Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2025/2455 E. 2026/6161 K. – İcrai Davranışla

Konu: İcrai Davranışla Görevi Kötüye Kullanma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2025/2455
Karar No
2026/6161
Karar Tarihi
Konu
İcrai Davranışla Görevi Kötüye Kullanma

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/23 Esas, 2019/118 Karar SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davasına 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237. maddesine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Hazinenin ve Telsim Telekomünikasyon A.Ş.'nin katılma haklarının olmadığı, bu itibarla hükmü temyiz yetkilerinin bulunmadığı, diğer taraftan O yer Cumhuriyet savcısının 05.04.2019 tarihinde verilen hükmü 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 310/3. maddesinde yer alan (1) aylık yasal süreden sonra 08.05.2019 tarihli dilekçeyle temyiz ettiği anlaşılmakla, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi uyarınca şikayetçiler vekilleri ile O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemlerinin ayrı ayrı REDDİNE, incelemenin katılan İçişleri Bakanlığı vekilinin temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Sanığın üzerine atılı icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 257/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 8 yıllık asli, 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 08.03.2012 tarihli sorgu ile inceleme günü arasında asli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkında açılan kamu davasının aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE 28.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2025/2455, K. 2026/6161, T. 28.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2025-2455-e-2026-6161-k-37f857a84c62