Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2023/21255 E. 2026/7343 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2023/21255
Karar No
2026/7343
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2021/466 E., 2022/552 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Manisa 4. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI: 2019/423 E., 2020/180 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık HÜKÜM:1-Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçu yönünden; 5271 sayılı CMK’nın 223/2-a maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince verilen beraat kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi 2-5237 sayılı TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama

Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; 1.Katılan vekilinin kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan TCK'nın 158/1-e ve 158/3 maddeleri gereğince cezalandırılmasının talep edildiği, sanığın ihraç tarihinin TCK 158/3. maddesinin yürürlüğe girdiği tarihten sonra olduğu dikkate alındığında; sanığın nitelikli dolandırıcılık suçu sabit görülse idi verilebilecek hapis cezasının on yılın üzerine çıkacağı, bu nedenle sanık hakkında ilk derece mahkemesi tarafından verilen beraat hükmüne yönelik istinaf isteminin esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararının temyizinin mümkün olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığından katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine ancak; sanık hakkında CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince beraat kararı verilmesi gerekirken, aynı Kanun'un 223/2-a maddesi gereğince yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olduğundan beraatine karar verilmesi, Kanuna aykırı, katılan kurum vekilinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereği, hükmün A paragrafından " kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık ve", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık ve", "ayrı ayrı" ibareleri çıkarılmak ve ilk paragraftan sonra gelmek üzere "Her ne kadar sanık ... hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmış ise de, sanığın üzerine atılı suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı anlaşıldığından sanığın CMK'nun 223/2-e maddesi gereğince üzerine atılı kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan BERAATİNE," ibaresinin yazılması suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 2.Sanık müdafiinin silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1.Mahkumiyete esas alınan, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan ve talimat ile dinlenen tanığıkların doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı Kanun'un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak suretiyle dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36 ncı maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması ve sanığın örgütteki konumu ve faaliyetleri ile ilgili olarak ayrıntılı beyanlarının alınması gerektiğinin gözetilmemesi, 2.Dosyadaki mevcut tüm deliller itibariyle ihraç edilmeden önce emniyet mensubu olan, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosunun 18.04.2017 tarih ve 2017/68532 sayılı soruşturması kapsamında ele geçirilen .../PDY emniyet mahrem yapılanmasına ilişkin dijital verilerin incelenmesi sonucunda düzenlenen emniyet mahrem yapılanmasına ilişkin düzenlenen veri inceleme raporunda örgüt içerisinde B5 derecesi ile kodlanan sanık hakkında, emniyet mahrem yapılanmasına ilişkin düzenlenen güncel veri inceleme raporu olup olmadığı ilgili birimlerden araştırılarak, sanığın güncel veri inceleme raporu tespit edildiği takdirde, ilgili raporda zümre başkanı, öğretmen ve vekil belirtildiği takdirde bu kişilerin açık kimlik bilgilerinin tespit edilerek haklarında aynı suçtan soruşturma/kovuşturma bulunması halinde ilgili dosyaların getirtilerek, bu kişilerin tanık olarak dinlenmesi ve UYAP'ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda araştırma yapılarak sanık hakkında başkaca bir beyan yahut ifade bulunup bulunmadığı da araştırılıp, varsa bu beyan yahut ifadelerin aslı veya onaylı suretlerinin duruşmada CMK’nun 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine okunarak diyeceklerinin sorulması, gerekirse ifade yahut beyan sahiplerinin tanık sıfatıyla bilgisine başvurulduktan sonra sonucuna göre hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün tebliğnameye aykırı olarak 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Manisa 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2023/21255, K. 2026/7343, T. 08.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2023-21255-e-2026-7343-k-309d0a68c3b0