Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2026/4193 E. 2026/8972 K. – Tefecilik
Konu: Tefecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/4193
- Karar No
- 2026/8972
- Karar Tarihi
- Konu
- Tefecilik
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/235 Esas, 2025/573 Karar SUÇ : Tefecilik HÜKÜM : Hüküm düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükmün temyizi üzerine yapılan ön incelemede; ... Anadolu 38. Asliye Ceza Mahkemesince sanık hakkında tefecilik suçundan verilen 22.09.2021 tarihli beraat hükmünün ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesi tarafından bozularak dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesinden sonra anılan karara direnme yetkisi olmayıp, kanunen uyma zorunluluğu bulunan mahkemece bozma kararı doğrultusunda 07.10.2024 tarihli mahkumiyet hükmünün kurulduğu, somut olayda hükmün gerekçe içermemesi ve hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması hallerinden birinin bulunmamasına ve Bölge Adliye Mahkemesince 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-(e-f) maddelerinde düzenlenen durumların söz konusu olmamasına rağmen kararın hukuka aykırı olarak bozulup İlk Derece Mahkemesine gönderildiği, bu kararın 5271 sayılı Kanun'un 280/1. maddesine göre Bölge Adliye Mahkemesince verilmesi gereken karar olarak kabulünde zorunluluk bulunduğu, bu şekilde verilen hükmün ilk derece mahkemesi kararı niteliğinde bulunduğunun kabulü halinde tarafların var olan temyiz haklarının ellerinden alınmış olacağı, bu itibarla mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda kurulan yeni hükmün 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyizen incelenmesinin Anayasa'nın 36. ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddelerinde düzenlenen hak arama özgürlüğünün doğal bir sonucu olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Sanığın beraatine dair ... Anadolu 38. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.09.2021 tarihli ve 2021/310 Esas, 2021/982 sayılı Kararın katılanlar ... ile ... Vergi Dairesi Başkanlığı vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 29.11.2022 tarihli ve 2021/3156 Esas, 2022/3231 sayılı Karar ile "Sanık hakkında 22.02.2021 tarihinde tefecilik suçundan iddianameyle kamu davası açıldığı, daha sonra 04.03.2021 tarihinde aynı eylemden dolayı KYOK kararı verildiği, aynı konuda dava açıldıktan sonra bir kezde takipsizlik kararı verilemeyeceği bu nedenle verilen takipsizlik kararının yok hükmünde olduğu, sanığın katılan ile iş ortaklığı yaptığını ve bu sebeple yüksek miktarda para verdiğini, katılanın oğlu ile arasında husumet oluştuğundan ortaklığın bozulduğunu beyan ettiğinden; sanık ile katılanın arasında iş ilişkisi olup olmadığının araştırılması, katılanın oğlunun tanık olarak dinlenmesi, tanıktan ortaklığa ilişkin somut bilgi ve belgenin olup olmadığı hususlarının sorulması, varsa belgelerin getirtilmesi, yine iş ilişkisi ile ilgili sanıktan sorularak ilişkiyi ispatlar nitelikte varsa bilgi ve belgeleri de getirtilerek sonuca gidilmesi gerekirken eksik kovuşturma ile sonuca gidilmesi..." gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'un 280/1-e,f maddesi uyarınca hükmün bozulmasına karar verilmesi sonrasında, İlk Derece Mahkemesince söz konusu bozma kararına uyularak yapılan yargılama neticesinde 07.10.2024 tarihli ve 2024/161 Esas, 2024/136 sayılı Karar ile sanığın tefecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 241/1, 62/1, 52/2 ve 51. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay erteli hapis ve 120 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1-2- 3. madde ve fıkraları uyarınca hak yoksunlukları uygulanmasına karar verilmiştir. B. İstinaf Sanık müdafii ile katılan ... vekilinin istinaf başvuruları üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 19.02.2025 tarihli ve 2025/235 Esas, 2025/573 sayılı Kararı ile vekalet ücreti yönünden hüküm düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemi Zincirleme suç hükümlerinin uygulanmadığına, sanığın eyleminin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/a maddesinde düzenlenen suçu da oluşturduğuna, takdiri indirim uygulanmaması gerektiğine ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemine ilişkindir.
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Lehe olan tanık beyanlarının değerlendirilmediğine, taraflar arasında borç ilişkisi bulunduğuna, aynı eylemden dolayı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğine, ...'ın katılan olarak kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e-f bentlerinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği haller sınırlı olarak şu şekilde belirlenmiştir:
''Bölge adliye mahkemesi, dosyayı ve dosyayla birlikte sunulmuş olan delilleri inceledikten sonra; e) İlk derece mahkemesinin kararında 289 uncu maddenin birinci fıkrasının (g) ve (h) bentleri hariç (g-Hükmün 230. madde gereğince gerekçeyi içermemesi, h-Hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması) diğer bentlerinde belirtilen bir hukuka aykırılık nedeninin bulunması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine, f) Soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin veya önödeme ve uzlaştırma usulünün uygulanmadığının anlaşılması ya da davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu olması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine.... karar verir.''. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 sayılı Kararı ile bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle "hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları" gerektiğine hükmolunmuştur.
Belirtilen mevzuat hükümleri ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun içtihadı gözetildiğinde; ilk derece mahkemesi kararlarının hangi hallerde bozulabileceği ilgili kanuni düzenleme ile sınırlı şekilde belirlenmiş olup Bölge Adliye Mahkemesince verilen bozma kararının 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenlerine uygun olmadığı anlaşılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi tarafından 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar çağırılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan maddenin ikinci fıkrasına göre hüküm kurulması gerektiği halde kanunda sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri göz ardı edilerek dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde verilen 29.11.2022 tarihli bozma kararı, 5271 sayılı Kanun’un 284. maddesi uyarınca direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince bu karara uyularak yeniden kurulan 07.10.2024 tarihli hüküm ve bu hükme yönelik istinaf incelemesine ilişkin 19.02.2025 tarihli karar hukuka aykırı bulunmakla, temyiz incelemesine konu kararın sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir.
III. KARAR Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafii ile katılan ... vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin sair yönleri incelenmeyen Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 22.09.2021 tarihli hüküm yönünden 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca istinaf incelemesi yapılmak üzere 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.09.2026 tarihinde karar verildi.