Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2026/3661 E. 2026/8724 K. – Tefecilik
Konu: Tefecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/3661
- Karar No
- 2026/8724
- Karar Tarihi
- Konu
- Tefecilik
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3208 Esas, 2025/2915 Karar SUÇ: Tefecilik HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Sanığın yüklenen suçtan mahkumiyetine dair İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.11.2019 tarihli ve 2019/231 Esas, 2019/493 sayılı hükmün sanık müdafii ve katılanlar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin 06.04.2022 tarihli ve 2020/2287 Esas, 2022/751 sayılı Kararı ile eksik araştırma gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'un 280/1 maddesi uyarınca hükmün bozulmasına karar verilmesi sonrasında İlk Derece Mahkemesince söz konusu bozma kararına uyularak yapılan yargılama neticesinde 16.04.2025 tarihli ve 2022/553 Esas, 2025/159 sayılı hüküm ile sanığın tefecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 241/1, 43, 62/1 ve 52/2,4. maddeleri gereğince 4 yıl 4 ay 15 gün hapis ve 4.500 tam gün karşılığı 90.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. İstinaf Sanık müdafii ile katılanlar vekillerinin istinaf başvuruları üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin 03.11.2025 tarihli ve 2025/3208 Esas, 2025/2915 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Eksik inceleme ve hatalı değerlendirmelerle verilen mahkûmiyet hükmünün, taraflar arasındaki ticari ortaklıklar, şirket devirleri ve taşınmaz alım satımlarına dayalı edimli ilişkilerin göz ardı edilmesi, banka ödemelerinin incelenmemesi, kazanç elde edildiğinin ispatlanamaması, "Şüpheden sanık yararlanır." ilkesine aykırı olarak varsayımlarla hüküm kurulması, katılan sıfatına ve hak yoksunluklarına yönelik hukuka aykırılıklar ile birleşen dosya iddianamesinin okunmamasından kaynaklı savunma hakkı ihlalleri nedeniyle bozulması ve beraat kararı verilmesi talebine, Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemi Bölge Adliye Mahkemesince verilen istinaf başvurularının esastan reddine dair kararın; sanık lehine yasal şartları oluşmadığı hâlde takdiri indirim uygulanmasının hak ve adalet kurallarına aykırı olması, farklı kişilere karşı işlenen fiillerde gerçek içtima yerine zincirleme suç hükümlerinin uygulanarak eksik ceza tayin edilmesi ve kararın gerekçesiz olması nedeniyle bozulması talebine, İlişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e-f bentlerinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği haller sınırlı olarak şu şekilde belirlenmiştir: ''Bölge adliye mahkemesi, dosyayı ve dosyayla birlikte sunulmuş olan delilleri inceledikten sonra; e) İlk derece mahkemesinin kararında 289 uncu maddenin birinci fıkrasının (g) ve (h) bentleri hariç (g-Hükmün 230. madde gereğince gerekçeyi içermemesi, h-Hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması) diğer bentlerinde belirtilen bir hukuka aykırılık nedeninin bulunması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine, f) Soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin veya önödeme ve uzlaştırma usulünün uygulanmadığının anlaşılması ya da davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu olması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine.... karar verir.''. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 sayılı Kararı ile bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle "hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları" gerektiğine hükmolunmuştur. Belirtilen mevzuat hükümleri ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun içtihadı gözetildiğinde; ilk derece mahkemesi kararlarının hangi hallerde bozulabileceği ilgili kanuni düzenleme ile sınırlı şekilde belirlenmiş olup Bölge Adliye Mahkemesince verilen bozma kararının 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenlerine uygun olmadığı anlaşılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi tarafından 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar çağırılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan maddenin ikinci fıkrasına göre hüküm kurulması gerektiği halde kanunda sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri göz ardı edilerek dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde verilen 06.04.2022 tarihli bozma kararı, 5271 sayılı Kanun’un 284. maddesi uyarınca direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince bu karara uyularak yeniden kurulan 16.04.2025 tarihli hüküm ve bu hükme yönelik istinaf incelemesine ilişkin 03.11.2025 tarihli karar hukuka aykırı bulunmakla, temyiz incelemesine konu kararın sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir. III. KARAR Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafii ile katılan ... vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin sair yönleri incelenmeyen Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 12.11.2019 tarihli hüküm yönünden 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca istinaf incelemesi yapılmak üzere 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.09.2026 tarihinde karar verildi.