Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/7854 E. 2026/5316 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/7854
- Karar No
- 2026/5316
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1942 E., 2022/107 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı, sanık müdafii, katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan kurulan 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62, 63... /6. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, mahsuba ve sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına ilişkin hükme yönelik sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin istinaf başvuruları üzerine Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde, İlk Derece Mahkemesi kararındaki hukuka aykırılığın 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a ve 303/1. maddeleri uyarınca düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri; suç tarihinin yanlış belirlendiğine, sanığın alkol ölçümüne ilişkin belgenin temin edilmeksizin eksik araştırma sonucu hüküm kurulduğunun, kaza anında alkol oranının 3,26 promil olarak kabul edilmesi halinde bilinçli taksir oranının alt sınırdan tayin edilmesinin hukuka aykırı olduğunun, katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; temel cezanın alt sınırdan daha fazla uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmediğine, suçun bilinçli taksirle işlenmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 22/3. maddesi uyarınca alt sınırdan (1/3) oranında artırım yapılması suretiyle sanığa eksik ceza tayin edildiğine, 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin yasal ve yeterli gerekçeye dayanılmaksızın sanık lehine uygulandığına, sanık müdafiinin temyiz sebepleri; temel cezanın alt sınırdan çok fazla uzaklaşılarak belirlenmesinin ve koşulları oluşmasına rağmen müvekkili hakkında 5237 sayılı TCK'nın 22/6. maddesi hükümlerinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanığın idaresindeki otomobille, gece vakti, yerleşim yeri dışında, aydınlatmanın bulunmadığı, bölünmüş asfalt kaplama devlet yolunda seyrederken, aracının sağ ön kısımlarıyla, hemen önünde seyreden sürücü ... idaresindeki çekiciyle bağlı dorsenin sol arka kısmına çarpmasıyla, iki kişinin ölümüyle sonuçlanan olayda, sanığın asli ve tam kusurlu olduğu; ayrıca kazadan yaklaşık 1 saat 38 dakika sonra yapılan ölçümde 3,02 promil alkollü olduğu belirlenen ve kandaki alkol oranının her saat için ortalama 0,15 promil azaldığına dair Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Kurulunun raporlarında yer alan yerleşmiş kabulüne göre olay anındaki alkol düzeyi yaklaşık 3,25 promil olan sanığın, güvenli sürüş yeteneğini ortadan kaldıracak ölçüde alkollü olmasına rağmen direksiyon başına geçip yönetimindeki otomobili sürmeye devam ettiği göz önünde bulundurulduğunda, bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu kabul edilerek, iki kişinin ölümünden dolayı sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde, İlk Derece Mahkemesi tarafından kabul edilen olay ve olgularda bir isabetsizlik görülmemiş; kendisini vekil ile temsil ettiren katılan ... lehine vekâlet ücreti hükmedilmemesi ve diğer katılanlar lehine vekâlet ücretine hükmedilirken dağıtımının eşit şekilde yapılacağının belirtilmemesi biçiminde tespit edilen hukuka aykırılıkların ise 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a ve 303/1. maddeleri uyarınca düzeltilebilir nitelikte yanılgı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesinin kararındaki açıklanan hukuka aykırılıkların düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesinin kararında bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı, sanık müdafii ile katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Uşak 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.05.2026 tarihinde karar verildi.