Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2024/9173 E. 2026/8958 K. – Tefecilik
Konu: Tefecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/9173
- Karar No
- 2026/8958
- Karar Tarihi
- Konu
- Tefecilik
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1615 Esas, 2024/1526 Karar SUÇ : Tefecilik HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Sanıkların yüklenen suçtan beraatlerine dair Konya 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.12.2022 tarihli ve 2020/603 Esas, 2022/903 sayılı Kararının O yer Cumhuriyet savcısı ve katılan vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 01.03.2023 tarihli ve 2023/532 Esas, 2023/639 sayılı Karar ile; "dosyada mevcut mağdurlar ..., ... ..., ..., ..., ... ve ...'in olayın hemen akabinde kollukta alınan ilk ifadelerinde, sanıklar ..., ... ve ...'ya kredi kartlarını vererek komisyon karşılığı post cihazında çekim yaptırıp, nakit para aldıklarını beyan etmeleri, sanık ...'un kollukta alınan ilk ifadesinde, patronu ...'ün talimatıyla 3. Kişilere ait kredi kartlarından, ... isimli iş yerindeki post cihazlarından çekim yaptırıp, aldıkları nakit paraları ilgili şahıslara verdikleri yönünde ikrarda bulunması ve ... isimli iş yerinde yapılan arama neticesinde, suçta kullanılan sanıklar ... ile ...'na ait pos cihazlarının ele geçirilmesi karşısında, bu sanıklar yönünden, hangi beyan ya da delillere itibar edilip üstünlük tanındığının, somut delillere hangi gerekçelerle itibar edilmediğinin, gerekçeli kararda tartışılıp belirtilmesi gerekirken, "atılı suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığı şeklindeki, gelir geçer cümleler ve yetersiz gerekçe ile Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında beraat kararı verilmesi" gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-e-f maddesi uyarınca hükmün bozulmasına karar verilmesi sonrasında, İlk Derece Mahkemesince söz konusu bozma kararına uyularak yapılan yargılama neticesinde 29.02.2024 tarihli ve 2023/188 Esas, 2024/234 sayılı Karar ile sanıkların tefecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 241/1, 43/2-1, 62... . maddeleri uyarınca 2'şer yıl 6'şar ay hapis ve 100 TL adli para cezasıyla cezalandırılmalarına, haklarında aynı Kanun'un 53/1, 2, 3 maddesi uyarınca hak yoksunlukları uygulanmasına karar verilmiştir. B. İstinaf Sanıklar ..., ... ve ... müdafiileri, sanık ... ile katılan vekilinin istinaf başvuruları üzerine Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 08.05.2024 tarihli ve 2024/1615 Esas, 2024/1526 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olmadığına, eksik araştırma neticesinde hatalı ve gerekçesiz olarak karar verildiğine yöneliktir. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın adil yargılanma hakkının açık şekilde ihlal edildiğine, istinaf mahkemesinin bozmasına uymak için sanık hakkında mahkumiyet kararı tesis edildiğine, eksik ve hatalı inceleme yapıldığına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ve sair hususlara yöneliktir. Sanık ...'ün Temyiz İstemi Eksik inceleme sonucunda ve gerekçesiz olarak verilen kararın bozulması istemine yöneliktir. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olmadığına, aynı eylem nedeniyle mükerrer yargılama yapıldığına ve sair hususlara yöneliktir. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine yöneliktir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e-f bentlerinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği haller sınırlı olarak şu şekilde belirlenmiştir:
''Bölge adliye mahkemesi, dosyayı ve dosyayla birlikte sunulmuş olan delilleri inceledikten sonra; e) İlk derece mahkemesinin kararında 289 uncu maddenin birinci fıkrasının (g) ve (h) bentleri hariç (g-Hükmün 230. madde gereğince gerekçeyi içermemesi, h-Hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması) diğer bentlerinde belirtilen bir hukuka aykırılık nedeninin bulunması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine, f) Soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin veya önödeme ve uzlaştırma usulünün uygulanmadığının anlaşılması ya da davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu olması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine.... karar verir.''. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 sayılı Kararı ile bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle "hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları" gerektiğine hükmolunmuştur.
Belirtilen mevzuat hükümleri ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun içtihadı gözetildiğinde; ilk derece mahkemesi kararlarının hangi hallerde bozulabileceği ilgili kanuni düzenleme ile sınırlı şekilde belirlenmiş olup Bölge Adliye Mahkemesince verilen bozma kararının 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenlerine uygun olmadığı anlaşılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi tarafından 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar çağırılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan maddenin ikinci fıkrasına göre hüküm kurulması gerektiği halde kanunda sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri göz ardı edilerek dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde verilen 01.03.2023 tarihli bozma kararı, 5271 sayılı Kanun’un 284. maddesi uyarınca direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince bu karara uyularak yeniden kurulan 29.02.2024 tarihli hükümler ve bu hükümlere yönelik istinaf incelemesine ilişkin 08.05.2024 tarihli kararlar hukuka aykırı bulunmakla, temyiz incelemesine konu kararların sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir.
III. KARAR Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanıklar ..., ... ve ... müdafiilerinin, sanık ...'ün ve katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin sair yönleri incelenmeyen Kararlarının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 06.12.2022 tarihli hükümler yönünden 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca istinaf incelemesi yapılmak üzere 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.09.2026 tarihinde karar verildi.