşturucu maddelerin her birinin ayrı ayrı değerlendirildiğinde, ele geçirilen her bir maddenin kişisel kullanım sınırı altında kaldığına, mahkemece eksik inceleme ile karar verildiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre; durumundan şüphelenilerek durdurulan araçta narkotik madde kokusu duyularak dışarıdan yapılan gözlemde çanta içinde klipsli poşet, eşofman cebinde ..., sentetik ..., esrar ve hassas terazi ele geçirildiği; bu şekilde sanığın atılı suçu işlediği iddiasına ilişkin olarak; Suç konusu uyuşturucu maddenin miktarına bağlı olarak önem ve değeri ile oluşturduğu tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun'un 3. maddesindeki orantılılık ilkesi ile aynı Kanun'un 61. maddesindeki ölçütlere göre; temel hapis ve adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini gerektiği gözetilmeden eksik ceza tayin edilmesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, olay tutanağının içeriği, sanığın aşamalardaki savunmaları, kriminal rapor, ele geçirilen uyuşturucu maddelerin niteliği, çeşitliliği, miktarı ve dava dosyası kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde; Mahkemenin, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı şeklindeki kabulün ve hukuka uygun olarak toplanan delillere dayanarak mahkumiyet hükmü kurulması isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde eleştiri konusu ve düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Sanık hakkında kurulan hükümde, adli para cezasının 5237 sayılı Kanun'un 52/4. maddesi uyarınca taksitlendirilmesine karar verildikten sonra, “taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde tamamının tahsil edileceğinin ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ” ihtarı yerine, “hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde ödenmeyen adli para cezasının 5275 CGTİHK'nun 106. maddesi gereğince infaz edilmesine, sanığa bu hususta ihtarat yapılmasına” ibaresinin yazılması hukuka aykırı görülmüş ise de bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR Gerekçe bölümünün açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 24.06.2025 tarihli ve 2025/2052 Esas, 2025/2070 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2-4. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303/1. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün, adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin bölümlerindeki “hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde ödenmeyen adli para cezasının 5275 CGTİHK'nun 106. maddesi gereğince infaz edilmesine, sanığa bu hususta ihtarat yapılmasına” ibarelerinin çıkartılıp yerlerine ''taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde tamamının tahsil edileceğinin ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin '' ibareleri eklenmek suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanıklar hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca ... 26. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.06.2026 tarihinde karar verildi.