Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2024/4398 E. 2026/6190 K. – Tefecilik

Konu: Tefecilik

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2024/4398
Karar No
2026/6190
Karar Tarihi
Konu
Tefecilik

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1276 Esas, 2023/2178 Karar SUÇ : Tefecilik HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükmü kaldırılarak sanığın yüklenen suçtan mahkumiyetine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Uşak 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.12.2022 tarihli ve 2020/32 Esas, 2022/922 sayılı Kararı ile sanığın yüklenen suçtan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi uyarınca beraatine hükmolunmuştur. B. İstinaf Katılan vekilinin istinaf talebi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesince duruşma açılarak yapılan inceleme neticesinde 25.10.2023 tarihli ve 2023/1276 Esas, 2023/2178 sayılı Karar ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükmü kaldırılarak, sanığın yüklenen suçtan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 241/1, 43/1, 62/1 ve 52/1-2. maddeleri gereğince 2 yıl 1 ay hapis ve 5 gün karşılığı 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1-2-3. maddesi gereğince hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Eksik araştırma ve yanlış değerlendirme sonucu karar verildiğine ve dosya kapsamında sanığın atılı suçtan mahkumiyetini gerektirir somut delil bulunmadığından beraatine karar verilmesi gerekirken mahkumiyetine karar verilmesinin bozmayı gerektirdiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Temel amacı maddi gerçeğin ortaya çıkartılması olan ceza yargılamasının en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden biri "Şüpheden sanık yararlanır." ilkesi olup, bu kapsamda sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesi için suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikle ispat edilmesi ve mahkumiyet kararı verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin mutlaka sanık yararına değerlendirilmesi gerektiği diğer yandan atılı suçun faiz karşılığı ödünç para verilmesiyle oluşacağı ve paranın verildiği anda taraflar arasında faiz anlaşmasının olması gerektiği, sanığın faiz karşılığı ödünç para verdiğine dair soyut iddia dışında cezalandırılmasına yeterli kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı ve dosya kapsamındaki delil durumunda değişiklik olmadığı gözetilerek katılan vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükmü kaldırılarak sanığın yüklenen suçtan mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür. III. KARAR Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2024/4398, K. 2026/6190, T. 29.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2024-4398-e-2026-6190-k-5bba12ca7794