Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2024/3812 E. 2026/6942 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/3812
- Karar No
- 2026/6942
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2034 E., 2022/3060 K. SUÇLAR : Taksirle öldürme, taksirle yaralama HÜKÜMLER :İstinaf başvurusunun esastan reddi kararları, düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî temyiz isteminin esastan reddi hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince sanıklar ... ve ... hakkında taksirle yaralama suçundan kurulan kamu davasının düşmesine ilişkin hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; kesin nitelikte bulunduğu belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılan vekilleri tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Katılan vekillerinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanıklar ... ve ... hakkında taksirle yaralama suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223/8 ve 5237 sayılı TCK'nın 66/1. maddeleri gereğince açılan kamu davalarının düşmesine; sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan kurulan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 27/1, 62, 53/1-2-3 ve 63. maddeleri uyarınca 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba ilişkin hükümlere yönelik sanık ... müdafilerinin ve katılan vekillerinin istinaf başvuruları üzerine Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde, sanıklar ... ve ... yönünden istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine; sanık ... yönünden İlk Derece Mahkemesi kararındaki hukuka aykırılığın 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a ve 303/1. maddeleri uyarınca düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekillerinin temyiz sebepleri; keşif yapılmak suretiyle bilirkişi raporu tanzim edilmesi gerektiğine ve sanıklar hakkında verilen kararlarının hukuka aykırı olup, kasten adam öldürme suçu nedeniyle cezalandırılmalarına ve duruşmalı yargılama yapılması istemine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 04.06.2006 tarihinde saat 05.30 sıralarında ..., ..., ... ve ...'un çaldıkları plakasız minibüs ile... isimli iş yerine hırsızlık yapmak amacıyla gittikleri ve hırsızlık eylemini gerçekleştirdikleri sırada hırsızlık eyleminden haberdar olup olaya müdahale etmek için olay yerine yönlendirilen görevli polis memurlarının polis aracını çıkmaz sokağın ağzına çaprazlama koydukları, 130-140 karton sigara çalan hırsızların, polisleri görmeleri üzerine şoförü ... olan ve motoru çalışan minibüse ... ve ...'un koşarak bindikleri ve minibüsün hareketlenmesiyle polis memuru sanık ... tarafından megafonla ''DUR'' ihtarında bulunulduğu, ancak buna rağmen minibüsün yolu açıp kaçmak için polis aracına ileri geri manevra yapmak suretiyle çarparak kaçmaya çalışırken, polis memuru sanık ...'ın beylik tabancası ile 4 el havaya uyarı amaçlı ateş ettiği, buna rağmen durmayan minibüsün arka tekerlerine doğru görevli polis memuru sanık ...'nin 2 el, polis memuru sanık ...'ın 1 el ve polis memuru sanık ...'ın 2 el ateş ettiği, bu esnada iş yerinden çıkıp minibüse binmek isteyen ...'e de mermilerin isabet ettiği ve minibüse binerek olay yerinden ayrıldıkları, aynı gün saat 09.00 sıralarında asfalt üzerinde kaldırım kenarında sırtüstü yatar vaziyette üstü sarı renkli battaniye ile örtülü vaziyette birinin bulunduğuna dair ihbar yapıldığı, ancak ölenin kimlik teşhisi yapılamadığı ve ... mezarlığına defnedildiği, 03.08.2006 tarihli Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesinin raporuna göre ölenin vücuduna 3 adet ateşli silah mermi çekirdeği ile 1 adet ateşli silah mermi çekirdeği gömlek parçası isabet ettiği ve ölümünün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı skapula, kot ve ayak kemikleri kırıklarıyla birlikte iç organ ve büyük damar yırtılmasından gelişen iç kanama sonucu meydana gelmiş olduğunun bildirildiği, ölende 1 numaralı sol gluteal (popo) orta üst bölgede 1 adet giriş deliği, 2 numaralı sol gluteal (popo) orta dış yan bölgede 1 adet giriş deliği, sol ayak sırtı dış yan bölgede 1 adet giriş deliği, sol ayak sırtı ön üst bölgede 1 adet çıkış deliği, sağ ayak 1. parmakta 1 adet giriş deliği, sağ ayak 1. parmakta 1 adet çıkış deliği bulunduğu ve 1 numaralı yaralanmanın müstakilen öldürücü nitelikte olduğu, diğer yaralanmaların ise öldürücü nitelikte olmadığının bildirildiği; 08.08.2006 tarihinde ...'ın (...) fotoğraftan oğlu olan ...'i teşhis ederek şikâyette bulunduğu ve 23.10.2013 tarihli Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Biyoloji İhtisas Dairesinin raporuna göre ... (...) %99,99 ihtimalle ölen ...'in biyolojik annesi olabileceğinin tespit edildiği; 12.02.2008 tarihli Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Balistik Şubesinin raporuna göre ölen ...'ın sol glutea orta üst bölgesinden giren ve vücuda büyük hasar verip ölümüne neden olan mermi çekirdeğinin sanık ...'ın beylik tabancasından atıldığının tespit edildiği; 27.11.2013 tarihli Adli Tıp Kurumu 1. Adli Tıp İhtisas Kurulunun raporuna göre, ölen ...'ın kısa sürede tam teşekküllü bir sağlık merkezine getirilmesi halinde dahi kurtulmasının kesin olmadığının bildirilmesi de göz önüne alındığında, sanık ...'nin 5237 sayılı TCK'nın 24. maddesinde düzenlenen kanun hükmünün yerine getirilmesi şeklinde hukuka uygunluk kapsamında sınırın kast olmaksızın aşılıp dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışıyla taksirle hareket ederek, bir kişinin ölümünden dolayı sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde, hırsızlık yapan ve polisleri gören ölen ...'