Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/3753 E. 2026/7783 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2025/3753
Karar No
2026/7783
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3504 E., 2024/3855 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Karşıyaka 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.10.2024 tarihli ve 2024/391 Esas, 2024/526 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 188/3, 188/4-a, 62, 52/2, 52/4, 53. ve 58. maddeleri uyarınca 12... ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 02/12/2024 tarihli ve 2024/3504 Esas, 2024/3855 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Sanık ve Müdafiinin Temyiz Sebepleri Atılı suç yönünden yeterli delil bulunmadığına, atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, sanığın ismi verilerek yapılmış bir ihbarın bulunmadığına, Bölge Adliye Mahkemesince etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması yönünden Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığı'na ihbarda bulunulması yükümlülüğünün sanık üzerinde bırakılmasının ... yargılanma hakkının ihlali niteliğinde olduğuna ve tutanaktaki imzaların zorla attırılmış olması nedeniyle kolluk görevlilerinin mahkemece tanık sıfatıyla dinlenmeleri gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Dava dosyası kapsamına göre, suç tarihinde sanıkta ele geçirilen uyuşturucuların atılı suç kapsamında bulundurulduğu iddiasına ilişkin olarak; 2. Olay anında sanığın elinde ve üzerinde bulunan uyuşturucu maddeleri satışa arz ettiği yer ile ... Çocuk Evi arasındaki mesafenin yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporu gereğince 101.91 metre olduğunun tespit edilmesi karşısında, sanık hakkında temel cezanın iki nitelikli halin gerçekleşmesi nedeniyle alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerekirken alt sınırdan cezaya hükmolunması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği ve sanığın suça konu 11 paket kokain içeren maddenin kendisine ait olduğunu belirtmesi nedeniyle tutanak mümzilerinin mahkemece bir kez daha dinlenmelerinin hükme bir etkisinin olmadığı anlaşılmakla; tanık ...'in soruşturma ve kovuşturma aşamalarında alınan beyanları, tutanak mümziinin tanık sıfatıyla alınan beyanında tutanak içeriğini doğrulaması, olay tarihinde gece 02.00 sıralarında sanıkta ele geçen uyuşturucunun niteliği, miktarı, paket sayısı, içerisinde kokain bulunan paketlerin birbirine yakın ağırlıkta olmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde düzeltme nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 4. İlk Derece Mahkemesi hükmünde sanık hakkında tekerrüre esas alınan İzmir 7. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 11.01.2022 tarihli 2021/478 Esas, 2022/11 karar sayılı kararının, aynı mahkemenin 13.05.2025 tarihli ek kararı ile usulüne uygun olarak kesinleşmeyen KDAE kararına dayanılarak hüküm verildiği gerekçesi ile infazının durdurulduğu, bu suretle incelemeye konu dosyanın suç tarihi olan 19.01.2024 tarihinden önce tekerrüre esas alınan kararın kesinleşmemesi nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağı ve sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas alınabilecek başkaca bir ilamın bulunmadığı bu suretle sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğu, 5. Temyize konu İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 02.12.2024 tarihli ve 2024/3504 Esas, 2024/3855 Karar sayılı kararında; her ne kadar sanığın soruşturma aşamasında alınan beyanında satın almış olduğu uyuşturucu maddelere aracılık ettiğini beyan ettiği ... isimli kişi hakkında Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığı'na ihbarda bulunulmasına karar verilmiş ise de sanığın soruşturma ve kovuşturma aşamasında alınan savunmalarında ... ve tanık ...'yi tanımadığını ve suçtan bir gün önce saat 20.00 sıralarında suça konu uyuşturucuları isimlerini ... ve ... olarak bildiği kişilerden satın aldığını beyan etmesi karşısında, Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması yönünden Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunulmasına yönelik hükmün 8 ve 9 nolu paragraflarında yer alan ifadelerin dosya kapsamıyla uyuşmadığı bu suretle karar içerisinde var olmasının hukuka aykırı olduğu görülmüş ise de, Bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından giderilmiştir.

III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 02.12.2024 tarihli ve 2024/3504 Esas, 2024/3855 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303. maddesi gereği; İlk Derece Mahkemesi hükmünün sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin (8) nolu bendinin hükümden tümüyle çıkarılması ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün (8) ve (9) nolu paragraflarının hükümden tümüyle çıkarılması suretiyle, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi hükümlerindeki hukuka aykırılıkların DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Karşıyaka 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2025/3753, K. 2026/7783, T. 04.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2025-3753-e-2026-7783-k-5e479c344b41