ın diğer arkadaşlarıyla araca binip kaçıyor oluşu, sanık ...'nin suç üstü hali kapsamında ölen ...'ı hedef alarak değil yere doğru ateş etmiş olması, tekrar ateş etme imkanı varken ateş etmemesi, ölen ...'ın kaba etlerinden ve ayak bölgelerinden yaralanmış olması ve sanık ...'ın bu yaralanmaların farkında olmaması, ölen ...'ın diğer hırsızlar ile birlikte olay yerinden kaçması nedeniyle hastaneye götürülüp tedavi edilme imkanının ortadan kalkması, ölen ...'ın sanığın ateş ettiği bölgeye kendi inisiyatifi ile girerek illiyet bağını koparması hususları birlikte değerlendirildiğinde polis memuru olan sanık ...'ın kanun hükmünü yerine getirdiği ve bunu yaparken de hukuka uygunluk nedenlerinden sınırın aşılmadığının anlaşılması karşısında, sanık ...'a yüklenen suç açısından taksirin bulunmaması nedeniyle hakkında beraat kararı verilmesi yerine mahkûmiyet kararı verilmesi biçiminde tespit edilen hukuka aykırılığın ise 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a ve 303/1. maddeleri uyarınca düzeltilebilir nitelikte yanılgı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesinin kararındaki açıklanan hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR A.Sanıklar ... ve ... Hakkında Taksirle Yaralama Suçundan Verilen Kararlar Yönünden Sanıklar hakkında İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.02.2022 tarihli ve 2015/13 Esas, 2022/63 Karar sayılı kararı ile taksirle yaralama suçundan, 5271 sayılı CMK'nun 223/8 ve 5237 sayılı TCK.nın 66/1. maddeleri uyarınca verilen “davanın düşmesi”ne ilişkin kararların türü ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları ve bu kararlara yönelik temyizin niteliği karşısında; 5271 sayılı Kanun’un 286/2-h. maddesinde yer verilen; “Davanın düşmesine, ceza verilmesine yer olmadığına, güvenlik tedbirine ilişkin ilk derece mahkemesi kararları ile ilgili olarak bölge adliye mahkemesince verilen bu tür kararlar veya istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar”ın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan vekillerinin temyiz isteminin, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B.Sanık ... Hakkında Taksirle Öldürme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşılmakla, katılan vekillerinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
04.06.2006 tarihinde saat 05.30 sıralarında ..., ..., ... ve ...'un çaldıkları plakasız minibüs ile... isimli iş yerine hırsızlık yapmak amacıyla gittikleri ve hırsızlık eylemini gerçekleştirdikleri sırada görevli polis memurlarının olay yerine giderek, polis aracını çıkmaz sokağın ağzına çaprazlama koydukları ve hırsızların, polisleri görmeleri üzerine ...'in idaresindeki minibüse ... ve ...'un koşarak bindikleri ve minibüsün hareketlenmesiyle polis memuru sanık ... tarafından megafonla ''DUR'' ihtarında bulunulduğu, ancak buna rağmen minibüsün yolu açıp kaçmak için polis aracına ileri geri manevra yapmak suretiyle çarparak kaçmaya çalışırken, polis memuru sanık ...'ın beylik tabancası ile 4 el havaya uyarı amaçlı ateş ettiği, buna rağmen durmayan minibüsün arka tekerlerine doğru görevli polis memuru sanık ...'nin 2 el, polis memuru sanık ...'ın 1 el ve polis memuru sanık ...'ın 2 el ateş ettiği, bu esnada iş yerinden çıkıp minibüse binmek isteyen ...'e de mermilerin isabet ettiği ve minibüse binerek olay yerinden ayrıldıkları, aynı gün saat 09.00 sıralarında terkedilmiş vaziyette bulunan Yılmaz'ın öldüğünün anlaşıldığı olayda, ölen ...'ın vücuduna 3 adet ateşli silah mermi çekirdeği ile 1 adet ateşli silah mermi çekirdeği gömlek parçası isabet ettiği ve ölümünün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı skapula, kot ve ayak kemikleri kırıklarıyla birlikte iç organ ve büyük damar yırtılmasından gelişen iç kanama sonucu meydana gelmiş olduğunun bildirildiği, ölende 1 numaralı sol gluteal (popo) orta üst bölgede 1 adet giriş deliği, 2 numaralı sol gluteal (popo) orta dış yan bölgede 1 adet giriş deliği, sol ayak sırtı dış yan bölgede 1 adet giriş deliği, sol ayak sırtı ön üst bölgede 1 adet çıkış deliği, sağ ayak 1. parmakta 1 adet giriş deliği, sağ ayak 1. parmakta 1 adet çıkış deliği bulunduğu ve 1 numaralı yaralanmanın müstakilen öldürücü nitelikte olduğu, diğer yaralanmaların ise öldürücü nitelikte olmadığının bildirilmesi; 12.02.2008 tarihli Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Balistik Şubesinin raporuna göre ölen ...'ın sol glutea orta üst bölgesinden giren ve vücuda büyük hasar verip ölümüne neden olan mermi çekirdeğinin sanık ...'ın beylik tabancasından atıldığının tespit edilmesi; 27.11.2013 tarihli Adli Tıp Kurumu 1. Adli Tıp İhtisas Kurulunun raporuna göre, ölen ...'ın kısa sürede tam teşekküllü bir sağlık merkezine getirilmesi halinde dahi kurtulmasının kesin olmadığının bildirilmesi göz önüne alındığında, İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı verilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı gözetilmeden, yasal ve yeterli olmayan gerekçelere dayalı olarak İlk Derece Mahkemesinin mahkûmiyet kararının kaldırılması ile sanık hakkında yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle katılan vekillerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.07.2026 tarihinde karar verildi.